İnsan hakları ile ilgili ilk evrensel beyannamenin Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) (VEDA HUTBESİ) olduğunu öncelikle vurgulayalım.
Medeni(!) dünya ise bir evrensel beyanname yayınlamayı ancak 20. yüzyılda akıl etti. 10 Aralık günleri İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul tarihi olması açısından bütün dünyada kutlanır. Gerçekte, uygulamada olmayan insan haklarından bahsediyoruz. Bizde
(HAKKINI DEĞİRMENDE ARA!)
şeklinde söylenegelen bir deyim vardır. Hak aramak, günümüzde maalesef sadece güçlülerin tekelinde anlam bulur. Güçsüz insanlar için
(SAKIN HAKKIM VAR DEME - HAK YOK, VAZİFE VARDIR)
deyimini kullanmak daha yerinde olur!
Her ne kadar
(Hak verilmez, alınır!)
şeklinde bir deyimimiz varsa da, işçi, patronuna; memur, âmirine; fakir, zengin hasmına karşı hakkını, hukukunu savunamaz! Savunmaya kalkıştığında ezilen kendisi olur!
Evet, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 10 Aralık 1949 tarihinde yani bundan 72 yıl önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmişti. Türkiye de aynı yıl içinde beyannameyi imzalayarak destek vermişti.
Evrensel Beyanname İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, her bireyin özgürce, eşitçe ve onurlu bir şekilde yaşamasının ancak devletlerin uluslararası bir belge etrafında bir araya gelmesiyle mümkün olacağı fikrine dayanmaktadır. İnsan hakları konusunda uluslararası alanda en temel belge olan bu Bildirge; ırk, renk, din, cinsiyet, dil, siyasi veya diğer görüşler, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğum veya diğer statüler sebebiyle ayrımı gözetmeksizin hepimizin doğal insan haklarına sahip olduğunu vurgular. Yaşama hakkımız başta olmak üzere tüm haklarımıza insan onuruna yaraşır bir şekilde erişmemizi hedefler. 72 yıldır hem uluslararası alanda hem de ülkelerin benimsediği kanunlarla temel hak ve özgürlüklerimizin korunması, haklarımıza erişim konusunda pek çok ilerleme oldu. Fakat aradan geçen 72 yıla rağmen hala milyonlarca insan savaş ve çatışmalarda yaşamını yitiriyor, sömürü, taciz, istismar ve şiddete uğruyor. 2021 itibariyle dünyada 70 milyondan fazla insan zorla yerinden edildi, bunun 31 milyonu çocuk. 25 milyondan fazla insan ülkesini terk edip başka bir ülkenin korumasına sığınmak zorunda kaldı
1
. 262 milyon çocuğun okula erişimi yok, en temel haklarından biri olan eğitim hakkına erişemiyorlar
2
. 650 milyon kadın ve kız çocuğu 18 yaş altı evliliğe zorlanmış. Her yıl 12 milyon kız çocuğu 18 yaşından önce evlendiriliyor
3
. Dünyada 152 milyon çocuk işçi var ve bunların 10 da 7'si ağır ve tehlikeli işlerde çalışıyor
4
.
Nerede doğduklarına, kim olduklarına; cinsiyetlerine, dinlerine, etnik kökenlerine bakılmaksızın bütün çocukların yaşama hakkı başta olmak üzere; eksiksiz biçimde gelişme hakkı; zararlı etkilerden, istismar ve sömürüden korunma hakkı; aile, kültür ve sosyal yaşama eksiksiz katılma hakları var. Bu hakları korumak hepimizin sorumluluğu.
Yaşadığı ülkede zulümden kaçıp sığınma, bir statüye sahip olma, sığındığı ülkede temel hak ve özgürlüklerden yararlanma ve geri göndermeme ilkesinden yararlanma hakkı herkes için temel bir insan hakkı. Geri gönderme yasağını ihlal etmek, uluslararası hukuka göre işkence suçunu işlemek anlamına gelmekte.
Toplumsal cinsiyet eşitliği bir insan hakkı. Herkes, algılandığı ya da hissettiği cinsiyet ya da toplumsal cinsiyet sebebiyle zulme, ayrımcılığa, şiddete ve diğer hak ihlallerine uğramadan yaşama hakkına sahip.
