İlk toplantısını 10 Aralık 2024 Salı günü yapan Asari Ücret Tespit Komisyonu ikinci toplantısını da 16 Aralık 2024 Pazartesi günü yaptı. Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş'ın başkanlığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ev sahipliğindeki toplantıda, işçi tarafını yine TÜRK-İŞ, işveren tarafını ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil etti.
Her ne hikmetse, ikinci toplantıda da üç taraftan hiçbir rakam telaffuz edilmemiş! Belli ki tarafların her biri, diğer taraflardan bir rakam telaffuz edilmesini beklemiş, durmuş!
Nitekim, Hükümet ve işveren temsilcilerinden yeni asgari ücrete dair bir öneri beklediklerini vurgulayan TÜRK-İŞ temsilcisi, işveren ve hükümet temsilcilerinden bir rakamın dile getirilmesini beklediklerini belirterek:
"Bu rakamı kamuoyuyla paylaşalım, kamuoyunda bu rakamları gündeme getirelim. 'Ona göre bir yol çizelim.' dedik. Ancak rakam açıklanmadı. Bize şu söylendi: Toplu iş sözleşmesinde rakam getiriyorsunuz. Elbette ki getiriyoruz toplu iş sözleşmesi döneminde. Toplu iş sözleşmesi pazarlık masası, müzakere masası. Asgari ücret, pazarlık masası değil, asgari ücretle çalışanların başlangıç ücretinin belirlendiği ücrettir. Dolayısıyla toplu iş sözleşmeleri aylarca sürer, aylarca masada müzakere yapılır ve sonuçta bir yere gelinir. Anlaşamadığın zaman grev aşamasına kadar yolu var.
Sayın Hazine ve Maliye Bakanı'mız, 'Kötü günler geride kaldı.' diyor. Kötü günlerin geride kalması elbette ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını mutlu eder, sevindirir. Madem kötü günler geride kaldıysa bu güzel günlerden, iyi günlerden biz de faydalanmak istiyoruz. Dolayısıyla gelecek güzel günlerde, bu asgari ücretli vatandaşlarımızın yüzünü güldürelim, evlerinin kirasını verebilsinler, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayabilsinler, mutfaktaki tenceresini kaynatabilsinler. Bunları görüştük, bunları tartıştık. Biz rakam söylediğimiz zaman işin altında kalırız. Bir daha söylüyorum, biz para veren taraf değiliz, para isteyen tarafız. Milyonlarca asgari ücretlinin günün şartlarına göre geçinebileceği bir ücreti talep ediyoruz. Aklımızda mutlaka bir şey var. İnsanların yaşadığı şartları hepimiz biliyoruz. Biz geçinebilecek bir ücret talep ediyoruz. O ücreti de hükümetin veya işverenlerin söylemesini talep ediyoruz."
Evet ve maalesef, Asgari Ücret tespit komisyonunun ikinci toplantısında da bir rakam telaffuz edilmedi. Şimdi gözler yapılacak üçüncü toplantıya çevrilmiş bulunmakta. Yani, 16 Aralık günü düzenlen ikinci toplantı da (boş havanda su dövmek) işine döndü ve açıklanan bir rakam olmadı.
7 milyon çalışanı ve ailelerini doğrudan ilgilendiren asgari ücreti tespit işinin sonuç itibarıyla iktidarın inisiyatifine bağlı olduğu bilinen bir gerçektir.
Asgari ücret, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerle ilgili olmamakla beraber, bu tespit yapılırken, işverenlerin tepkilerinin de nazara alınması yanında, özellikle emekliler açısından sorunlara yol açacağı muhakkaktır. Maaşlarının, asgari ücretin altında kalması durumunda, emekliler haklı olarak seslerini yükseltecek ve asgari ücret altında maaş almalarına isyan edeceklerdir.
Mevcut durumda bile, asgari ücretin çok altında maaş alan memur, işçi ve bağ kur emeklileri bulunmaktadır. Asgari ücret demek, zaten yoksulluk ücreti demektir. Asgari ücretin yüksek tutulması durumunda bir çekince de işsizliğin artabileceği ve işverenlerin, işçi çıkarabilecekleri konusundaki tereddütlerdir. Asgari ücretin artmasından dolayı, işverenlerin ağırlaşacak yükünün hafifletilmesi açısından, vergi yüklerinin ve sigorta ücretlerinin düşük tutulması gerekir ama ekonomik sıkıntı içinde olan hükümetin böyle bir yola gideceği ihtimali yok gibidir.
İşin doğrusu şu ki (NE ŞİŞ YANSIN, NE KEBAP) diyeceğiz ama, mevcut şartlar altında asgari ücretin 30 bin TL’nin altında olmasına gönlümüz asla razı olmayacaktır. Tabii, en düşük emekli maaşının da bu seviyede olması gerekeceğini anımsatarak.
Mevcut asgari ücret net 17 bin 2 lira. Asgari ücret, halen bir işçi için aylık brüt 20 bin 2 lira 50 kuruş, kesintiler düştüğünde net 17 bin 2 lira 12 kuruş olarak uygulanıyor.
Asgari ücretin işverene toplam maliyeti, bir işçi için 23 bin 502 lira 94 kuruş. Bunun 20 bin 2 lira 50 kuruşunu brüt asgari ücret, 3 bin 100 lira 39 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 400 lira 5 kuruşunu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.
Bize göre, bu asgari ücret tespit komisyonu komedyasına son verilsin. Sonuç itibarıyla asgari ücreti belirleyecek makam bellidir. Vereceği rakamı açıklasın ve bu komedyaya son versin…