Devlet Sanatçısı unvanı elinden alınan, ancak, sanatıyla milletin kalbinde taht kurmuş olan büyük tiyatro sanatçısı Levent Kırca’yı 2015 yılının 12 Ekim günü kaybetmiştik. Levent Kırca’nın 67 yaşında, verimli bir çağında hayata veda etmesi, bütün sevenleri tarafından elbette büyük bir üzüntüyle karşılanmıştı.
Ölümü 2015 yılında yakalandığı karaciğer kanseri nedeniyle kemoterapi tedavisi görmekte olduğu Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde
12 Ekim 2015 gecesi saat 02.40
'ta yaşamını yitirmişti.
12 Ekim 2015 pazartesi günü vefat eden ve 13 Ekim Salı günü defnedilen büyük sanatçı, giderken de çok önemli bir mesaj vermeyi ihmal etmemişti. Son mesajı üç cümleden oluşuyordu amma, sayfalar dolusu açıklaması yapılacak bir mesajdı. Kırca’nın dar-ı dünyadan, dar-ı ukbaya göç ederken verdiği üç cümlelik mesaj şuydu:
ATATÜRK’LE KALIN,
CUMHURİYETLE KALIN,
HOŞÇAKALIN…
Bu üç satırlık veda, sözün tam anlamıyla Levent Kırca’ya yakışan çok anlamlı bir mesajdı.
Türkiye Cumhuriyeti olarak Atatürk’ün yolundan sapmanın zararlarını hep birlikte yaşıyoruz. Büyük önderin sadece
(Yurtta Sulh, Cihanda Sulh)
ilkesini uygulasaydık, hiç bu hallere düşer miydik.
Evet, bu ülkenin birlik ve beraberliğini istiyorsak,
ATATÜRK’ün
ilke ve inkılaplarıyla kalmamız gerekir. Atatürk’ün yolundan saptık, ülkeyi neredeyse bir iç savaş konumuna getirdik. Emperyalistlere peşkeş çektik. Onun yaptıklarını, bizler sattık!
Türkiye, şekil olarak her ne kadar cumhuriyetle yönetilmekte ise de, Osmanlıyı diriltmek hayaline kapıldık. Kendimizi
Muhteşem
Süleyman’ın
döneminde zannettik. Bir haftada Şam’a girip, Emevi camiinde Cuma namazı kılmak hayallerine kapıldık. Kendimizi Atatürk’ün değil, Osmanlının varisleri gibi gördük. Oysa bilmemiz gereken gerçek şudur. Osmanlı Devleti bir daha dirilmemek üzere tarihin derinliklerine gömülmüştür.
Osmanlıcılıkla yetinmedik, hilafeti getirmek sevdasına düştük. Birilerine Halifelik makamını yakıştırdık. Halifeliği yakıştırmakla kalmadık, ona dokunmayı ibadet saydık. Haşa Allah’ın bütün sıfatlarını üzerinde topladığını söyleyecek kadar sapıttık!
Evet, büyük üstat Levent Kırca’nın üç cümlelik mesajı, sayfalarca mesajdan çok daha etkili ve anlamlı. Bu ülkenin kurtuluşu Atatürk’le ve cumhuriyetle kalmaktan geçer. Bunu asla unutmayalım.
12 Ekim 2015’te kaybettiğimiz büyük mizah ustasının söylediği o üç cümlenin anlamını bugün çok daha iyi anlıyoruz. Atatürk’le ve Cumhuriyetle kalsak zaten
HOŞÇA KALACAĞIZ
.
Nur içinde yat büyük üstat. Senin Devlet Sanatçısı unvanını geri alanlar, bu milletin gönlünde kurduğun tahtı da alamazlar ya!
LEVENT KIRCA’NIN BİR PARODİSİ
Levent Kırca’nın parodileri, hem düşündürmekte, hem güldürmekteydi. Asıl olan, güldürürken, düşündürebilmektir. Merhum Nasrettin Hoca’nın fıkralarına bakın, insanlarımızı güldürürken, aynı zamanda nasıl, ciddi-ciddi düşündürmekte.
Geçen hafta, Levent Kırca’nın parodilerinde ağırlık yeni uygulamaya giren
“KAPALI MEKANLARDA SİGARA İÇME YASAĞI”
ile ilgiliydi.
Levent Kırca ustamız,
“Evet, SİGARA ÖLDÜRÜR AMMA, uzun bir sürece dayalı olarak. Sigarayı içen öyle 1 ayda, 1 yılda ölmez. Sigara içip de 80-90 yıl yaşayanlar da var!”
demeğe getirerek, işi
ASGARİ ÜCRETLİLERİN
hallerine getirip, nüktesini patlatarak:
-“ASGARİ ÜCRETLİLERİN ÖMÜRLERİ, SİGARA İÇENLERİN ÖMÜRLERİNDEN ÇOK DAHA KISA. ÇÜNKÜ, İNSANLAR AÇLIKTAN DAHA ÇABUK ÖLÜRLER!”
Anlamına gelecek espriler yaptı. Gerçekten de öyledir. Asgari ücretle geçinmek zorunda olan bir ailenin fertleri, yetersiz beslenmeden dolayı her an için hastalanmak ve ölmek riskiyle karşı, karşıyadırlar.