Bu ülkede iki tip yobaz vardır. Bunlar, din istismarcısı yobazlarla, Atatürk istismarcısı yobazlardır. Din istismarcısı yobazlar, Atatürk’ü (haşa) dinsiz gibi veya en azından dine karşıymış gibi göstermek çabasındadırlar. Amaçları, dolaylı bir şekilde Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı çıkmaktır. Atatürk’ü dinsiz gibi gösterdikten sonra, ilke ve inkılaplarına da
(DİNSİZLİK)
kılıfını uydurmak gayet kolaydır. Bu yolla, dini bütün Müslümanları, Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına karşı koymaya yönlendirirler.
Atatürkçü geçinen yobazların hedeflerinde de Atatürk’ü (haşa) dinsiz olarak göstermek vardır. Onların amaçları ise, Atatürk’ün, dini kurallara karşı olduğu izlenimini vererek, gerçekten Atatürk’ü sevenlerin kafalarını karıştırarak, din hakkında istifhamlar uyandırmayı sağlamaktır!
Bu iki yobaz türü de, ülkemiz için gerçekten çok tehlikelidirler. Oysa Atatürk bu her iki yobaz türünün de iddia ettikleri gibi değildir. O gerçek bir Müslümandır. İslam dinine değil, hurafelere karşı çıkmıştır. İslam dininin hurafelerden arındırılmasını istemiştir. Ne dinci ve kincilerin, ne de ataistlerin iddia ettikleri gibi (haşa) dinsiz değildir. İslamiyetin özüne sadık bir Müslümandır. Elbette, Peygamber masumiyetinde biri de değildir. Beşeri hataları ve özel yaşantısında günah sayılabilecek eylemleri olmuştur. Şunu unutmamak gerekir ki, Peygamberler dışında masum (günahsız) insan yoktur. Peygamberler de Yüce Allah’ın hıfz-u emanetinde oldukları için masumiyetlerini koruyabilmişlerdir.
Bu açıdan, bardağın boş tarafına değil, dolu tarafına bakmak gerekir. Atatürk’ün, bu millete ve dolayısıyla İslam dinine yaptığı hizmetler ortadadır. Atatürk ve arkadaşları olmasaydı, belki de Türkiye Cumhuriyeti adında bir devlet hiç olmayacaktı. Bu ülkenin toprakları Yunanlıların, Fransızların, İngilizlerin, Ermenilerin ve sair ülkelerin işgalinde kalacaktı. Bugün adı Türkiye Cumhuriyeti olan bu vatan topraklarında, yurdun en ücra köylerinde dahi günün beş vakti ezan okunuyor, namaz kılınabiliyorsa, bunu Mustafa Kemal Atatürk’e ve İstiklal Savaşı kahramanlarına borçlu olduğumuzu unutmayalım.
Ve bu iki tür yobazın söylemlerinden Mustafa Kemal Atatürk’ü tenzih ederek diyorum ki, aslında Atatürk için
(DİNSİZ)
diyenlerin kendileri
DİNSİZDİR!
Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının ruhları şad, mekânları cennet olsun.