Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifiyle 2019 yılından bu yana yıl içinde 11 Kasım günleri “MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ” olarak ilan edilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye genelinde olduğu gibi İlimizde de 11 Kasım 2024 Pazartesi günü düzenlenen etkinlikte 2500 fidan toprakla buluşturuldu.
Fidan dikmenin önemine vurgu yapan bir anekdot vardır. Yeri gelmişken, bu anekdotu anımsatarak, okuyucularımızla paylaşalım istedik.
Anekdot şöyle:
Halife Harun Reşid bir gün veziriyle birlikte Bağdat’ın dışına çıkarak şöyle bir gezinti yapmak, halkın nelerle uğraştığını görmek ister. Bakar ki, yaşlı bir adam, bağında hurma fidanı dikmektedir. Kendisini tanıtmadan:
-Baba, ne yapıyorsun, bu yaştan sonra fidan mı dikiyorsun?
diye sorar!
Adamcağız:
-Evet, oğul, görüyorsun ya hurma fidanı dikiyorum
cevabını verir.
Harun Reşid, yine sorar:
-Peki, diktiğin bu hurmalar kaç senede meyve verecek dersin?
İhtiyar:
-Hiç belli olmaz oğul; beş senede, on senede, hatta yirmi senede ancak meyve verenler de olur.
-Demek ki, diktiğin hurmaların meyvesini yemen, biraz şüpheli. Mademki sen hayatta iken meyve vermeyecek, o halde bu zahmetleri neden çekiyor; meyvesini yiyemeyeceğin fidanların meşakkatine neden katlanıyorsun?
İhtiyar bu soruya şu cevabı verir:
-Oğul, bizden evvelkiler dikip gitmişler, biz onların diktiği fidanların meyvesini yedik. Şimdi ise sıra bize geldi, biz de dikelim de bizden sonra gelenler yesinler.
İhtiyarın cevabından hoşlanan Harun Reşid:
-Baba, çok güzel konuştun!
diyerek kendisine bir kese altın verir. Bu atiyesinden Muhatabının zaman-zaman tebdili kıyafet gezdiğini duyduğu Halife Harun Reşid olduğunu anlayan ihtiyar:
-Halife Hazretleri, Allah'a hamd ederim ki, başkalarının diktiği fidanlar senelerce sonra meyve verdikleri halde, benim diktiğim fidan daha elimdeyken meyvesini verdi
der.
Harun Reşid, bu söze de hayran olur; ihtiyara bir kese dolusu altın daha verir. Ak sakallı zat, bu sefer de şöyle söylenir:
-Allah'ıma şükrolsun ki, başkalarının diktiği fidanlar senede ancak bir defa meyve verdiği halde, benim diktiğim fidan daha elimdeyken iki defa meyve verdi!
Halife, ihtiyarın bu sözüne de hayran kalır ve bir kese altın daha vererek yanındaki vezirine:
-Burada daha fazla kalmayalım, yoksa bu ihtiyar bizde para bırakmayacak!
diyerek uzaklaşır.
Keşke, biz de bu yaşlı adam gibi, kendimiz için değil, insanlığın geleceğini düşünerek fidan dikmeyi öğrensek. Fidanları dikmekle yetinmeyip, yetişmeleri ve toprağa kök salmaları için gereken ihtimamı göstersek…