Eşit, adil ve onurlu bir yaşam için, insan haklarının korunması için hepimize düşen sorumlulukları bugün de hatırlatmak ve Hayata Destek olarak bu konuda birlikte çalışmaya her zaman hazır olduğumuzu belirtmek isteriz. Birlikte bir gelecek hepimizin hakkı…
Sadece Müslümanların değil, bütün insanların son Peygamberi olan HAZRET-İ MUHAMMED 1500 yıl önce “Bir Arab’ın, bir aceme üstünlüğü yoktur” buyruğuyla renk, ırk, sınıf, ayrılıklarına noktayı koymuşlardı.
Veda Hutbesi dikkatlice okunduğunda bu bildirinin
“EY NAS!”
hitabıyla tüm insanlara yönelik olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu hutbede genel insan hakları yanında, kadın haklarına da özellikle yer verilmekte, Avrupa’da kadının insan olup olmadığının tartışıldığı ortaçağ zihniyetine karşı kadınların,
Yüce ALLAH’IN (CELLE CELELÜHÜ) birer emaneti olduklarına özel vurgu yapılmaktadır.
15 Asır önce Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed’in İnsan Hakları açısından bir evrensel beyanname olarak telakki ettiğimiz meşhur veda hutbelerini şiir halinde tercüme edilmiş olarak okuyucularımızın dikkatlerine sunuyoruz:
“HAMD VE MİNNET SANADIR, YA RABBİ ŞEREF VE ŞÂN
SENİN ADINADIR TEK, TEK TAPILACAK OLAN
ALLAH’TAN BAŞKASI YOK, YOKTUR ORTAĞI O’NUN
VE BÜTÜN MÜLK O’NUNDUR, O’NA ŞÜKÜRLER OLSUN
YAŞATAN, ÖLDÜREN O, O’DUR HER ŞEYE KADİR
KULUNA YARDIM ETTİ, O’NUN VADİ GERÇEKTİR
KULUNUN ALEYHİNDE BİRLEŞMİŞ OLANLARI
KORUYARAK KULUNU, O BOZGUNA UĞRATTI
EY NÂS BENİ DİNLEYİN BELKİ BU YILDAN SONRA
BU MEVKİDE SİZİNLE BULUŞAMAM BİR DAHA
İSLÂMİYET ÖNCESİ ZAMANA AİT BÜTÜN
CAHİLİYET ADETİ SONA ERMİŞTİR BUGÜN
AYAĞIMIN ALTINA ALARAK ÇİĞNİYORUM
KULAK VERİN SİZLERE ŞUNU ÖĞÜTLÜYORUM
BİR ARABİNİN, ARAP, OLMAYAN YABANCIYA
BİR YABANCININ DAHİ ÜSTÜNLÜĞÜ ARABA
YOKTUR BÜTÜN İNSANLAR ÂDEMOĞULLARIDIR
ÂDEM İSE TOPRAKTAN YARATILMIŞ DOĞRUDUR
EY İNSANLAR SÖZÜMÜ DİNLEYİN VE ANLAYIN
HER MÜSLÜMAN KARDEŞİ SAYILIR MÜSLÜMAN’IN
MÜMİNLER HEP KARDEŞTİR, KİMSEYE KARDEŞİNİN
MALI HELÂL DEĞİLDİR, MEĞER KENDİSİ VERSİN
KENDİNİZE ZULMEDİP, BAŞKASININ MALINI
ALMAYINIZ OLMAZSA ŞAYET GÖNÜL RIZASI
