Miladi takvime göre bu yılın Kurban bayramını 28 Haziran 2023 Çarşamba günü idrak edeceğiz. Maalesef yıllardan beri olduğu gibi bu yıl da ne kişi olarak, ne ailece, ne millet ve ne de İslâm âlemi olarak pek huzurlu ve rahat olduğumuzu iddia edemeyiz. Kişi olarak gelirin, giderine yetmiyorsa, nasıl huzurlu olacaksın. Gelirinle aileni vasat olarak geçindiremiyorsan, huzur içinde olmanın imkânı var mı. Bir ülke düşünün ki, nüfusunun yüzde 50’sinden çoğu geçim sıkıntısı çekmektedir. Böyle bir ülkede yaşayan milletin rahat ve huzur içinde olduğu düşünülebilir mi. Topyekun İslâm âlemini düşünün. Bütün İslâm ülkelerinde kan ve gözyaşı hâkim değil mi…
Milyonlarla ifade edilecek sayıda gençlerin işsiz oldukları, sosyal güvencelerden yoksun bulundukları düşünülürse, bu milletin rahat ve huzur içinde olması mümkün mü. Bir ülke ki. 30-40 yıldan beri içindeki terör unsurlarıyla mücadele etmektedir. İçeriden ve dışarıdan adeta kuşatma altındadır. Yıllarca dost diye sarıldığı güçlü devletlerden şamar üstüne şamar yemektedir, böyle bir ülkenin vatandaşları (bayram gelmiş neyime) türküsünü çığırmayıp da ne yapsın…
İslâm âlemini göz önüne getirin, bütün Müslüman ülkelerde kan ve gözyaşı hâkim değil mi! Yoksul vatandaşlar, belki bir günlük için de olsa et ihtiyaçlarını kesilen kurbanlardan sağlamak umudunda. 364 gün etsiz, bir günü et tüketimiyle geçecek koca bir yıl! Mali sıkıntılar yanında, huzur denilen duyguyu da çoktan kaybettik. Yarınından emin olmayan bir millet nasıl huzurlu olacak. Ortadoğu’da yaşananlara bir bakın. Kurban Bayramı adı konulmamış bir savaşın içinde olduğumuz gerçeğini unutturacak mı! Doğrudur, ülke içinde terörü hiç olmadığı kadar köşeye sıkıştırdık ama neye yarar. Ülkede fakirlik devam ettiği sürece, terörün yeniden canlanması ihtimali her zaman için vardır.
(FAKİRLİK AZ KALSIN KÜFÜR OLACAKTI)
mealindeki hadis-i şerifi unutmamak gerekir. Fakirlik küfür olmazsa bile, neredeyse küfre eş değer olan
TERÖRE DÖNÜŞMEKTEDİR.
Yani, fakirlik devam ettiği sürece, terörün yeniden hortlaması ihtimalini yabana atmayalım. Hem (biri yer, biri bakar, kıyamet bundan kopar) özdeyişini unutmayalım. Maalesef bu özdeyişi
(BİRİ YER,
BİNİ BAKAR)
şeklinde değiştirmek mümkün hale gelmiştir. Bu ülkenin nüfusunun yüzde 1’inin, milli gelirin yüzde ellisine, geri kalan yüzde 99’ünün ise diğer yüzde 50’sine ulaştığı, bu yüzde ellilik dilimde de, yüzde 10’un, yüzde 90’lık dilime sahiplendiği düşünülürse, gerisini anlatmağa gerek yoktur.
Evet, kurban bayramında hacı adayları Arafat dağına çıkarak, İslâm âlemi için dua edecekler. Ama her ne hikmetse, yıllardan beri yaptıkları dualar kabul edilmiyor olacak ki, dünya devletleri içinde en geri durumda olanlar, en çok ezilenler, sömürülenler hep Müslüman ülkelerin halkları olmaktadır.
Müslümanlar, hem kendi ülkelerinde hem dünya genelinde zor şartlar altında yaşamlarını sürdürürlerken, Kurban Bayramını kutlamanın anlamını bilmek gerçekten zordur.
Evet, bu yılın Kurban Bayramı da, son yıllarda yaşanan en sıkıntılı bayramlardan biri olacak. Bayram gibi bayramlar yaşanacağı günler dileklerimizle…