Yorum yazımızın başlığını okuyanlar, muhakkak sinirlenmiş ve (baksanıza bu edepsize!) demişlerdir. Ancak, ne demek istediğimizi açıklayınca, hak verecekleri inancındayım. Bilindiği gibi 12 Eylül darbesinin 41. yıldönümü idrak edildi. Darbenin kendisi yok amma lanetle andığımız darbenin ürünü anayasası hala meriyette. Çünkü, darbeyi sözde lanetleseler bile, 1982 anayasası iktidara gelen siyasi partilerin hesaplarına geliyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde dört anayasa vardır. Bunlar: 1921 Anayasası, 1924 Anayasası, 1961 Anayasası ve 1982 Anayasasıdır. Günümüzde uygulanan ve hükümleri geçerli olan anayasa ise 1982 Anayasası’dır. Şunu belirtmekte yarar görüyoruz. 1961 anayasası da bir darbe anayasası olmakla birlikte, dünyanın en özgür ve insan haklarına en çok yer verilen bir anayasaydı.
27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra hazırlanan 1961 Anayasası için 9 Temmuz 1961’de halk oylaması yapılmış, yüzde 38.3 'hayır' oyuna karşılık, yüzde 61.7 'evet' oyuyla kabul edilmişti. Yani, insan hak ve özgürlüklerine bunca yer verilen bir anayasaya milletimizin yüzde 38.3 ‘HAYIR’ oyu kullanmıştı.
Oysa, özgürlükleri kısıtlayan ve yine bir darbe ürünü olan 1982 anayasasına aziz milletimiz yüzde 91,3 oy vererek kabul etmiş, vatandaşların sadece yüzde 8,6’sı hayır oyu kullanmıştı.
Mukayeseyi siz yapın. Özgürlükler anayasası olan 1961 anayasasına vatandaşlar yüzde 61 ‘evet’ oyu verirken, insan hak ve hürriyetlerini kısıtlayan, seçim barajını sıfırdan, yüzde 10’a çıkaran 1982 anayasası için 7 Kasım 1982 günü yapılan referandumda yüzde 91,3 ‘evet’, yüzde 8,6 ‘hayır’ oyu verilmiş, Şimdi, “bu milletin yüzde 90’ı aptal mı” sorumuzun cevabı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. 1961’in özgürlükler anayasasına yüzde 61, özgürlüklerin kısıtlandığı 1982 anayasasına yüzde 91,3 ‘evet’ oyu verenler aptal değil de nedir?
Denilebilir ki, 1982 anayasasına askeri darbe korkusuyla bu kadar yüksek oranda oy verilmiştir. İyi de kardeşim, 1961 anayasası da bir darbe anayasasıydı. Buna rağmen ve özgürlükler anayasası olmasına karşılık yüzde 38 oranında ‘HAYIR’ oyu verenler olmuştu.
Millet olarak iyi ile kötüyü birbirinden ayırt etmek için çok acı tecrübelerle sınandığımız gerçeğini kabullenelim…
ANEKDOT
Ünlü mizah ustası müteveffa Aziz Nesin’in bir gün bir yazısında “Bu milletin yüzde60’ı aptal” diye yazdığı, bunun üzerine “milletten özür dile” diyerek karşı çıkanlar olması üzerine “gerçekten özür diliyorum, ‘Bu milletin yüzde 90’ı aptal’ diye yazacakken, sehven ‘yüzde 60’ı diye yazmışım” dediği anlatılır…