KÖLELERE GELİNCE KENDİ YEDİĞİNİZDEN
YEDİRİN VE GİYDİRİN KENDİ GİYDİĞİNİZDEN
BÜYÜK HATA YAPSALAR ONLARDAN AYRILINIZ
SAKIN ONLARA KÖTÜ BİR İŞLEM YAPMAYINIZ
CAHİLİYET DEVRİNİN BÜTÜN ADETLERİNİ
AYAĞIMIN ALTINDA ÇİĞNİYORUM HEPSİNİ
KAN GÜTME DAVALARI, TAMAMIYLA KALKMIŞTIR
BİLİN BUNLARIN HEPSİ UYDURMA VE YANLIŞTIR
ORTADAN KALDIRDIĞIM İLK KAN DAVASI İSE
CEDDİM ABDULMUTTALİP SOYUNDAN VE HÂRİS’E
OLAN KAN DAVASIDIR, HER TÜRLÜ FAİZİ DE
KALDIRIYORUM BİLİN BU ÇİRKİN ADETİ DE
ALLAH ‘FAİZ YOKTUR’ DER, KALDIRDIĞIM İLK FAİZ
AMCAM ABBAS’A AİT OLAN FAİZ BİLİNİZ
AMA ÖZ SERMEYENİZ YİNE SİZİNDİR BİLİN
NE SİZ ZULÜM GÖRÜNÜZ, NE DAHİ ZULÜM EDİN
BORÇLULAR, ALACAKLI BULUNAN KİMSELERE
ALDIKLARI PARAYI VERECEKLER SADECE
ERKEKLERİN, KADINLAR ÜZERİNDE HAKKI VAR
GEREKTİR Kİ BU HAKKA RİAYET ETSİN ONLAR
KADININ DA, ERKEĞİN ÜZERİNDE HAKLARI
VARDIR ELBET SİZLER DE KORUYUNUZ ONLARI
KADINLARA YUMUŞAK DAVRANINIZ GEREKTİR
ONLARA ŞEFKAT EDEN BİLİN, İYİ ERKEKTİR
SİZ ONLARI ALLAH’IN AHDİ İLE ALDINIZ
ALLAH’IN AHDİ İLE ALIP NİKÂHLADINIZ
ONLAR HELÂL OLDULAR SİZLERE BU AHD İLE
ONLARA KARŞI İYİ DAVRANINIZ SİZLER DE
EY İNSANLAR BİLİNİZ KANINIZ VE MALINIZ
MUKADDES BU AY, BU GÜN, BU YER GİBİ BİLİNİZ
NASIL BU GÜN MUKADDES, BU AY MUKADDES İSE
NASIL KÂBE MUKADDES VE MUKADDESSE MEKKE
ÖYLESİNE MUKADDES KANINIZ VE MALINIZ
GERÇEK OLAN DA BUDUR, BUNU BÖYLE BİLİNİZ
KANINIZ VE MALINIZ HARAM BİRBİRİNİZE
KIYAMET GÜNÜ SİZLER HUZUR-U RABBİNİZE
ÇIKTIĞINIZDA SİZE SORULACAK BU İŞLER
KİM DÜNYADA NE EKSE, AHRETTE ONU BİÇER
KÂFİRLER GİBİ BÖLÜK-BÖLÜK AYRILMAYINIZ
SAKIN BİRBİRİNİZİN BOYNUNU VURMAYINIZ
YANINDA BİR EMANET BULUNAN KİMSELER DE
GEREKTİR EMANETİ VERSİN SAHİPLERİNE
EY İNSANLAR ÖYLE BİR ŞEY BIRAKIYORUM Kİ
SİZLER ONA SIMSIKI SARILDIKÇA BİLİN Kİ
YANLIŞ YOLA SAPMAZ VE YOLU ŞAŞIRMAZSINIZ
ONLARA SARILDIKÇA ASLA YANILMAZSINIZ
O ALLAH’IN KİTABI, BENİM SÜNNETLERİMDİR
BUNLARA SARILANA KURTULUŞ EBEDİDİR
ALLAH, HAK SAHİBİNİN, HAKKINI ETMİŞ BEYAN
VÂRİSLERE, VASİYET YAPMAK GEREKMEZ BUNDAN
VE ÇOCUKLAR HER KİMİN YATAĞINDA DOĞDUYSA
ONA AİT SAYILAR İTİRAZ OLMAZ BUNA
ZİNA EDENLERE DE HAD CEZASI VERİLİR
