Hiç olmasını istemediğimiz, fakat her fırsatta kendisini hatırlatan ve aslında hiç unutamadığımız deprem hadisesi gün geçmiyor ki bir şehrimizde meydana gelmesin.. Daha önceki yıllarda yaşadığımız ve özellikle Yalova, Düzce, Van, Malatya, Erzincan ve Elazığ depremleri daha bir kaç gün önce olmuş gibi aklımızda.. Üstelik önümüzde olması varsayılan 7 ve üzeri büyük İstanbul depremine ne kadar hazırlıklıyız? Bu konudaki bilirkişilerin ve konuya hakim mimar ve mühendisler odalarının duyuruları dikkate alınıyor mu? Ben hiç sanmıyorum ve bu o yüzden de bu makalede hiç de uzman olmadığım bir konuda sizlerden özür dileyerek sadece gazeteci refleksiyle kaygılarını belirtmek istiyorum.. Efendim hepimizin malumu ülkemiz büyükçe bir fay hattı üstünde oturmaktadır ve maalesef bu fay hattı Batı’dan Ege'ye Anadolu’nun her bir yerine kadar tehlike arz etmektedir.. Üstelik hemen de olabilir 30 sene sonra da olabilir, ama mutlaka olacağı söylenen büyük depremin gelecekteki tehlikesini azaltma adına bir şeyler yapabiliyor muyuz? Uzmanlar bu söylemde tabi bir şeyler yapılıyor ama, çok yetersiz derecede uyarılara aldırmadan yapılan binalar ve üstelik her biri bir şehir büyüklüğünde.. Bu kadar yüksek yapmalarına ne gerek var diye düşünürken, yapmış olduğum araştırmalara göre buna mecburlar, şöyle ki Türkiye'nin en çok nüfusa sahip olan ili İstanbul'u ele alacak olursak, nüfusu ülkenin dörtte biri.. Yani 20 milyonluk bir şehrin yüz ölçüm hesabına göre ülke yüz ölçümünün dörtte birine tekabül etmesi gerekir.. Şimdi İstanbul ülkenin dörtte bir nüfusuna sahipse yüz ölçümü de aynı orantıda yani 195 bin kilometre olması gerekir.. Peki İstanbul'un yüz ölçümü nedir derseniz ben söyleyeyim; Siz zahmet edip araştırmayın sıkı durun sadece 5312 yani olması gerekenin kırkta biri civarında.. Kilometreye düşen insan sayısı 2925 kişi, yanlış duymadınız o yüzden de evler yan-yana değil, yukarıya doğru yapılıyor ve üstelik radyal temel var diye dere, deniz, bataklık aklınıza neresi gelirse.. Çünkü yer kalmadı ve yukarıya Allah'a doğru gün geçtikçe yaklaşıyoruz.. Eminim o bizi koruyor, bundan şüphem yok ve benim endişem bu bizi sırtında taşıyan İstanbul toprağı bir gün gelecek tamam buraya kadar diyerek üstünden bir atarsa yandı gülüm keten helva.. O zaman buna sebep olanlar ve bu rezilliğe fırsat verenler her kim ise inşallah İstanbul halkıyla birlikte mahşerde hesaplaşırlar.. Allah'a emanet olun…
Yazarın Diğer Yazıları
(Anneler Günü) Konusunda İlimiz İçin Bir Anımsatma!
11 Mayıs 2025 02:53Eski Hükümet Konağı Binası, Müze Olarak Değerlendirilmeli!
09 Mayıs 2025 15:15(Anneler Günü), Nasıl Şekillendi!
08 Mayıs 2025 13:05Barış Söylemleri, Boş Havanda Su Dövmeye Dönüştürülmesin!
07 Mayıs 2025 13:21Vakıflar Haftası ve Yağmalanan Vakfiyeler
06 Mayıs 2025 13:56