Fatih Arıtürk

BİDEN YİNE (SOYKIRIM) DEDİ

Fatih Arıtürk

7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail tarafından, Gazze’de tüm Dünyanın gözleri önünde bir soykırım yaşanırken, bunu görmezden gelen ABD Başkanı Joe Biden 24 Nisan 1915 olaylarını yine  (SOYKIRIMI) olarak yaftaladı.

Konuyla ilgili Beyaz Saray tarafından yapılan yazılı açıklamada 1915’te yaşananların yeniden "soykırım" olarak tanımlanması  Dışişleri Bakanlığımız tarafından  "Tarihi gerçekleri çarpıtan bu açıklamalar uluslararası hukuka da aykırıdır" denilerek reddedildi.

Ermenice "Büyük Felaket" anlamına gelen "Meds Yeghern" tanımının kullanıldığı, ABD Başkanı Joe Biden'ın imzasıyla yayımlanan Beyaz Saray açıklamasında, "Meds Yeghern - Ermeni soykırımı - sırasında kaybedilen hayatları anıyoruz ve asla unutmama taahhüdümüzü yeniliyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Biden yönetimi tarafından geçen yıllarda yayımlanan açıklamayla çok benzer ifadelerin kullanıldığı yeni açıklamada "Zulüm kampanyası 24 Nisan 1915'te başladı. Osmanlı yetkilileri Konstantinapolis'te Ermeni aydınları ve cemaat liderlerini tutukladı. Bunu izleyen yıllarda bir buçuk milyon Ermeni sınır dışı edildi, katledildi ya da ölüme yürütüldü. Bu, Ermeni ailelerini sonsuza dek etkileyen ve nesilleri sonuna kadar değiştiren bir trajediydi" denilmekte.

Evet, 24 Nisan 1915 sözde

ERMENİ

SOYKIRIMININ

başlangıç tarihi olarak kabul edilir. Aradan 109 yıl geçti, hâlâ aynı nakarata devam ediliyor.

Peki, ABD ile AB ülkelerinin Türkiye’nin başında

DEMOKLESİN KILINCI

gibi  sallandırdıkları bu sözde

(ERMENİ SOYKIRIMI)'

nın aslı, astarı nedir! Ya da, yıllardan beri Türkiye’yi soykırımla itham eden Ermeni diasporasının amacı ne! Sözde, 1915’li yılların intikamını almak için 1973’lü yıllarda ortaya çıkan Ermeni terör örgütü ASALA, 1974 Kıbrıs barış harekatından sonra yurt dışındaki temsilciliklerimize ve diplomatlarımıza yönelik sabotaj ve suikastları gerçekleştirmiş, 1984 yılına kadar eylemlerini sürdürmüştür. Türkiye’yi hedef alan örgütlerinin arkasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlenmesini istemeyen devletler vardır.

Osmanlı devletini parçalamak amacıyla Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler yüzlerce yıl Türklerle dostça ve iç içe yaşayan Ermenileri kullanmışlar, onları kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmişlerdir. Osmanlı devletinde Ermeniler askerlikten, kısmen de vergiden muaf tutulmuş, ticarette, zanaatta, çiftçilikte ve yönetimde önemli yerlere gelmişlerdir.

Osmanlı devletinin zayıflamaya başladığı dönemlerde Avrupa devletleri ve Rusya’nın kışkırtması sonucunda Türk-Ermeni ilişkileri bozulmuş, Batılı misyoner din adamlarının faaliyetleriyle Ermeniler dini, kültürel, ticari, sosyal ve siyasi açılardan Türk toplumundan uzaklaşmıştır.

Avrupa ülkelerinden Fransa, Türkiye’yi sözde Ermeni soykırımı ile suçlayan yasa çıkaran dünyadaki ilk ülkedir. Oysa, Fransa’nın yaptığı soykırımlar tarihi gerçeklere dayanmaktadır. En büyük soykırımı ise

CEZAYİR’DE

uygulamıştır.

Ayrıca Fransa, Osmanlı İmparatorluğunu tarihe gömen Sevr Anlaşması’nın imzalandığı Paris’in Sevr banliyösündeki seramik müzesinin önüne Ermeniler tarafından 8 Mart 2001 tarihinde Ermeni soykırım anıtı açılmasına izin veren ilk ülkedir.

Avrupa ülkelerinden İsviçre’de de çıkarılan bir yasa ile

“Ermeni soykırımı

yoktur”

demek yasaktı ve bunu söyleyen kim olursa olsun hapis ve para cezasına çarptırılacaktı. Ancak, 2008 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açılan ve 5 yıl süren davada büyük bir hukuk zaferi kazanıldı. Emsal olacak kararda

“İsviçre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğüyle ilgili maddesini ihlal etti”

denilerek yasak kaldırıldı.

Dünyada atom bombası kullanarak sivillerin kitleler halinde ölmelerine yol açan ilk ve tek ülke ABD’dir. ABD’nin işlediği soykırımları yazmağa kitaplar yetmez!

Evet, asıl soykırımcı kendileri olan ABD ve Avrupa Devletleri sözde Ermeni Soykırımını hep başımızın üzerinde

DEMOKLESİN KILICI

gibi tutmaya devam etmektedirler. Türkiye emperyalist zihniyetlere karşı her atak yaptığında bir de bakıyorsunuz, Ermeni Soykırımı yalanı gündeme getirilmiştir.

Temcit pilavı gibi ısıtılarak yeniden önümüze konulan

ERMENİ SOYKIRIMI YALANININ ASLI NEDİR.

Bugünkü yorumumuzda İlimizden örnek vererek konuyu irdeleyeceğiz.

1915’li yıllarda Rus kuvvetlerinin Doğu Anadolu’dan sınırlarımıza girmeleriyle birlikte Ermeni isyanları başlamıştı. Bu isyanlar, özellikle Doğu Anadolu’dan başlayarak diğer vilayetlere yayılmış Erzurum ve çevresinde Rus işgalinin genişlemesiyle Ermeniler,

“Müslümanların kanını kendilerine mubah”

gören bir tavır içine girmişlerdi. Bir Alman generalinin ifadesiyle,

“Bölgedeki Müslüman halkı silip süpürmeye başlamışlardı!”

Rus işgaliyle birlikte ortaya çıkan Ermeni çeteleri, Osmanlı İmparatorluğunun en zor döneminde Müslümanları sırtından hançerlemişlerdir. Ermeni çetelerin başlattıkları eylemler devam ederken, güvenlik kuvvetleri tarafından Ermenilerin yaşadıkları bölgelerde yapılan aramalarda pek çok silâh ve cephane ele geçirilmişti. Osmanlı İmparatorluğunun varlığını tehdit etmeye başlayan bu duruma biraz daha sessiz kalınması halinde telafisi mümkün olmayan durumların yaşanacağı ortaya çıkmıştı! Bunun için, Ermenilerin toplu bulundukları yörelerden, yurdun dört biryanına dağıtılarak kitlesel isyanlara yol açılması önlenmek istenmiştir. Olay bundan ibarettir. Elbette, bu tehcir sırasında  olumsuz olaylar yaşanmış, durumdan yararlanmak isteyen bir takım çeteler oluşmuş, yollarını keserek Ermlenileri soyanlar ve katledenler olmuştur. Devlet, bu gibi çetelerle de mücadele etmiştir. Yani (SOYKIRIM) dedikleri gerçekte ihanetlerine karşı Ermenilerin, başka yörelere tehcir ettirilerek askeri güçler oluşturmalarının önlenmesinden ibarettir.

Yazarın Diğer Yazıları