Fatih Arıtürk

'HAYDİ, ALLAH KURTARSIN!'

Fatih Arıtürk

16 Ağustos Cuma günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekten yaşanmaması gereken olaylar cereyan etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu Can Atalay için olağanüstü toplantıya çağrılmıştı. Anayasa Mahkemesi üçüncü kez, Can Atalay’ın Milletvekilliğinin düşürülmesinin

(YOK HÜKMÜNDE)

olduğunu karara bağlamış ve karar Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

Anımsanacağı üzere Gezi Parkı davasından 18 yıl hapis cezası alan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay ile ilgili Yargıtay kararının 30 Ocak 2024 günü TBMM genel kurulunda okunmasıyla  milletvekilliği düşürülmüştü.

Yapılan kişisel başvuru üzerine  Anayasa Mahkemesi konuyu yeniden görüşerek karara bağlamış ve Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin (YOK HÜKMÜNDE) olduğunu karara bağlamış, karar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

Bunun üzerine muhalefet partileri tatilde olan Meclisin toplanması için gerekli  imzayı toplayarak Meclis Başkanlığına başvurdular. Meclis Başkanı da, mecburen Meclisi toplantıya çağırdı. Meclis Genel kurulunda görüşmelerin yapılabilmesi için  200 milletvekilinin katılmaları şartı vardır. AKP ve MHP önce genel kurul salonuna girmediler. Muhalefet partileri 200’ün üzerinde milletvekili ile genel kurulda yer alınca, meydanı muhalefete bırakmamak için onlar da meclise girerek yerlerini aldılar.

Her ne olduysa, TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın konuşması sırasında yaşandı. Ahmet Şık konuşurken, AKP’li milletvekili Alpay Özalan konuşmacıya saldırdı. Meclis karıştı. Muhalefet ve iktidar milletvekilleri biribirlerine yumruklar savurmağa başladılar. Bu arada DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in kaşı yarıldı. Bir CHP’li milletvekili de alnına yediği yumrukla yaralandı. Bunun üzerine Meclisi yöneten AKP’li Bekir Bozdağ birleşime ara vcrdi.

Meclis ikinci defa Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Başkanlığında toplandı. Ahmet Şık ile saldırgan Milletvekili Alpay Özalan’a KINAMA CEZASI verildi.

Muhalefetin ağır eleştirileri sonunda Can Atalay ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararının görüşülüp görüşülmemesi konusnda yapılan teklif AKP’nin oylarıyla reddedildi. Böylece, milletvekili olarak meclise geri dönmesi beklenen Can Atalay meclis taerafından yine cezaevinde kalmaya mahkum bırakıldı.

Peki, bu Can Atalay kimdir. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Amasya İl Başkanıyken 1971'de öldürülen Şerafettin Atalay'ın yeğenidir. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezundur. Taksim Dayanışması’nın avukatlığını yürütürken. Gezi Davası'ndan sanık olarak davaya dahil edilip gözaltına alınmış, yargılandığı iki davadan beraat etmişken "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasıyla yargılandığı davanın 25 Nisan 2022'de Silivri, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Yargıtay tarafından cezası 28 Eylül 2023 tarihinde onanan Can Atalay 2023 Türkiye genel seçimlerine Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) Hatay milletvekili adayı olarak katılmış ve seçilmişti. Ancak, Anayasa Mahkemesinin (HAK İHLALİ VAR) kararına rağmen, cezaevinden çıkarılmadı. 30 Ocak günü Yargıtay kararının TBMM genel kurulunda okutulması sonucu milletvekilliği düşürüldü. Anayasa Mahkemesinin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin (YOK HÜKMÜNDE) olduğu yolunda karar almasına rağmen, TBMM Genel Kurulu AKP’nin oy çokluğuna dayanarak konuyu görüşmeyi reddedince, milletvekilliği iade edilmedi. Öyle anlaşılıyor ki, Can Atalay son olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine de müracaat etmek hakkını kullanacaktır. Ancak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına uyulmadığı gerçeği de ortada olduğuna göre, Can Atalay yeni bir genel seçime kadar cezaevinde kalmağa devam edecektir.

Bütün hükümlüler için söylenen bir söz vardır. Biz de bu klasik cümleyle yazımızı noktalayalım:

“HAYDİ, ALLAH KURTARSIN!”

Yazarın Diğer Yazıları