6 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşamlarını yitiren onbinlerce insanımız var. Depremde ve enkaz altında kalarak ölenlerin hükmen şehit sayıldıkları bilinir. Dinimizde şehitlik elbette en üstün rütbelerden biridir. Peygamberlikten sonra en üstün manevi mertebe şehitliktir. Şehitlik, mertebe mertebedir. Nasıl
ER’DEN MAREŞAL’A
kadar her ordu mensubuna
ASKER
denilirse, Şehitlikte de öyle mertebeler vardır. Yani, şehitlerin ER rütbesinde olanı vardır, MAREŞAL rütbesinde olanı. Şehitlerin en ulvisi şüphesiz Allah yolunda canını feda edendir. Vatan, bayrak, namus uğruna can veren askerler, polisler, korucular şehitlik mertebesinde başı çekenlerdir. Bunların yanında deprem, sel, yangın ve benzeri afetlerde ölenlerin de şehit sayıldıkları bizzat
Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun)
hadis-i şeriflerinde yer almıştır. Doğum sırasında ölen, suda boğulan, koronavirüs, kolera, veba ve benzeri salgın hastalıklardan ölenlerin de hükmen şehit sayıldıkları belirtilmektedir.
'Allah yolunda ölenler’
dışında hükmen şehit sayılan yedi sınıf vardır:
*Tâûndan ölen şehittir,
*Suda boğulan şehittir,
*Zatülcenbden (akciğer zarı iltihabı-pleurisy) hastalığından ölen şehittir,
*Karın ağrısından ölen şehittir,
*Yangında ölen şehittir,
*Yıkıntı, göçük altında kalarak ölen şehittir,
*Hamilelikte ölen kadın şehittir.
Kur'an- Kerim'de Şehitler İle İlgili Ayetler vardır. Bunlardan bazılarının meali alilerini sunuyoruz:
*Allah yolunda öldürülenlere sakın "ölüler" demeyin. Çünkü onlar diridir, fakat siz farkında değilsiniz. (Bakara / 154. Ayet)
*Allah yolunda öldürülseniz ya da başka bir şekilde ölseniz, şunu bilin ki, hiç şüphesiz Allah'ın bağışlaması ve rahmeti, kâfirlerin dünyada kalıp topladıkları her türlü menfaatten daha hayırlıdır. (Âl-i İmrân / 157. Ayet)
*Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetme! Aksine onlar diridirler ve Rableri yanında rızıklanmaktadırlar. (Âl-i İmrân / 169. Ayet)
*O şehitler, Allah'ın kendilerine bağışladığı nimetlerle sonsuz bir mutluluk duyarlar. Arkalarından gelecek olup, henüz kendilerine katılmamış olan mücâhid kardeşleri adına da: "Onlara hiçbir korku yok, onlar asla üzülmeyecekler" müjdesiyle sevinirler. (Âl-i İmrân / 170. Ayet)
*Yine onlar, Cenâb-ı Hakk'ın kendilerine olan büyük lutfu ve ihsânıyla sevindikleri gibi, ayrıca Allah'ın, mü'minlerin mükâfatını zâyi etmeyeceği yolundaki va'dinden dolayı da büyük bir sevinç duyarlar. (Âl-i İmrân / 171. Ayet)
Şehitler anılırken, bir de cennette şehitlere verilecek hurilerden bahsedilir. Bu durumda, erkek şehitlere
HURİLER
varsa, buna karşılık cennette kadın şehitlere ne verilir sorusu zihinleri kurcalar. İşin bu tarafı biraz muğlak. Bu konuda anlatılan bir anekdot vardır. Anekdotu naklederek, okuyucularımıza stres attırmayı umut ediyoruz:
Camide vaaz vermekte olan Hoca, Müslüman erkeklere ve özellikle Şehit olanlara ikram edilecek
HURİLER
konusunu öylesine ballandıra ballandıra anlatmış ki, cemaat coştukça coşmuş! Bir an önce şehit olmayı düşler duruma gelmişler.
Ancak, cemaat arasında bulunan Bektaşi meşrep biri dayanamayarak sormuş:
-Hocam, erkekler için cennette HURİLER var, diyorsunuz güzel de, peki, kadın şehitler için ne var?
Hoca, latife olsun diyerek cevap vermiş:
-Erkekler için HURİLER varsa, kadınlar için de NURİLER var!
Bektaşi meşrep kişi, camiden çıkıp, evine gitmiş. Bakmış ki, hanımı namaz kılmakta. Namazını kılmasını beklemiş. Ama kadın bu defa da tesbihat yapmaya ve arkasından da Kur’an-ı Kerim okumaya başlamasın mı!
Camideki vaazın HURİ-NURİ benzetmesine kafası takılan Bektaşi meşrep koca bunun üzerine dayanamamış. Hanımına biraz da müstehzi bir tavırla seslenmiş:
-Ulan kaltak karı! Bunca ibadetleri NURİLER için mi yapıyorsun? Bundan sonra namaz kıldığını, ibadet yaptığını görmeyeceğim!
demiş. Başlangıçta Kocasının ne demek istediğini kavrayamayan kadıncağız, duruma açıklık getirmesini isteyince, eşi Camideki hocanın vaazını anlatmış ve cennette Müslüman kadınlara NURİLER verileceğini belirterek, kinayeli bir ifadeyle söylenmiş:
-İbadet etmene göz yumup, Seni cennetin Nurilerine kaptırır mıyım! Bende öyle enayi gözü var mı!