Kim aksini söylerse söylesin, Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunu HDP tayin edecektir. Tıpkı yerel seçimlerde büyükşehir belediyelerinin kaderini belirlediği gibi! Bunu, AKP de biliyor ve HDP’lileri yeniden nasıl kandıracağının hesaplarını yapıyor!
HDP, her ne kadar Doğu ve Güneydoğu’daki illerde yüksek oranda oy almakta ise de, son genel seçimde Batı ve Akdeniz Bölgelerindeki illerde de yer-yer yüzde on’un üzerinde oy aldığı noktalar olmuştur.
Peki, HDP sadece Kürtlerin değil, gerçekten bütün Türkiye’nin partisi olabilir mi! Bence olur ve olmalıdır. Bakın, HDP’nin nasıl Türkiye genelinin partisi olacağının tüyolarını verelim:
Öncelikle bölücü, ayırıcı, ırkçı söylemleri tamamen bir yana bırakacak!
Sadece Kürtlerin değil, Türkiye’deki bütün ezilmişlerin partisi olduğu kanıtlayacak!
Türkiye Cumhuriyetinden hiçbir şekilde kopmak gibi bir talebinin olmayacağını açık ve net bir şekilde deklare edecek!
ABD, AB ve İsrail tarafından kotarıldığı bilinen Büyük Ortadoğu Projesi içinde bir figüran olmayacağını, Suriye’den, Irak’tan, İran’dan ve Türkiye’den koparılması düşünülen topraklar üzerinde kurulacağı varsayılan Kürdistan içinde yer almayacağını, asla Türkiye Cumhuriyetinden ayrılmayacağını, gerekirse, bunun kavgasını vereceğini açık ve net bir şekilde vurgulayacak!
HDP, millete bu güvenceyi verebilirse, ilk 2-3 genel seçimde iktidar olamaz amma inanın ki, kısa bir süre içinde Türkiye’nin ana muhalefet partisi konumuna dahi yükselebilir. Geleceğin de iktidar partisi olmaya namzet partisi olur.
Bu ülkede ezilenler sadece Kürtler değildir. Aleviler, azınlıklar, geniş bir kesim oluşturan emekliler, memurlar, işsizler, taşeronlaştırılanlar, hep ezilenler sınıfına dahildirler. Maalesef, bütün bu kesimleri gerçekten kucaklayacak bir siyasi parti mevcut değildir. HDP, bölücü söylemlerden vazgeçer ve halklara ümit verirse, bu boşluğu rahatlıkla doldurabilecektir.
Ve diyorum ki, böyle bir HDP’nin içinde nefer olarak görev almaya ben de varım…