Her yıl Ekim ayının ilk pazartesi günü (DÜNYA HABİTAT GÜNÜ) olarak kutlanır. Birleşmiş Milletler tarafından ihdas edilen günün amacı kentlerin ve kasabaların durumlarının göz önüne alınması ve özellikle yaşanabilir hale getirilmeleri konusunda dikkatlerin çekilmesidir. Dünya Habitat Günü ilk olarak 1985 yılında Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği tarafından kararlaştırılmış ve ilk kutlamaya 1986 yılında başlanılmıştır. Dünya Habitat Günü’nün hedefi tüm insanların en temel hakkı olan barınma konusunda çalışmalar yapmak ve tüm yerleşimlerde bu hakkı elde etme
konusunda yaşanan eksiklikleri gidermektir. Bu hedeflerle birlikte Dünya Habitat Günü insanlara yaşadıkları kentin geleceğini belirleyebilecekleri güce sahip olduklarını hatırlatmayı sağlar.
Dünya Habitat Günü çerçevesinde her yıla özel bir tema belirlenir ve yapılacak etkinlikler bu temayla birlikte ilgili alt temalar etrafında toplanmaktadır. Önceki yıllarda seçilen temalara örnek olarak;
“EVSİZLER İÇİN BARINAK”,
“BİZİM SEMTİMİZ”
ve
“DAHA GÜVENLİ ŞEHİRLER”
gösterilebilir.
Birleşmiş Milletler kuruluşundan bugüne dünyanın dört bir yanında yoksulluk ve açlık başta olmak üzere bu sorunlarla mücadele etmektedir.
UN-HABİTAT
ile birlikte bu geniş çaplı mücadelenin konut ve yaşam alanlarındaki çözümleri aranmaktadır. Dünya Habitat Günü ile her yıl belirli temalar çerçevesinde bu sorunların dile getirilmesi, harcanan kaynakların doğru yönlendirilmesi ve sorunlara doğru yöntemlerle yaklaşılması açısından kayda değer bir mihenk taşı olmaktadır.
Kentlerde yaşanan yoksunluk, evsizlik ve eşitsizlik konuları ve bir kentte bütün olarak hissedilen yoksulluk sorunlarına dikkat çekilmesi için Dünya Habitat Günü önemli bir alan sergilemektedir. Bu sorunlar dünyanın her bölgesinde yaşanmaktayken, sorunu yaşayan kişiler haricinde çoğu zaman göz ardı edilmektedir. New York, Hong Kong ve İstanbul gibi metropol kentlerde dışlanan topluluklar, işsizler, evsizler ve gecekondu sakinleri gibi ortaya çıkan belirli kesimlerle sınırlı olduğu düşünülen sorunlar Afrika ya da bazı Orta Doğu ülkelerinde ulusal düzeyde ortaya çıkabiliyor. UN-Habitat için Dünya Habitat Günü’nde göz önünde bulundurulması gereken konulardan bir diğeri de kentsel yayılma. Habitat, kentsel yayılma ve beraberinde getirdiği sorunlar için kent planlaması ihtiyacını ve kentlerdeki büyümenin kontrol altına alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Kentlerin gelişmesiyle birlikte köyden kente göç de artmaya devam ediyor. Geçmişte %30’larda olan kentte yaşama oranı bugün %50 seviyesini geçmiş durumda. İnsanlar kentleri fırsatların kaynağı ve daha iyi bir yaşama açılan kapı olarak görmektedirler. Köyden göç edenlerin bir kısmı hayallerindeki fırsatları yakalayamazken, bu sonucun kente olan göçe bir etkisi olmamakta ve göç devam etmektedir.
Şehirler, özellikle büyükşehirler gerçekten de birçok fırsatlar barındırır. Üretimin, tüketimin, canlılığın ve fikirlerin kaynağı şehirlerdir. Ancak şehirler insanlarla birlikte yaşamaktadırlar. Fırsatları yaşatmak için bu fırsatların sürdürülebilir ve ticari olarak “kârlı” olmaları gerekir. İnsanların çekindiği, dışladığı ve uzaklaştığı bölgeler bu biçimde fırsatlar yaratmaktan yoksundurlar. Bu bölgeler bazen bir mahalle, bir sokak ve başlı başına bir kent olabilmektedir.
İyi planlanmış şehirler yeni iş kolları yaratabilir ve kent bünyesinde yeni girişimlere olanak vererek hem kent sakinleri hem de gelecekteki kentliler için de fırsatlar üretmeye devam edebilir. Bunun dışında yoğun göç ve kente çekilen nüfusun verimli değerlendirilememesi sonucunda kent düzensiz bir büyüme rejimine girebilir. Bu düzensiz büyümeyle birlikte kentlerde adalet ve eşitsizlik sorunları, sosyal ayrışma ve uca kayma görülebilmektedir.
Eşitlikçi bir konut politikası bunun önüne geçmek için kilit bir rol oynamaktadır. UN-Habitat dünya genelinde eşitlikçi politikalar yürütmekte ve başkaları tarafından yürütülen bu politikaları desteklemektedir. Kent içerisindeki ayrışım ve adaletsizliğe karşı farkındalık yaratmak için çalışmaları devam etmektedir. Küresel Isınma’nın Etkileri Küresel Isınma ile ilgili sakıncaların artmasıyla birlikte Dünya Habitat Günü de atık yönetimi ve atık üretiminin azaltılmasıyla ilgili temalarla atık mücadelesine destek vermiştir. D.H.G.
2011 yılında “Cities and Climate Change”, 2018 yılında “Municipal Solid Waste Management” ve 2019 yılında “Frontier Technologies as an Innovative Tool to Transform Waste to Wealth” temalarıyla bu konuya dikkat çekmiştir. Habitat Onur Parşömeni BM-Habitat Onur Parşömeni 1989 yılından itibaren verilmeye başlanmış ve günümüzde de dünyanın en saygın ödülleri arasında yer almaktadır. Ödül her yıl insan yerleşimleri, konut ve barınma politikaları, yerlerinden edilmiş topluluklar, büyüyen ve gelişen insan yerleşimleri ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından 11.si olan Sürdürülebilir Kent ve Topluluklar konularına yönelik çalışmalar yapan girişimlere verilir. Bireyler, organizasyonlar, özel sektör, kamusal ve kamusal olmayan girişimler, çift taraflı ve çok taraflı yardım kuruluşları ve Habitat Ajandası’nın herhangi bir partneri bu ödüle layık görülebilir.
Dünya Habitat Gününün kutlanırken ülkemizde milyonlarca evsiz-barksız insanlarımızın bulunduğunu ve ev kiralarının asgari ücretin bile üstünde olduğunu anımsatmakta yarar var.