Bankaların verdikleri promosyonlardan büyük mağduriyetler doğduğu anlaşılmaktadır. Kimi özel bankalar, maaşlarını kendi bankalarından alanlara yüksek miktarlarda promosyonlar dağıtırlarken, özellikle KAMU BANKALARI niteliğinde olanların bu konuda hasis davrandıkları ortaya çıkmaktadır.
Hele, aktif olarak çalışanların durumlara çok daha büyük mağduriyetlere yol açmakta. Düşünebiliyor musunuz, öğretmen maaşları için 3 yıllık 7 bin TL promosyon öngören ve konuyu anlaşmaya bağlayan bir banka, anlaşmanın feshi üzerine promosyon miktarını 22 bin TL’ye çıkarmıştır. Yani, 3 katından da fazlasına.
Aktif çalışan kamu görevlilerinin, kişi olarak banka tercih etme hakları bulunmuyor. Bağlı oldukları kurum, hangi bankayla anlaşırsa, maaşlarını o bankanın şubelerinden tahsil etmek durumundadırlar. İnanmıyoruz ama, bankaların özellikle teşkilatları geniş olan kurum amirlerine personellerinin maaşlarını bankalarının da yatırmaları için çeşitli hediyeler verdikleri iddiaları oldukça yaygın!
Aktif olarak çalışan personelleri bir yana bırakalım ve emeklilerin durumlarını ele alalım. Emekliler, maaşlarını bireysel olarak istedikleri bankalara yatırabilmektedirler. Alacakları promosyon miktarını pazarlıkla tespit etmek hakkına da sahip bulunmaktadırlar. Ne var ki, çoğu emekli, maaşlarını kamu kurum ve kuruluşlarından almayı adeta bir milli görev olarak telakki etmektedir. Bunun için de kamu kurum ve kuruluşlarına ait bankaları tercih etmektedirler.
Bu durumda, kamu kurum ve kuruluşlarına ait bankaların da, emeklilerin halis niyetlerini istismar etmeden, özel bankaların verdikleri oranda, promosyon vermeleri gerekmez mi.
Bu işin, keyfiyete bırakılmaksızın, Devletin ilgili mercileri tarafından ele alınması ve emeklilerin mağdur edilmemesi için, promosyon miktarının, özel bankalara göre eşitlenmesi, bütün emeklilerin temennileridir.
Bu konuda, yetkililere ve etkililere seslenerek diyoruz ki bari, emekli vatandaşları promosyon konusunda olsun mağdur etmeyiniz.