Fatih Arıtürk

CEMAATLER VE SİYASET!

Fatih Arıtürk

Artık, kime veya kimlere güvenebileceğimizi bilemiyoruz. Kime güvendiysek, bir de bakıyoruz ki, altında bin türlü hile ve desise yatıyor. Fakir fukaralara yardım için kurulmuş o kadar çok dernekler var ki, hangisi size gelirse veya siz hangisinin yanına giderseniz, kendilerini gerçekten büyük bir cihat içinde zannedeceksiniz.

İşleri, zenginden alıp, fakirlere dağıtmak olan bu gibilerin, gerçekte, önce kendi ceplerini doldurmağa baktıkları, sonra, yine kendi çevrelerindekilerin durumlarını düzeltmek için çaba sarfettikleri bir gerçektir.

Cemaatlerin büyümeleri, tevekkeli değil. Çünkü bir cemaate kapağı attığınız ve onlardan olduğunuzu kesin kanıtladığınız zaman, kabiliyetinize göre paranızı da alırsınız, hisselerinizi de, mevki ve makamınızı da. Yeter ki, bir cemaate kapağı atın!

Kim ne derse desin, bugün siyasetin baş aktörleri de, cemaatçiler olmuşlardır. Çünkü siyaset için para gücü lâzımdır. Para gücü ise cemiyetlerde gani. Türkiye’de, hayli cemaatler var. Bu cemaatlerin okulları, yurtları, pansiyonları, dershaneleri, ticarethaneleri bile bulunmakta. Yeter ki, bu cemaatlerden birine kapağı atın ve kendinizi ispatlayın. En kısa zamanda köşeyi dönmezseniz, ben de hiçbir şey bilmiyorum, demektir. Ama bir şartla ki, kendi köleliğinizi ilân etmiş, varlığınızı, bağlandığınız cemaate adamış olmanız şartıyla…

Hem, Merhum Ziya Paşa Terkip-i bendinde:

“Nice hacıların

haçı çıktı zîr-i bagalde”

diye boşa söylememiş, herhalde!

ANEKDOT

Köylü, Siirtli Bakkaldan alışveriş yapmağa gitmiş. Pazarlık yaptıkları zaman Siirtli Bakkal:

-Ip sere şeyğ-ıl maalok daha az olmaz!

diyerek pazarlık yapmayı kesiyormuş. Köylü de

ŞEYH

denilince büyük yemin zannedip, pazarlığı uzatmıyormuş.

Alacağını alıp, köyüne gidince, bir arkadaşıyla karşılaşan köylü, aldığı emtiaların fiyatlarını yüksek bulan arkadaşına:

-Bakkal hep yemin ederek daha aşağı olmayacağını söylüyordu

deyince arkadaşı:

-Nasıl yemin ediyordu?

diye sorunca cevap vermiş:

-Amma, büyük yemin ediyordu! “IP SERE ŞEYĞ-IL MAALOK” diyordu

demiş.

Bunu duyan ve

ŞEYĞ-IL MAALAK’UN

Siirtlilerin, kaşıklarını koydukları örme sepetin adı olduğunu bilen arkadaşı kahkahalarla gülmeğe başlamış…

Yazarın Diğer Yazıları