Fatih Arıtürk

BİR ORDUYA BEDEL YİĞİTLER!

Fatih Arıtürk

Bu bir gerçektir ki,

YÜCE ALLAH’IN

bir lütfu olarak bazı kimseler gerçekten insanüstü güçlere sahip kılınmışlardır. Tarihin derinliklerinde, tek başlarına

BİR

ORDUYA BEDEL

kahramanların yaşadıkları esatiri olarak anlatılır.

ANTAR IBEN ŞEDDET (ŞEDDADIN OĞLU ANTER), AVŞ IBEN ALAK (ALAK’IN OĞLU AVŞ), AMR BİN ABDUVED, ALLAH’IN ARSLANLARI HAZRET-İ HAMZA, HAZRET-İ ALİ gibi her biri bir orduya bedel kahramanların adları hala dilden dile dolaşır.

1900’lü yılların başındaki Şehrimizde de namı hala dilen dile dolaşın

Melek ıben Haccı Adro (HACI ADRONUN OĞLU

MELEK)

adında bir yiğidin yaşadığını biliyoruz. Bir de, bizim gördüğümüz ve yakından tanıdığımız

Mızbah ıben Hacci Alo (Hacı Alo’nun oğlu

Mizbah)

adıyla nam yapmış, İrlandalı turist gibi, 15-20 kişiyi haşat etmiş bir babayiğit hemşerimiz vardı.

Yeri gelmişken, Siirt’le ilgili anekdotlar kitabımızda yer aldığı şekliyle bu yiğit hemşerimize ait gerçek bir olayı anlatarak yazımızı noktalayalım:

“Hacci Mızbah Iben Şeyh Alo”

nâmıyla bilinen Hacı Mizbah Palan 20. asır Siirt’in sevilen ve tanınan simalarından biriydi. Siirt’te, şehirlerarası ilk otobüs şirketleri

olan “Oto Şark”

ve “Siirt Petrol”ün

kurucusudur.

Gençlik döneminde

SAKALIK

yapan ve kabadayı takımından olan Şeyh Mizbah, bilahare şoförlük ve nakliyecilik mesleğine geçmiş, daha sonra da şehirlerarası otobüs şirketleri kurarak hizmetlerini sürdürmüştür. Kabadayılık dönemine ait anlatılan pek çok anekdotlar vardır. Birini nakletmekle yetinelim.

Nakliyecilik yaptığı dönemde, Bitlis’e yük götüren ve kabadayılığının hızlı döneminde olan Hacı Mizbah, dönüşte, Bitlis’ten yük alır. Ancak, Bitlisli simsarlar karşı çıkarlar ve Bitlis arabalarından başka hiçbir kamyona yük taşıttırılmayacağını söylerler. Rahmetli, onlara aldırmaz. Arabasını yükler. Dönüş yolunda bir köprü başında yolunu kesen Bitlisli simsarlar, akıllarınca onu dövüp, yükünü indirecekler. Ama yolunu kesenlerin 10-15 kişi olmalarına karşılık, rahmetli her yumruk vurduğunu devirir.

Dayak atalım derken, dayak yiyen Bitlisli simsarlar, bu defa bıçak ve tabancayla Hacı Mizbah’ı öldürmek isterler. Amma, lider durumunda olanları mert çıkar ve arkadaşlarına söyler:

-Bakın, sakın kimse bıçak veya tabanca kullanmaya kalkışmasın. Kim öyle bir halt işlerse karşısında beni bulur. Yahu, böyle yiğit birini puştlukla öldürmek bize yakışır mı?

Sonra, Hacı Mizbah’ı kucaklayarak öper:

-Bundan sonra, Bitlis’te benim himayemdesin. Ne zaman gelirsen, gel, seni boş göndermem. Kamyonuna yük bulmak benim boynumun borcudur, der.

Merhum Mizbah Palan’ın Kabri Şeyh Muhammed Kazım mezarlığındadır. Allah rahmet etsin.

Yazarın Diğer Yazıları