Sağlık Bakanlığının Siirt İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı çeşitli birimlerde çalıştırmak istihdam edeceği 81 kişilik kadro için 5 bin kişi başvurmuş. Başvuranların büyük çoğunluğu da üniversite mezunu gençlerden oluşuyor.
Üniversite mezunlarının iş bulamadıkları, ya da çayhanelerde garson, lokantalarda bulaşıkçı olarak çalıştıkları günümüzde ayda 15-20 bin TL ücretle çoban arandığı ve bulmakta zorluk çekildiği gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Çobanlık deyip geçmeyin, gerçekte çok maharet isteyen bir iştir. Küçük yaştan başlamak ve sadece doğayla değil, sürüdeki hayvanlarla haşır-neşir olmak gerekir. Sürülerindeki hayvanların dilini bilen ve onlarla sohbet eden çobanlar vardır.
Çobanlarla ilgili bir anekdotu yeri gelmişken anımsatalım. Gerçekten, çobanlık görevini hakkıyla yapan bir çoban, mesleğini en iyi şekilde ifa ettiğini ispat açısından köyün ileri gelenleriyle bahse girer. Bahse göre sürüdeki bütün koyunlara, kuzulara tuz yedirildikten sonra, sürü dereden geçirecek. Dereden geçirilirken çobanın çaldığı kavalın etkisiyle koyunlardan, kuzulardan hiç biri su içmeyecek.
Çobanın dediği gibi olur. Tuz yedirildikleri ve çok susadıkları halde, hiçbir koyun ve kuzunun dereden geçerken su içmedikleri görülür. Dolayısıyla, bahsi kazanan çoban olur.
Şunu da belirtmekte yarar var. Çobanlığın PEYGAMBERLERİN MESLEĞİ olduğu söylenir ve bilinir. (Bütün peygamberlerin, başta Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED olmak üzere cümlesine salat ve selâm olsun) çobanlık yaptıkları bilinir.
Çobanlık demek, doğayla iç-içe olmak, tefekkür etme imkânına sahip olmak demektir.
Medyada, aylık ücreti 15-20 bin liradan çoban arandığı ve bulunamadığı haberlerini okuyan ve 4-5 yıldan beri üniversite mezunu olduğu halde iş bulamayan genç babasına söylenmiş:
(Keşke beni okutup üniversite mezunu yapacağın yerde, bir çobanın yanına verseydin de çoban olsaydım.)
Doğru ama çoban olabilmek, üniversite mezunu olmaktan daha zor…