Neredeyse, Temmuz ayını yarıladık. Hâlâ asgari ücretlilerin, emeklilerin ve memurların alacakları maaş artışı netleşmedi. Neden açıklanmıyorlar, belli değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile artık maaş artış oranlarının bir an önce açıklanması gerektiğini buyurmuş. Biz emekliler ise beklemekten fıtık olduk. Yandaş medya ise pembe tablolar çizmeğe devam etmekte. Sık-sık (Emeklilere müjde!), (Emekliler yaşadı!) (Emekliler, bayram edecek!)
Ve benzeri haberlerle emeklilerin akılları karıştırılmak istenmektedir. İnanır mısın, emekliler bu ve benzeri haberleri televizyonlardan işittiklerinde veya yazılı medyada okunduklarında kendilerine küfür yapılmış gibi algılamaktadırlar.
Yahu, siz emeklilerin akılları ile dalga mı geçiyorsunuz, emeklileri geri zekâlı mı zannediyorsunuz! Siz ne derseniz deyiniz, ne yazarsanız yazınız, hangi telden çalarsanız, çalınız, emekliler ne yazdıklarınıza, ne konuştuklarınıza itibar etmiyorlar. Emekli, cebine bakıyor. Borcuna, harcına, ödeyemediği kirasına, kredi kartının dolan limitine, tam takır kuru bakır mutfağına, yüksek tahsilde olup harçlık gönderemediği çocuğunun durumuna yanıyor. Bu açıdan, müjde diye lanse ettiğiniz hiçbir haberinize itibar etmediği gibi, aklı ile dalga geçtiğiniz için eline geçirirse, sizi bir kaşık suda boğabilir!
Hem, şunu kesin olarak bilelim ki, sadece emeklilerin, asgari ücretlilerin değil, memur ve işçilerin de maaşlarına yapılacak zam oranı çok düşük tutulacaktır. Enflasyonun yüzde 150’ler düzeyinde seyrettiği düşünülürse, 4 yıl süreyle zamlar hep düşük tutulacaktır. Maliye Bakanının, mevcut enflasyonun yükseliş sebebini
ASGARİ ÜCRETTEKİ ARTIŞ
olarak açıklamasından yola çıkarak, enflasyonla mücadele adı altında maaşların düşük tutulacağı zihniyeti ortada…
Sonuç olarak diyoruz ki, yandaş medyanın çığırtkanlarının emeklilerle illgili sözde müjdelerinin EMEKLİLER TARAFINDAN KENDİLERİNE YAPILMIŞ KÜFÜR OLARAK ALGILANDIĞINDAN HABERLERİ OLSUN DA ARTIK ÇIĞIRTKANLIĞI BİRAKSINLAR!
Yazımızı noktalarken, yetkililere sesleniyor ve diyoruz ki:
-NE VERECEKSENİZ, ARTIK AÇIKLAYIN. BEKLEMEKTEN FITIK OLDUK!
ANEKDOT
Bir kıtlık yılının kış mevsiminde Nasreddin Hoca eşeğinin arpasını kısmıştı. Birgün ahıra gidince bakmış ki Karakaçan nalları dikmiş.
Eşeğinin açlıktan öldüğünü anlayan Hoca söylenmiş:
-Ah Karakaçan, vah Karakaçan. Bahara kardar dayansaydın, çayırlar çimenle dolacak, yoncalar, fesleğenler, naneler açacak sen de ne güzel otlanacaktın…