ONLARIN HESAPLARI YARADAN’A AİTTİR
BABASINDAN BAŞKA BİR BABA İDDİA EDEN
EFENDİSİNDEN BAŞKA EFENDİLER ARAYAN
ALLAH’IN LANETİNİ KAZANIR BİLİN ONLAR
HALKIN ARASINDA DA BULAMAZLAR İTİBAR
BİR KADIN KOCASINDAN İZİN İSTEMEDİKÇE
KOCASININ MALINDAN VEREMEZ HİÇ KİMSEYE
EY HALK BİLİN BORÇ ALAN, BORCUNU ÖDEMELİ
KİRALANAN MAL İSE VERİLMELİDİR GERİ
HEDİYE, HEDİYEYLE MUKABELE GÖRECEK
KEFİL, KEFALETİNİ YERİNE GETİRECEK
EY HALK, ŞEYTAN SİZİN BU YURDUNUZDAN ÜMİTSİZ
SAKIN OLA Kİ ONU HOŞNUT ETMEYİNİZ SİZ
DİNİNİZ KONUSUNDA SAKININIZ ŞEYTANDAN
VE BİLİNİZ YALNIZCA ZARARINIZ VAR ONDAN
EY NÂS, AŞIRILIKTAN, İFRATTAN SAKININIZ
SİZDEN ÖNCEKİLER DE BİLİNİZ VE BAKINIZ
DİNDE AŞIRI OLMAK YÜZÜNDEN MAHVOLDULAR
AŞIRI OLMAMALI HİÇBİR ŞEYDE BU KADAR
NESİ AŞIRISIDIR KÜFRÜN, KÜFREDENLERSE
YOLDAN SAPMIŞLAR ONLAR, BUNU BİLİN BÖYLECE
ONU BİR YIL HARAM VE BİR YIL HELÂL SAYARAK
ALLAH’A AİT HARAM AYLARI GECİKTİRMEK
VE BÖYLECE ALLAH’IN HARAM KILDIĞI ŞEYİ
HELÂL KILMAK VE HARAM KILMIŞ OLDUĞU ŞEYİ
HELÂL SAYMAK BELLİ Kİ BU BÜYÜK BİR VEBALDİR
HELÂL NEDİR, HARAM NE BU KURAN’DA ÂYANDIR
ZAMAN DEVİRLER YAPAR DURMAZ DÖNER, DOLAŞIR
ALLAH’IN YARATTIĞI İLK ŞEKİLE ULAŞIR
ALLAH NEZDİNDE AYLAR ON İKİ TANEDİRLER
DÖRDÜ HARAM AYLARDIR, ÜÇÜ ARDARDADIRLAR
İŞLEDİĞİ CÜRÜMDEN SORUMLUDUR HER KATİL
VE SUÇU EDİLEMEZ ÇOCUKLARINA ŞAMİL
HİÇBİR BABA OĞLUNUN VE KIZININ SUÇUNDAN
SORUMLU TUTULAMAZ, YARGILANAMAZ BUNDAN
MÜSLÜMANLARI DOĞRU YÖNE YÖNELTEN ADAM
KESİK BURUNLU ZENCİ BİLE OLSA ONA TAM
İTAAT EDİNİZ Kİ CENNETE GİRESİNİZ
BURADA HAZIR OLAN ASHABIM DİNLEYİNİZ
HAZIR OLMAYANLARA İLETİN SÖZLERİMİ
HAZIR OLMAYANLARDAN ÖYLE OLABİLİR Kİ
DUYANLARDAN DAHA ÇOK DAHA İYİ ÖĞRENİR
HATIRLAYIP GELECEK NESİLLERE İLETİR”
VEDA HUTBELERİNİ TAMAMLADIKTAN SONRA
“TEBLİĞ ETTİM Mİ” DEDİ HAZIR BULUNANLARA
HEPSİ BİR AĞIZDAN VE İÇTEN CEVAP VERDİLER
“EVET, YA RESULULLAH TEBLİĞ ETTİN” DEDİLER
HAZRET-İ RESULULLAH BUNUN ÜZERİNE DE
“ŞAHİT OL YA RAP” DEDİ GÖREVİNİ BÖYLECE
YERİNE GETİRMENİN MUTLULUĞUNU DUYDU
MEŞHUR VEDA HUTBESİ MEÂLEN BİL BUDUR BU
HER MÜSLÜMAN’IN BUNU ÖĞRENMESİ GEREKTİR
BİLENİN BİLMEYENE ÖĞRETMESİ EMİRDİR