Fatih Arıtürk

'EY AHALİ, EY KURU KALABALIK!'

Fatih Arıtürk

Mizahımızın renkli simaları arasında

bir “KELOĞLAN”

tiplemesi vardır. Yeşilçam yapımı Keloğlan filmlerini izleyenler bilirler. O filmlerde padişahların münadileri (tellal) olur. Münadiler, padişahın fermanını halka iletirlerken dikkatleri çekmek için önce davulu çalar sonra genelde şöyle bağırır:

“Ey ahali, ey kuru kalabalık!”

Doğrusunu söylemek gerekirse, ben kendim futbol maçlarını izleyenleri, siyasi mitinglere katılarak bağırıp çağıranları hep bu keloğlan filmlerindeki kuru kalabalık gibi görürüm. Bir ara televizyon kanallarından birinde İstanbul’un Eminönü Meydanı gibi popüler bir semtte adına

AHALİ

denilen vatandaşların sorulan sorulara nasıl cevaplar verdiklerini gördük. İşte, seçimlerde sandık başlarına giden vatandaşlarımızın tipik örnekleri bunlardır. Cumhurbaşkanının adını bile bilmeyen seçmenler olduğuna göre asıl olan kemiyet değil, keyfiyettir. Yüzde 50, kemiyet olarak yüksek görülse bile, keyfiyet olarak hiçbir anlam taşımayabilir.

Eğer kemiyet, televizyon ekranında, Eminönü gibi bir meydandan gelip geçen ve Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusunun adını yani

ATATÜRK’Ü

dahi bilmeyenlerden oluşuyorsa, değil yüzde 50’nin yüzde yüzün bile hükmü yoktur.

Kuru kalabalıklardan sağlıklı kararlar çıkmaz. Sağlıklı kararları, sayıları çok az bile olsa, keyfiyete mensup olanlar alabilirler. Diyeceğimiz şu ki, kemiyete bakarak, yanılgıya düşmeyelim. Bardağın yüzde 50’lik dolu yanını görüp, diğer yüzde 50’lik boş yanını görmezden gelmeyelim. Kuru kalabalığa teslim olmayalım!

HAN-I YAĞMA SOFRASI!

Devletin kurum ve kuruluşlarında kadrolaşmalar devam ederken, siyasilerin en ballı kadrolara da kendi adamlarını getirmelerinden tabii ne olabilir! Birçok bürokratlar vekalet yoluyla atandıkları kadrolar sayesinde almaları gereken maaşların 2-3 katı maaş alıyorlarmış!

Diyelim ki, adamın asli kadrosu Ankara’da müsteşar, amma, vekaleten taşradaki bir göreve atanmış 10-15 bin TL maaş alıyor! THY’nin ise bir aile şirketine dönüştüğü iddiaları öylesine yaygın ki! Partiliyseniz, tarikatçıysanız, eskinin deyimiyle takunyacılardan sayılıyorsanız, Devletin bütün imkânları önünüzde.

Seçimlerde AKP’den aday adayı olup elenen bürokratların çoğu üst düzey görevlerde. Maşallah(!) hızla yükseliyorlar! Makamlar, mansıplar onlar için var!

Bu nasıl bir Müslümanlık iddiasıdır ki, kayırmalar gırla gidiyor. Oysa İslam dini hak dini, adalet dinidir. Hakketmeyenlere verilen makam ve mansıplar da hiç şüpheniz olmasın ki, Yüce Allah’ın katında sorumluluğu gerektirir. Amma, bir han-ı yağma sofrasıdır, kapan kapana!

Yüce Allah, gerçek Müslümanları, bu sahte Müslümanlardan kurtarsın, amin!

Yazarın Diğer Yazıları