19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan, 12 Haziran 1919’da Amasya’ya geçen ve alınan kararları Amasya Genelgesi adı altında yayımlayan Mustafa Kemal Paşa, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin de yapılmasından sonra, milli iradeye dayalı bir hükümetin kurulmasını ilk hedef olarak belirlemiş, bu kapsamda, tüm şehirlere telgraflar gönderilerek, vatandaşlarca seçilecek temsilcilerin Ankara'da bir araya gelmesini istemişti.
Sivas'tan 18 Aralık 1919'da 3 araba ile yola çıkan heyet, yol aldığı Kayseri-Mucur-Hacı Bektaş-Kırşehir-Kaman-Behnan güzergâhı boyunca vatandaşlardan Milli Mücadele'ye destek istedi.
Mustafa Kemal Paşa, Heyet-i Temsiliye üyeleriyle 9 günlük yolculuk sonrasında 27 Aralık 1919'da Ankara'ya ulaştı.
Ankara halkı, Atatürk'ü ve temsil heyeti üyelerini büyük coşkuyla karşıladı. Bu coşku karşısında duygulanan Atatürk, Ankara halkına teşekkür etti. Atatürk, 27 Aralık'ta Dikmen sırtlarında karşılanmalarını yıllar sonra
"Ankaralılar beni misli görülmemiş bir heyecanla karşıladılar."
ifadeleriyle anlattı.
Mustafa Kemal Paşa, Dikmen'e geldiklerinde otomobilinden inerek karşılamada bulunanların ellerini sıkmış ve Seymenleri
"Merhaba efeler"
diye selamlamıştı. Atatürk, daha sonra Ankara'daki ilk karargâhı olan Ziraat Mektebi'ne yerleşti.
Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye üyelerinin sağ salim Ankara'ya ayak bastıkları tarih olan 27 Aralık, Milli Mücadele'nin seyri açısından yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının 27 Aralık 1919’da Ankara'ya gelişi, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ve Kurtuluş Savaşı'nın başlatılması için dönüm noktalarından biri olmak açısından çok önemlidir. Adım adım meclis-i mebusanın kurulmasının yolu böylece açılmıştı.
Atatürk bilahare irat ettiği Büyük Nutuk’ta Ankara’ya gelişini şöyle anlatır: "Genel durumu yönetip yürütme sorumluluğunu yüklenenler, en önemli hedefe ve en yakın tehlikeye, elden geldiğince yakın yerlerde bulunurlar. Yeter ki bu yaklaşma, genel durumu gözden uzak bırakacak ölçüde olmasın. Ankara bu koşulları üzerinde toplayan bir noktaydı. Her halde cephelerle ilgileneceğiz diye Balıkesir'e, Nazilli'ye ya da Karahisar'a gitmiyorduk. Fakat cephelere ve İstanbul'a demiryolu ile bağlı ve genel durumu yönetme bakımından Sivas'tan hiçbir ayrılığı olmayan Ankara'ya gelecektik. Meclis-i Mebusan'ın İstanbul'da toplanması zorunlu görüldükten sonra ise Ankara'ya gelmenin ne kadar yerinde ve yararlı sayılması gerektiğini açıklamayı gerekli görmem." Milli Mücadelenin zaferle sonuçlanmasıyla Ankara, yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olarak tarihteki yerini aldı.
İşte, bu çok önemli tarihi gün dolayısıyla Türkiye genelinde 1936’lı yıllardan beri
(ATATÜRK
KOŞUSU)
düzenlenmesi mutat hale gelmişti. Siirt’te de okullar 27 Aralık Büyük Atatürk Koşusuna haftalar öncesinden hazırlanırdı. Bütün okullarda bir heyecan vardı. İlkokullar, ortaokullar ve Liselerarası kategorilerde yarışmalar düzenlenir, ilk üçe girenler ödüllendirilirdi. Türkiye’nin en eski atletizm gelenekleri arasında yer alan Büyük Atatürk Koşusuna geçmiş yıllarda çok önem verilirdi. Koşunun amacı, Türk gençlerine ATATÜRK’Ü anımsatmaktı.
1936 yılından bu yana düzenlenen Büyük Atatürk Koşusu, her 27 Aralık gününde büyük bir heyecanla gerçekleştirilir, Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele için Ankara’ya gelişinin yıl dönümünde yapılan bu önemli koşu sadece Ankara’da değil, Türkiye’nin bütün illerinde yapılırdı.
Haliyle Ankaralılar bu koşuya daha büyük önem verir, Türkiye’nin bütün illerinden katılan atletlerle Büyük Atatürk Koşusu icra edilirdi.
Son yıllarda Büyük Atatürk Koşusuna ilgi azaldı. Birçok illerde bu konuda hiçbir çalışma yok. Bunun böyle olmasının sebebi, elbette biz vatandaşlar değiliz. Bu durum, Atatürk’ü unutturmak isteyen zihniyetin tezahürüdür. Valilikler konuya bigane kalsalar bile, belediyeler (haliyle muhalefete mensup olanlar) kendi Şehirlerinde, ilçelerinde, beldelerinde bu koşuyu düzenleyerek, Büyük Atatürk’ün Ankara’ya giriş günü olan 27 Aralık tarihinin zihinlere kazımaya yardımcı olabilirler.
(Geçmiş zaman olur ki hayali cihan) değer, deyiminde olduğu gibi, geçmiş yıllarda 27 Aralık günleri yapılan Büyük Atatürk Koşusunu gerçekten çok özlediğimizi belirtelim…