Fatih Arıtürk

HELAL Mİ, HARAM MI!!!

Fatih Arıtürk

Asgari Ücretin 2022 yılı için 4253 TL olduğu günümüzde, muhtelif kamu kurum ve kuruluşlarından 3-5 maaş alanların oldukları ve aldıkları aylıkların toplamının 250-300 bin TL’yi bulduğu söylenenler var. 15 milyon işsizin bulunduğu, devlet kadrolarında aktif olarak çalışan işçilerle, memurların ve emeklilerin yüzde doksanının neredeyse asgari ücret düzeyinde maaş aldıkları ülkemizde devlet kurum ve kuruluşlarında 3-5 işten aylık gelirleri 250 bin TL’yi bulan ve aşan bürokratların bulunduklarının dillendirilmesi gerçekten dikkatleri çekicidir. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu gibi haberlerin aslı var mı, yok mu bilemeyiz ama, zihinlerimize takılan bir istifhamı çözmek açısından, dini konulardaki bilgilerine güvendiğimiz bir bilgeye arzederek şu soruyu sorduk:

-Hocam, Türkiye’nin ekonomik durumu ortada, 15 milyon işsizimiz var. Üstelik, çalışanların yüzde 90’ı asgari ücret düzeyinde maaş alıyorlar. Bu durumda bir kişinin devletin kurum ve kuruluşlarında 3-5 işte çalışıyor gösterilerek ayda 250 bin TL maaş alması durumunda aldığı para HELAL MİDİR, HARAM MIDIR?

Adının açıklanmasını istemeyen, dini bilgileriyle tanınan, fetvalarına güven duyulan muhterem zatın söylediklerini ezcümle okuyucularımla paylaşmak istedim. İşte, muhterem hocamızın konu ile ilgili cevabı:

-Öncelikle belirteyim ki, herhangi bir kimsenin aylık gelirinin 250 bin TL olması asla haram değildir. Hatta, günlük geliri 250 bin TL ve daha da yüksek olsa, kişi alnının teriyle, işine hile, hurda karıştırmadan kazanmışsa, kendisine bal-şeker olsun.

Ancak, burada ticaret yoluyla elde edilen bir kazançtan bahsedilmiyor. Kişi, devlet kurum ve kuruluşlarında ayrı 3-5 yerde çalışıyor gösterilerek böyle yüksek meblağda bir aylık alıyorsa, o zaman kıyaslama yoluna giderek, konuyu neticeye bağlamak gerekir. Benim bildiğim kadarıyla devlet dairelerinde ister yönetici, ister memur, ister işçi, ister bir başka pozisyonda çalışan biri olsun. Bu gibiler için günlük çalışma saati 8 olduğuna göre, 2 işte çalışıyor görünen günde 16 saat, 3 işte çalışıyor görünenin ise 24 saat çalışması gerekir. Yani, 3 ayrı işte çalışıyor görünen bir kimsenin hiç yatmaması gerekir ki, maaşını helal etsin! Bu bakımdan, 3-5 işte çalışıyor görünen birinin 3-4 yerden aldığı maaşları hakketmesi mümkün değildir. Hem, bu kadar işsiz insanlarımız varken, bir kişiye 3-5 iş yükümlemek de neyin nesi. Türkiye’de adam kıtlığı mı var!

Evet, kamu kurum ve kuruluşlarında 2-3 işte çalışıyor görünerek maaş alan dehalarla ilgili olarak, dini bilgilerle mücehhez hocamızdan aldığımız cevap budur. İster helel deyin, ister haram yiyin!

ZAYIF NOKTASI BULUNDU MU, SATIN ALINAMAYACAK KİMSE YOKTUR!

(Her insan satın alınamaz) denilse bile, zayıf noktasını buldunuz mu, satın alamayacağınız hiç kimse yoktur. Satın almak istediğiniz kişiyi şahsityetiyle vuramazsanız bile eşiyle, kızıyla, oğluyla, babasıyla, anasıyla, amcası, dayısıyla ve benzeri birinci, ikinci derece akrabalarıyla vurmanız mümkündür.

