Meydanı boş bulunca Atatürk’e hakareti iş edinen sapıklar var. Kendilerini dindar, hatta allame vehmeden bu sapıklar, her fırsatta dolaylı yollardan
ATATÜRK’E HAKARETİ
marifet zannediyorlar. Hatırlayacaksınız, Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesini fırsat bilerek, dolaylı yoldan hem de camiin minberinden
ATATÜRK’E
hakaret etmişlerdi.
Camilere devam eden, cuma hutbelerini, vaiz, mevlit ve benzeri etkinlikleri izleyenlerin ifadelerine göre, bu gibi hiçbir etkinlikte
Türkiye Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal’in
adından bahsedilmemektedir! Meclis-i Mebusanın kuruluşuyla ilgili hutbe verilir,
ATATÜRK
yok, Cumhuriyet bayramıyla ilgili hutbe verilir yine
ATATÜRK
yok!
Hatta, bu yıl da 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla günün 4-5 gün öncesine denk gelen 19 Kasım 2021 tarihli Cuma hutbesinde, öğretmenler gününden ve dolayısıyla ATATÜRK’TEN BAHSEDİLMEDİ.
İslam Dininin OKUMAYI EMREDEN DİN OLDUĞUNDAN BAHSEDERİZ, YÜCE ALLAH’IN, HAZRET-İ MUHAMMED’İN ŞAHSINDA İNSANLIĞA İLK EMRİNİN (OKU) OLDUĞUNU İFTİHARLA SÖYLERİZ DE, İNSANLARA OKUMAYI ÖĞRETMEK GİBİ KUTSAL BİR GÖREV OLAN ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜNÜ VE ÖĞRETMENLERİMİZİ NASIL UNUTURUZ. Diyanet bu, unutur elbette. Çünkü ATATÜRK ile ilgili konularda kafası malüldür.
Oysa, 24 Kasım Öğretmenler Gününü Cuma hutbesinin konusu yaparak, İslam dininde ilk öğretmenlerin
ASHAB-I SUFFA
olduğunu dillendirerek, çok güzel de bir bağlantı kurabilirlerdi.
Ama işin içinde ATATÜRK olduğu için UNUTMUŞLARDIR!!!
Geçmiş yıllarda bir ara, Şehrimizde Öğretmenler Günü dolayısıyla
MEVLİD-İ ŞERİF
etkinliği düzenlenmişti. Mevlit-i şerifin hatimesinde gerekli, gereksiz birçok isimler sayılarak adlarına dualar yapılırken,
ATATÜRK’ÜN
adı zikredilmemişti. O zaman da bu duruma karşı çıkarak Öğretmenler gününde okutulan bir Mevlit-i Şerifte
ATATÜRK’ün
adının anılmamasını nasıl açıklayacaklarını sormuştuk.
Diyanet İşleri Başkanlığının
ATATÜRK
konusunda İl Müftülüklerine gizli bir talimatı mı var, yoksa bu gibi etkinliklerde hoca efendiler kendi inisiyatifleriyle mi
ATATÜRK’ÜN
adını es geçiyorlar. Acaba,
ATATÜRK
olmasaydı camilerimiz, mescitlerimiz bu gün açık olacak, içlerinde serbestçe namaz kılınabilecek miydi! Bu özgürlüğün sağlanmasına en büyük katkıyı sağlayan
KURTULUŞ
Savaşlarının Kahramanı Mustafa
Kemal ATATÜRK değil mi!
Niçin O’na bir rahmet getirmeyi bile çok görüyorsunuz! Diyelim ki
ATATÜRK
(haşa)
çok günahkâr biriydi. Dinimizde, en çok duaya muhtaç olanlar
Yüce ALLAH’IN GÜNAHKÂR KULLARI değil mi!
Kendi dar görüşleriyle,
Mustafa Kemal
ATATÜRK’Ü
bir kalemde silip atan, hutbelerde, vaizlerde, mevlitlerde ve benzeri etkinliklerde adını anmayanlara, kendilerini dini bütün vermeden bu sapıklar daha önce de vardı, bugün de var. Türkiye Cumhuriyetinin banisi
Mustafa
Kemal ATATÜRK’E
hakaret etmek cesaretini kimlerden alıyorlar, belli. Biz bu sapıklara ve onların ilham kaynağı olanlara, Neyzen Tevfik’e ait olduğu zannedilen ancak, Mutlu Çelik’e ait olan
(BEHEY DÜRZÜ)
şiiriyle seslenmenin en iyi cevap olduğunu belirterek, bu ibret dolu şiiri okuyucularımızın takdirlerine sunuyoruz:
NE ARARSIN TANRI İLE ARAMDA!...
SEN KİMSİN Kİ ORUCUMU SORARSIN?
HAKİKATEN GÖZÜN YOKSA HARAMDA
BAŞ AÇIĞA NİYE TÜRBAN SORARSIN?
RAKI, ŞARAP İÇİYORSAM SANA NE.
YOKSA SANA BİR ZARARIM, İÇERİM.
İKİMİZ DE GELSEK KILDAN KÖPRÜYE,
BEN DÜRÜSTSEM SARHOŞKEN DE GEÇERİM
ESİR İKEN MÜMKÜN MÜDÜR İBADET?
YATIP KALKIP ATATÜRK'E DUA ET.
SENİN GİBİ DÜRZÜLERİN YÜZÜNDEN,
DİNİNDEN DE SOĞUYACAK BU MİLLET
İŞGALDEKİ HALİ SAKIN UNUTMA.
ATATÜRK'E DİL UZATMA SEBEPSİZ.
SEN ANANDAN YİNE ÇIKARDIN AMMA
BABAN KİMDİ BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ.