Türklüğün şanındandır. Nerede ünlü biri varsa, kökenini araştırır(!) Türk olduğu hükmünü varırız. Zaman - zaman Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selâm olsun) dahi Türk olup olmadığı konusunda tartışmalar yapıldığını duyarız! Bu iddiaları, daha önce de duymuş, hatta bir mecliste bu konuyu birileriyle tartışmıştık. Ama arada şu fark vardı. Bizim tartıştığımız yerde, Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) Türk olduğu değil, KÜRT olduğu iddiasıydı!
Bu anlattığım, birkaç yıl önce olmuştu. Yakın bir dostun taziyesi için Mersin’e gitmiştim. Taziye evinde bile siyaset ve terör konuşuluyordu. Hoca görünümlü biri vazederken HDP’yi hararetle savunuyordu. Dikkat ettim, adama çevredekiler
(SEYYİT EFENDİ!)
diye hitap etmekteydiler. Bunun üzerine dayanamadım:
-Kusura bakmayın Hocam, size (SEYYİT) diye hitap ettiklerine göre, siz, Peygamber Efendimizin soyundan mı geliyorsunuz. Çünkü bizde Peygamber Efendimizin Soyundan gelenlere (SEYYİT) diye hitap edilir
diye sordum.
Hoca, gururla cevap verdi:
-Elhamdülillah, Seyidim!
Bunun üzerine kendisine ikinci bir soru yönettim:
-Seyit olanlar, Arap kökenlidir. Peki, sizin Kürtçülüğü bu kadar hararetle savunmanızın sebebi ne? Peygamber Efendimiz Arap olduğuna ve seyit iseniz, siz de O’nun soyundan geldiğinize göre?
Soruma şu cevabı verdi:
-Aslında Hazret-i İbrahim (A.S.V.) Kürt’tür. Peygamber Efendimiz de, Hazret-i İbrahim’in soyundan gelmektedir. Hazret-i İbrahim, Annemiz Hacer’i ve Hazret-i İsmail-i götürüp Mekke’ye bıraktıktan sonra, asimile oldular. Soyları Arapçayı öğrenerek türediler!
O zaman, ben de Hoca ve Seyit geçinen şahsa şunu söyledim:
-Peki, siz Peygamber Efendimizin “Ben Arap’ım, Kuran’ın dili Arapçadır. Cennette konuşulacak lisan da Arapça olacaktır. Bunun için Arapları seviniz” mealindeki hâdis-i şeriflerini duymadınız mı?
Hoca, bu sefer hâdis-i şerife itiraz ederek:
-Çok sayıda uydurma hâdisler rivayet edilmiştir
dedi. Ben de tartışmayı uzatmadım.
Yani, anlaşılacağı gibi sadece Türkler değil, Kürtler de hatta diğer bazı ırklara mensup olanlar da
HAZRET-İ MUHAMMED’İN (A.S.V.)
kendi kavimlerinden olduğunu iddia etmektedirler.
Yazımızı bir anekdotla noktalayalım:
Ünlü bir
TÜRKOLOĞA
sormuşlar:
-Neden hiç Türklerden Peygamber yok?
Kendinden gayet emin bir şekilde cevap vermiş:
-Kim demiş “Türklerden Peygamber yok, diye!” Hazret-i Adem (A.S.V) Türk’tü…
Bu cevaba bakarak, bütün peygamberler için her ırka mensup olduklarını söyleyebiliriz. Sonuç itibarıyla bütün insanlar
Hazret-i Adem’in
soyundan gelmiyor muyuz. Bu durumda
“bütün insanlar kardeştir”
dersek daha doğru olmaz mı!