Fatih Arıtürk

(ASKIDA EKMEK)TEN SONRA, ASKIDA FATURA!!!

Fatih Arıtürk

Kış mevsiminde elektrik ve doğalgaz faturaları yaz mevsimine göre haliyle dörde, beşe katlanarak gelmekte. Kış mevsiminin nispeten yağışsız ve kurak geçmesine karşılık, gelen faturalar tüketicileri kara kara düşündürmekte. Vatandaşlar özellikle

DOĞALGAZ’IN

adını

DOĞALKAZIK

olarak değiştirdiler. Hem öyle bir kazık ki, dibine kadar kazık!!!

Hele de emekliler! Ocak ayına ait zam farkları bile daha yatırılmamışken, gelen doğalgaz faturalarında bir ay öncesine ait anormal yükselişi görünce önce şaşkına döndüler, sonra da şaşkınlıkları öfkeye dönüştü. Sözün tam anlamıyla tüketicilere

DİBİNE KADAR KAZIK ATILMIŞTI.

Bu durumu açıklayacak başkaca bir tanımlama yoktur. Dedik ya bunlarda

İNSAFIN (İ)si

bile kalmamış. Zam gören sadece DOĞALGAZ olsa öpüp başımıza koyacağız ama aynı kazıkları elektrikte, benzinde, mazotta ve bütün akaryakıt türlerinde de yaşadık, gördük. Gıda enflasyonu ise adeta tavan yapmış durumda.

Havaların nispeten kurak ve yağışsız geçmesine bakmayın. Geceler öyle bir ayaz var ki, sormayın gitsin. Ya iliklerimize kadar donacağız, ya da atılan kazıklardan kıvranıp duracağız. Kışı, donarak geçirmek mi, atılan kazığa direnerek kıvranarak mı gerekecek, düğümün çözümü zor.

Kimi yoksul vatandaşlar,

(ASKIDA EKMEK)

misali, ödeyen çıkar umuduyla faturalarını internet aracılığıyla

ASKIYA ÇIKARIRLARKEN,

toplumdaki konumları itibarıyla bunu yapamayanlar da bulunmaktadır. Elektrik ve doğalgaz faturalarını askıya çıkaran vatandaşların, faturalarını ödemek işinde bizzat katkı sağlayanlara veya aracı olanlara, mağdur vatandaşlar adına teşekkür ederken, bu gibi faturaları ödeyenlerin, ödedikleri miktarları varsa

ZEKÂTLARINA MAHSUBEN

sayabileceklerini  anımsatalım.

Evet ve maalesef ülkemizde yaşanan bir gerçek var. Bundan böyle

(ASKIDA EKMEK)

gibi

(ASKIDA FATURA)

da hayatımıza girmiştir.

Evet, acı ama gerçek bu! (Askıda ekmek)ten sonra, (ASKIDA FATURA) dönemi yaşamaktayız.

Milleti, bu durumlara düşürenler utansınlar. Tabii, utanacak yüzleri varsa…

ANEKDOT

Geçmiş yıllarda, Siirtli bir matbaacı hamama gitmiş. Yıkandıktan sonra çıkmış, elbisesini giyinmiş. Hamam parası diyelim ki bugünün parasıyla 30 TL iken, 100 TL uzatmış, Hamamcının, paranın üstünü vermesini beklemiş ama uyanık Hamamcı:

-Bereket versin!

demiş. Hamam kalabalık olduğu için

“Hamam parası ne kadar ki?”

demeğe de utanmış ve çekip gitmiş.

Matbaacı, sesini çıkarmamış ama yediği kazığı da aklının bir kenarına yazmış.

Aradan bir süre geçmiş, bahse konu açıkgöz

hamamcı KARTVİZİT bastırmak için aynı matbaacıya gitmiş,

sipariş vermiş. Bastırdığı kartviziti almaya gittiği zaman, 100 TL sağlam para vererek, kartvizitin parasını almasını istemiş. Matbaacı da:

-Bereket versin!

diyerek, paranın üstünü vermemiş. Ama hamamcı kendisi gibi susup, durumu sineye çekememiş:

-Yahu, bir kutu kartvizit 100 TL olur mu?

diyecek olmuş.

Matbaacı, taşı gediğine koymuş:

-Bunu, geçen defa gelip yıkandığım kazık attığın HAMAM PARASINA SAY!

demiş…

Yazarın Diğer Yazıları