Defalarca dikkatleri çekmemize karşılık hala orijinal adı (RAS-IL HACAR) ve Türkçe karşılığı (TAŞBAŞI) OLAN turistik yöre için Türkçe karşılığı olarak (DELİKLİ TAŞ) diye yazanlar var. Bu saptamayı tekrar yaptıktan sonra hemen belirtelim ki Siirt’te gezilip görülmesi gereken yerlerin başında
RAS-IL HACAR (TAŞ BAŞI)
gelir. Görüntüsüyle ve haşmetiyle görenleri büyüleyen
RAS-IL
HACAR’A
birileri Türkçe
(DELİKLİTAŞ)
deseler de bu deyim yanlıştır. Arapçada
(RAS),
(BAŞ)
demektir.
(HACAR)
ise yine Arapçada
TAŞ
anlamına gelir. Yani, bu birleşik kelimenin Türkçe karşılığı
(TAŞBAŞI)dır.
Gerçekte, geçmiş yıllarda Siirtlilerin
(HACARIT-IL MABĞUŞE)
olarak tanımladıkları bir yer vardı. Bu birleşik kelimenin Türkçe karşılığı
(DELİKLİTAŞ)tır.
Ancak, bu yer Siirt-Bitlis arası yolda bir mevkiin adıydı. Yol üzerinde bulunan bir
DELİKLİTAŞ
sebebiyle bu isimle anılmakta ve yolda bir işaret olarak kabul edilmekteydi. Birinci Cihan Savaşında Rus Askerleri
DELİKLİTAŞA
kadar gelmiş, ancak, ülkelerinde çıkan Bolşevik ihtilali sebebiyle geri dönmüşlerdi. Bu yılı eski Siirtliler
(SENTİL
HACİR)
olarak tanımlarlardı. Bu birleşik kelimenin Türkçe karşılığı
(HİCRET YILI)
-PETROL anlamına gelir. Rus askerleri Osmanlı topraklarında ilerlerken ve Siirt’e bir hayli yaklaşmışlarken kadınlar, çocuklar ve yaşlılar, çevre köylere gönderilmiş, şehir merkezinde sadece savaşabilecek erkekler kalmıştı. Rus askerlerinin geri çekildiklerinin anlaşılması üzerine, köylere çekilen kadınlar, çocuklar ve yaşlılar Şehre geri dönmüşlerdir. Hatta o yıllarda Rus askerlerinin Siirt’e bu kadar yaklaşmışlarken geri çekilmesini efsaneye bağlayarak evliyaların kerameti olarak yorumlayanlar
(şeyh efendinin attığı taş, Rus askerlerinin başındaki kumandanın kafasına çarptı. Kumandanları ölünce, askerler geri
çekildi)
diyerek dillendirenler olmuştur.
İşte bu Siirt-Bitlis arasında DELİKLİTAŞ olarak tabir edilen yer, yol çalışmaları sırasında ortadan kalkmıştır. Yani artık Siirt-Bitlis arası yolda DELİKLİTAŞ diye bir işaret de yoktur. RASILHACAR Şehre 4 kilometre uzakta, kişilerin yaya olarak da gidebilecekleri bir yer olmakla birlikte, arabayla rahatlıkla gidilebilecek güzel bir yolu vardır.
Yine geçmiş yıllarda NERGİZ çiçeğinin ilk açtığı yerlerden biri olan RASILHACAR’A ÖZELLİKLE NİŞANLI GENÇLERİN GİDEREK NERGİZ ÇİÇEĞİ TOPLADIKLARI VE NİŞANLILARINA HEDİYELERLE BİRLİKTE DEMET-DEMET NERGİZ GÖNDRERDİKLERİ ANLATILIR.
Son yıllarda RASILHACAR’A ilginin bir hayli arttığı.
Botan Vadisine nazır TAŞBAŞI’NIN
turistlerin akınlarına uğradığı memnuniyetle müşahede edilmektedir.
Bölgenin ünü o kadar artmış olacak ki, bir ara Dubai’de yaşayan Esra Nur Türker adındaki televizyon sunucusu da TAŞBAŞINI ziyaret ederek düşüncelerini şöyle dile getirmişti:
“Şu anda Botan Vadisindeyiz. Siirt’te geldim burayı çok merak ediyordum. Görmüş olduğumuz bu güzellikler Siirt’te. Kesinlikle herkesin görmesi gereken güzellikte bir yer. Burası Akdeniz kanyonlarını aratmayacak kadar mükemmel gözüküyor. Yılın belirli zamanlarını Dubai’de geçiriyorum. Bizim ülkemizin doğal güzellikleri hiçbir yerde yok. Kesinlikle herkesin görmesi gereken çok güzel bir yer burası. Dubai’deki arkadaşlarım ya da oradaki takipçilerim şuanda bu manzara karşısında o kadar çok soru soruyorlar ki kesinlikle herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Birazdan bu manzara karşısında çok güzel bir yemek yiyeceğiz, onları da sizlerle paylaşacağız”
diyerek buraya olan hayranlığını dile getirmiş.
Eşsiz manzarası ile görenleri hayran bırakan RAS-ILHACAR’ın milattan öncesine kadar uzanan bir geçmişi olduğu belirtilmektedir. Taşın tamamen kireçten olması nedeniyle oyulmaya uygun bir yapısı var. Bundan dolayı milattan önceki dönemde insanlar Rasıl Hacar’ın yanı başında yer alan iki mağarayı barınmak için kullandıkları anlaşılıyor. Buranın birçok öne çıkan özelliği bulunmakta. Bunların başında mağaralar, el yapımı oyma taşlar, su depolama yeri, yağmur tutma yerleri ve günümüz mutfaklarına benzeyenler yapılar ile gidenleri kendisine hayran bırakıyor.
Ras-ıl Hacar’ın bir çağrışımı da İNTİHAR yeri olarak benimsenmesidir. Ne hikmetse, intihar etmek için tercih edilen mekâna dönüşmüştür. Oysa, intihar alanı değil, azametini görenler için hayata bağlanma alan olarak görülmelidir.