Fatih Arıtürk

Atatürk'ü, Sevmeyen Zavallılar!!!

Fatih Arıtürk

Cumhuriyetin kuruluşunun 101. Yılı idrak edilirken, akıllara takılan bir istifham var. Maalesef, bu ülkede nüfus geneline göre oranları çok az da olsa ATATÜRK karşıtı, hatta ATÜTÜRK’E düşmanlık güdenler var. Bu gibiler, ATATÜRK’Ü neden sevmezler, bir türlü aklım ve havsalam almıyor. Oysa Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı, (Türkiye Cumhuriyeti) diye bir devlet de olmayacaktı, onlar da, bugün işgal ettikleri makamları rüyalarında bile göremeyeceklerdi! (ATATÜRK)ün adını ısrarla kullanmayan ve sıkıştıkları zaman

(MUSTAFA

KEMAL)

demekle yetinen siyasilerimiz bile var.

Tabii, sadece siyasiler değil, onardan cesaret alan ve meydanı boş buluncu, seslerini yükseltmeğe başlayan sözde yazarlar, edipler (edepsizler) de bulunmakta. Bunlar,

KEMALİST REJİME KARŞI

olduklarını açık bir şekilde söylüyorlar. Peki, kim bunlar! Cumhuriyet öncesi dönmede bölgemiz insanlarına kan kusturan ağalar, aşiret reisleri ve din istismarcısı sahtekârlar! Onlar, elbette ATATÜRK’Ü SEVMEZLER! Çünkü ATATÜRK halkı onların sultalarından kurtardı. Bütün vatandaşların eşit statüde olduğu Cumhuriyeti kurdu. ATATÜRK’ÜN kurduğu cumhuriyette kimsenin, kimseye üstünlüğü yoktu. Egemen olanlar ve halkı köle gibi kullananlar, bunu içlerine sindiremediler.

Bu yüzden ATATÜRK’E VE CUMHURİYETE DÜŞMAN KESİLDİLER.

ATATÜRK’ÜN ebediyete intikalinden sonra, meydanı boş buldular.  Siyasi partilerin de oy uğruna verdikleri tavizler sonucu yeniden hortlayan feodal düzen, giderek güçleniyor. Ağaların, aşiret reislerinin ellerinde asaları var. Müteşeyyih geçinenler ise dini siyasete alet ederek geçmiş dönemlerdeki debdebelerine geri dönmek için ortamı gayet müsait buluyorlar. Bunun için ağalar, aşiret reisleri ve müteşeyyihler el-ele vermişler, ATATÜRK’E dil uzatıyorlar.

Kendi çıkarları uğruna birleşen bu kesimleri anlıyoruz da, halkın bir kısmının yine bunların peşlerine düşmelerini anlamakta zorluk çekiyoruz. Efendilerine âşık köleler gibi, köleliğe razı olmak, bir kısım insanlarımızın kanlarına mı işlemiş, bilemiyoruz.

Oysa Türkiye Cumhuriyetinin okullarında okuyan fakir ailelerin gençleri doktor oldular, hâkim oldular, mühendis oldular, hatta vali ve paşa oldular. Ağalarının, aşiret reislerinin önlerine geçtiler. Feodal yapıda buna hiç müsaade edilir miydi! Fakir ailelerin çocukları ya çoban olurlardı, ya ırgat, ya taşeron işçi!

Ağaların, aşiret reislerinin, din istismarcısı müteşeyyihlerin ATATÜRK’Ü SEVMEMELERİNİN sebebini biliyoruz da, herkesten çok, cumhuriyetin kıymetini bilmeleri gereken fakir ailelerin hala onların dümen sularına gitmelerine doğrusu pek bir anlam veremiyoruz!

Bu millet, ancak ATATÜRK’Ü severek ve ilkelerini yol edinerek yeniden dirilebilir. Bunu bilmekte yarar var!

Yazarın Diğer Yazıları