Rüşvet, zimmet, irtikap, torpil ve akla gelebilecek her türlü yolsuzluklar ruhlara öylesine işlemiş ki hemen her gün bir vurgun, bir talan, bir yalan haberle uyanmaktayız.

(Balık baştan kokar)

deyiminde olduğu gibi, bütün bu olumsuz gelişmeler, en üst makamlardan, en alta doğru kademe-kademe inmektedir. İstisnalar kaideyi bozmaz desek bile gerçek olan şu ki gücüne, kabiliyetine ve muhitine göre milleti soyan soyana! Kara para aklamalar, 1 liralık malı, devlet kurum ve kuruluşlarına 10 liraya satmalar, hazine arazilerine konmalar ve daha neler-neler. Gerçeği söylemek gerekirse, satın alınamayacak kimse yoktur. Değişen, ücretler ve sebeplerdir. Harun gibi gelip, Karun kesilenler yanında öylesine adaletsizlikler yaşanıyor ki, sormayın gitsin.

Allah için soruyorum, söyleyin. Resmi kurum ve kuruluşlara alınan memur ve işçiler için yapılan sınavların dürüstlüğüne inanan var mı! (İhalelere fesat karıştırılmıyor) diyebilir misiniz! Terfi ve tayinlerin liyakate göre gerçekleştirildiğine inanıyor musunuz! İşin ehline verildi kanaatini taşıyor musunuz.

Kimimizin paraya zaafı vardır. Kimimizin mevkiye, makama. Kimimiz, kendimiz için olmazsa bile çocuklarımız, kardeşlerimiz, eşlerimiz, annelerimiz, babalarımız, gelinlerimiz, damatlarımız adına taşıdığımız endişelerden dolayı, ailemizi korumak için tehditlere boyun eğeriz.

Evet, satın alınamayacak hiç kimse yoktur. Yeter ki, zayıf noktasını bulunuz!

ANEKDOTLAR

Etkili ve yetkili birisine, samimi bir dostu sormuş:

-Allah’ını seversen, hiç rüşvet aldığın oldu mu!

Dostu, samimiyetle cevap vermiş:

-Vallahi, 1 milyon dolara kadar teklif eden oldu, kabul etmedim. Daha fazla teklif eden olursa, alır mıyım, almaz mıyım, belli değil!

***

Geçmiş yıllarda Mahkemeye işi düşen iktidar partisinin il başkanı, mahkemenin hâkimini ziyaret ederek, söylenmiş:

-Hâkim bey, vereceğin karara göre tayinin Şırnak’a da çıkabilir, Ankara’ya da, tercih senin!

***

Rakibi olacağını duyduğu adayı ziyaret eden siyasetçi imalı bir şekilde söylenmiş:

-Senin kızının, erkek arkadaşıyla fotoğraflarını gördüm. Maşallah, birbirlerine çok yakışıyorlar! Ama, bildiğim kadarıyla, kızının, arkadaş olarak seçtiği erkek evli ve 3 çocuk babası!

***

Yanındaki müteahhitle, bir kurumun yetkilisinin kapısını çalmadan odasına giren ilin iktidar partisi mensubu milletvekili, müdürü azarlar gibi konuşmuş. Yanındaki müteahhidin adını vurgulayarak:

-Neden istihkakını vermiyorsunuz!

demiş, Müdür, biraz da çekingen bir tarzda cevap vermiş:

-Sayın vekilim, bir iş yaptığı yok ki, istihkakını ödeyelim. Henüz işe başlamamış bile!

Milletvekili cevap vermiş:

-Siz, istihkakını verin. O yapar, hem unutmayın ki, bu müteahhit arkadaş PARTİMİZİN HAS ADAMLARINDANDIR!

Yazarın Diğer Yazıları