4 Nisan günleri (Dünya Sokak Hayvanları Günü)dür. Hayvanlar, insanlar gibi canlı varlıklardır. Rahatlıkla diyebiliriz ki, hayvanların da, insanlar gibi duyguları vardır. Duyguları olmazsa, kendilerine iyi veya kötü davrananlarla, onları sahiplenenleri nasıl tanırlardı. Sokak hayvanları denilince akla ilk gelenler elbette kediler ve köpeklerdir. Dünya, üzerinde yalnız insanların yaşadığı bir uydu değildir. Yeryüzünde insanlar dışında yaşayan belki de onbirlerce canlı ve yarı canlı varlıklar vardır. Dünyanın idamesi için bütün bu varlıkların korunması gerekir.
Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED (O’na, al ve ashabına salat ve selâm olsun)
tarafından
(EBU HUREYRE =
KEDİLERİN BABASI)
olarak adlandırılan, Müslüman olmadan önceki adı Abdüşems iken, Müslüman olduktan sonra Abdurrahman adını alan sahabeyi kiramın adını duymuşsunuzdur.
Toplum olarak, hayvanları koruyup kollamak gibi bir görevimiz olduğunu asla unutmayalım.
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde:
"
Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim, Rahmân'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır" buyurmuşlardır.
Yine
Peygamber Efendimiz (YERYÜZÜNDEKİLERE KARŞI MERHAMETLİ OLUN) buyururken
elbette bunların içinde hayvanlar, ağaçlar, benzeri canlı ve yarı canlı varlıklar da vardır. Toplum olarak üzerimize düşen, sokak hayvanlarının korunması açısından işyerlerimizin, evlerimizin köşelerinde özellikle bu kış mevsiminde hayvanların barınmaları için yuvacıklar kurmak, su ve gıda ihtiyaçlarını sağlamaları amacıyla kurgulanmış kapları da önlerine koyarak bu
DİLSİZ VARLIKLARI SAHİPLENMEKTİR.
İslâm dîni, sadece insanlara değil, diğer canlılara karşı da merhametli olunmasını istemekte, onların aç ve susuz bırakılmasını yasaklamaktadır.
Kur’an-ı Kerim’de mealen: “O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lûtuf olmak üzere) size âmâde kılmıştır. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”
buyrulmaktadır.
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde:
“
Merhamet edenlere, Cenâb-ı Hakk merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet etsin!
” buyurmuşlardır.
Yine bir hadis-i şerifte:
“Bir kadın, eve hapsettiği kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediyi hapsederek yiyecek vermemiş, yeryüzünün haşeratından yemeye de salmamıştı” buyurulmuştur.
Ebû Hüreyre’den rivâyet edilen bir başka hadis-i şerifte ise Peygamb.er Efendimiz:
“
Vaktiyle bir adam yolda giderken çok susadı. Bir kuyu buldu ve içine indi; su alıp dışarı çıktı. Bir de ne görsün bir köpek, dili bir karış dışarıda soluyor ve susuzluktan nemli toprağı yalayıp duruyordu. Adam kendi kendine:
“-Bu köpek de tıpkı benim gibi çok susamış!” deyip hemen kuyuya indi, mestini su ile doldurdu ve mesti ağzına alarak yukarıya çıktı ve köpeği suladı. Onun bu hareketinden Allah Teâlâ hoşnut oldu ve adamı bağışladı.”
Sahâbîler:
“-
Ey Allah’ın Resûlü! Bizim için hayvanlardan dolayı da sevap var mı?
”
dediler. Resûl-i Ekrem (sav):
“-Her canlı sebebiyle sevap vardır.” buyurdu.
Allah Teâlâ kendisi merhamet sahibi olduğu gibi, insanlara ve diğer canlılara da acıma ve şefkat duygusu ihsân etmiştir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurur:
“
Allah Teâlâ rahmetini yüz parçaya ayırmış, doksan dokuzunu kendi katında bırakmış ve bir cüzünü yeryüzüne indirmiştir. Halk bu parçadan (aldığı hisseden) dolayı birbirine acırlar. Hatta kısrak, yavrusuna dokunur (da bir yerini acıtır) diye, (onu emzirirken) ayağını kaldırır.
”
Dünya Sokak Hayvanları Gününden bahsederken, istedik ki yüce dinimizin, sokak hayvanlarına bakışını irdeleyelim, buna göre tavır alalım. Sokak hayvanlarına karşı merhametli olmanın gerekliliğini, kendi dinimizin koyduğu kurallardan anlayalım.
ANEKDOT
Evine veteriner hekim çağıran sosyetik hanım hasta olduğundan şüphelendiği kedisini muayene ettirir. Veteriner, sosyetik hanıma:
-Kedinizin bir şeyi yok. Sadece HAMİLE! Deyince
Kadın:
-Nasıl olur, hiç dışarıya bırakmadık ki! der.
Onlar böyle konuşurlarken, bir ANTAR (Erkek Kedi) ortaya çıkar. Veteriner:
-İşte, erkek kedi! diyecek olur.
Sosyetik Hanım cevap verir:
-Ama onlar kardeş!