Hırsızlık, vurgun, talan! Durmak yok, yola devam!
Adamları kayırmak, partili, partisiz ayırmak olacaktır bu mutlak. Durmak yok, yola devam!
Ekonomik kriz bizi etkilemez, bir gemi, on gemi alırsak yetmez. Durmak yok, yola devam!
Bu millet bize mecbur, yarı aç, yarı tok memur. Emekli, ölse kurtulur. Durmak yok, yola devam!
Enflasyonu indirdik, Müslümanları kandırdık, içkicileri, meyhanecileri, tefecileri aday yaptık, Durmak yok, yola devam!
Artık, bizim de holdinglerimiz, televizyonlarımız, gazetelerimiz havuz medyamız var. Muhalefeti sindirdik, dürüstleri gönderdik, yazarları susturduk, diklenenlerin başlarına asa indirdik. Durmak yok, yola devam!
“Ergenekoncu, Balyozcu” diyerek, dört yıldızlı paşaları bile postaladık, ekonomiyi ıskaladık, Ülkenin dört bir yanını pastaladık. Durmak yok, yola devam!
Önce TSK’ya kumpas kurduk, sonra kumpasçı ortaklarımızı, kumpasa vurduk, yargıyı, emniyeti kendimize bağladık, Durmak yok, yola devam.
Kabuk değiştirdik,
GÖMLEK DEĞİŞTİRDİK,
pantolon, yelek değiştirdik. Durmak yok, yola devam!
Eskileri, kirlenenleri attık, bembeyaz sayfalar açtık, halkın gözlerini boyattık. Durmak yok, yola devam!
İmralı’yı, Kandilli’yi muhatap aldık. Barış süreci boyunca millete masallar anlattık. Şehit cenazeleri gelmiyor artık! Durmak yok, yola devam!
Büyük Ortadoğu Projesinin baş mimarı olduk. Irak’a, Suriye’ye posta koyduk. IŞİD’e büyük ilgi duyduk, bağrımıza bastık, destek olduk! Durmak yok, yola devam!
Meclis de bizim, Çankaya’da bizim. Milletin yüzde 52’si bizim. Yüzde 48’i naçar, teslim. Durmak yok, yola devam!
Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır. Laiklik dinsizliktir, imansızlıktır! Yolumuz büyük Hakan Sultan Abdulhamit Han’ın yoludur. Durmak yok, yola devam!
Atatürk’ün adını sileceğiz! Heykellerini, büstlerini, posterlerini indireceğiz! Durmak yok, yola devam!
Tüm eskileri çöpe attık. Sadece biz varız artık. Musa iken, Firavunlaştık; Harun iken, Karunlaştık. Durmak yok yola devam!
SATILACAK NE KALDI!
Özelleştirme adı altında, Devletin gelir getiren bütün değerleri bir bir elden çıkarılıyor. Satılanlar gitti, sırada önemli tesisler var.
Devlet, bu tesisleri kuruncaya kadar ne badirelerden geçmiştir, kim bilir. Şimdi, mirasyediler gibi sat-sat harca. Hani, mirasyedi çocuklar olur da, babalarından kalan neleri var, neleri yok satarlar! Bu özelleştirme işini ben tıpkı buna benzetiyorum. Geçmiş dönemlerde, hatta cumhuriyetin ilk yıllarında binbir emekle, binbir meşakatle kurulan tesisler birer birer elden çıkarılıyor.
Gelir getirecek ne varsa satılarak, günü kurtarmaya çalışanlar, bunu özelleştirme adı altında yaparlarken, bu tesislerin kurulması için sarfedilen gayretten elbette ki habersizdirler. Çünkü mirasyediler gibi, geçmiş dönemlerden kalan ne varsa satarak günü kurtarmakla meşguller.
Hatta hiçbir zahmeti olmayan ve sadece mutlaka kâr eden bir kuruluş durumunda bulunan Milli Piyango’yu bile sattılar. Mirasyedi olmak kolay ama miras bırakmak zor. Asıl olan, mirasyedi olmak değil, miras bırakmağa çalışmaktır.
Zaten, mirasyedilik içimizde var. Mirasyedilik, Merhum Turgut Özal döneminde başladı. Ve o zamandan beri sürüp geliyor. Mirasyediliği şimdi AKP hükümetleri uygulamakta. Devletin gelir getiren kaynaklarını yandaşlara miras gibi sat, sattıklarını
SADAKA EKONOMİSİ
adı altında dağıt. Elde avuçta bir şey kalmayınca, gelecek hükümetler, ağıtlar yaksınlar, artık…
Size söyleyeyim mi, bu gidiş, hiç de hayra alâmet değil.