Tam anlamıyla bir ekonomik çıkmazın içinde yuvalanıp gidiyoruz. Hacizler, iflaslar, kapanan iş yerleri ve açlık sınırındaki ücretliler. İşte, ülkemizin tablosu bu!
Borçlu ev sahipleri, aile fertlerini uyarıyorlar.
“Sakın ha sakın, bilmediğiniz kimselere kapıyı açmayınız. Haciz memuru olabilir! Postacının getirdiği kâğıdı imzalamayın, borç veya mahkeme ilâmı olabilir!”
Emeklilerin, işçilerin, memurların iflâhları kesildi. Bu saydığımız bordro mahkûmlarının yüzde 90’ı, sözün tam anlamıyla açlık sınırındalar. Onların da çocuklarına ve aile bireylerine özel tavsiyeleri var.
“Sakın kapıyı kimseye açmayın. Çalsın, çalsın ‘evde kimse yok’ desin de çeksin gitsin. Ev sahibidir, kirayı istemeye, elektrik görevlisidir, borç yüzünden elektriği kesmeye gemleş olabilir!”
Geçmiş yıllara ait bir türkü vardı:
“Bak postacı geliyor
Selam veriyor
Herkes ona bakıyor
Merak ediyor
Çok teşekkür ederim
Postacı sana
Pek sevinçli haberler
Getirdin bana
Bugün yalnız bu kadar
Darılmayınız
Yarın yine gelirim
Hoşçakalınız”
Şeklinde neşeyle söylenirdi. Dillerde sevgiyle dolaşan o postacı türküsü şimdi değişmiş, bambaşka bir kılıfa girmiş. Sözleri de şöyle olmuş:
“Bak postacı geliyor,
Gören esnaf kaçıyor!
İcra memurları da
Peşlerinden koşuyor
Bu gün evde değiliz,
Götür git ilamını
Evde kimseler yoktu
Diye iade et zarfı”
Bütün bunlar olup, biterken hükümet, suni gündemler oluşturarak açlığı, yoksulluğu unutturmağa çalışıyor.
Evet, bu ülkede gerçek gündemin ekonomi olması gerekirken ve milletin yüzde 90’ını ilgilendiren sorunun geçim sıkıntısı olmasına karşılık, iktidar suni gündemler oluşturmakta, muhalefet de, tuzağa düşerek asıl gündem olan ekonomiyi teğet geçip, iktidarın suni gündemlerine kapılıp gitmektedir.
Doğrusunu isterseniz, iktidarın ekonomiyi unutturmak için giriştiği ustaca manevraları takdir etmemek elde değil. Ve bu oyunlara gelen muhalefet partilerini uyarmaktan başka yapabileceğimiz bir şey de yok.
Muhalefet hükümeti vurmak istiyorlarsa, bütün güçleriyle ekonomik konulara yönelmelidirler. Emekli, işçi, memur, iflas eden esnaf, anasını alıp giden çiftçi, kepenk kapatan sanayici onlardan bunu istiyor, bunu bekliyor.
Ülkemiz, tek adamın ülkesi oldu. Haberiniz olsun.