Fatih Arıtürk

BİR SİİRT ANEKDOTU

Fatih Arıtürk

Kendisi de Hoca olan Siirtli, bir sıkıntısının giderilmesi için, müridi olduğu o dönemin büyük mutasavvıflarından birinin huzuruna gitmiş,  kendisine duada bulunmasını niyaz etmiş. Tasavvuf ehli zat, hem dua etmiş, hem de:

-Sana bir de muska yazayım üzerinde bulundur, inşallah sıkıntıların bertaraf olur demiş.

Mutasavvıfın yazdığı muskayı boynuna asan Hoca bir süre sonra gerçekten de sıkıntılarından kurtulmuş, rahatlamış.

Bir gün, bu Hoca’ya da, bir dostu, büyük sıkıntıları olduğunu anlatarak  kendisine duada bulunmasını istemiş. Bunun üzerine:

-Ben de sıkıntılı bir dönemimde Hazret’ten dua istemiştim. Hem dua etti, hem muska yazdı. O günden sonra, sıkıntılarım gerçekten de azaldı, yok oldu. Hazret, Siirt’te değil, olsa, beraber huzuruna giderdik. Hem duasını ister, hem de sana da bir muska yazmasını dilerdik. Ama, benim muskayı açıp bakayım, aynısını sana da yazayım, inşallah faydasını görürsün

demiş.

Boynundaki muskayı itinayla açmış, bakmış ki içindeki kâğıtta

“AMME” SÜRE-İ CELİLESİ

var. Kendisi de Hoca olduğu için, oturmuş, özene-bezene

AMME SÜRE-İ CELİLESİNİ

bir Kâğıda yazmış, muska haline getirip, dostuna vermiş. Dostu da, boynuna asmış.

Aradan bir müddet geçmiş. Hoca, muska yazdığı dostunu görmüş:

-Nasıl, inşallah sıkıntın hafiflemiştir!

diye soracak olmuş.

Beri ki:

-Valla, ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sıkıntılarım, aynı şekilde devam ediyor!

diyerek yakınmış.

Bunun üzerine Hoca:

-Şeyh Hazretleri Siirt’e gelmiş. Birlikte gidelim, sana kendisi hem dua etsin, hem mübarek elleriyle muska yazmasını istirham edelim

demiş.

Dostu da bu teklifi kabul edince, birlikte, Hazretin huzuruna gitmişler. Şeyhin müridi durumunda olan, el öptükten sonra:

-Şeyhim, siz bana bir muska yazmıştınız. O muskayı boynuma astıktan sonra, gerçekten, bütün sıkıntılarım bertaraf olmuştu. Bu dostum da (yanında götürdüğü arkadaşını takdim ederek) benden kendisine bir muska yazmamı istedi. O sıralarda siz Siirt’te yoktunuz. Ben de, bana yazdığınız muskayı açarak baktım. AMME SÜRE-İ CELİLESİYDİ. Bunun üzerine, haddim olmayarak ben de bir AMME SÜRE-İ CELİLESİ yazarak, kendisine verdim. Ama, sıkıntısı azalmadı. Siirt’e teşrif ettiğinizi haber alınca, dostumu da size getirdim. Hem bu işin hikmetini, hem de kendisine duada bulunarak mübarek ellerinizle bir muska yazmanızı istirham etmek için geldik

deyince, Şeyh gülümseyerek müridine sormuş:

-Siz Siirtliler kime “AMME” dersiniz! Babalarınızın kız kardeşlerine değil mi. (Amme, Siirt Arapçasıyla

HALA demektir) Peki, senin AMMEN  (HALAN) ile benim AMMEM (HALAM) aynı mı?

demiş.

Sonra, sıkıntılı kişiye hem dua etmiş, hem de bir muska yazarak boynuna asması için vermiş. Onun da sıkıntıları gerçekten hafiflemiş, yok olmuş..

Yazarın Diğer Yazıları