İnsan vücudu, gerçekten mucizelerle doludur. İnsan, henüz kendi vücudunun yapısını bile keşfedebilmiş değildir.
İnsan vücudu gerçekten akıllara durgunluk veren bir yapıdadır. Bir insanın vücudunda yaklaşık 100 bin kilometre uzunluğunda damar bulunduğunu bilmek, vücudumuzun, akıllara durgunluk veren yapısını anlatmak açısından yeterli bir kanıt olsa gerek.
Zaten, YÜCE ALLAH KUR’AN-I KERİM’DE “BİZ İNSANI AHSEN-İ TAVKİVMDE YARATTIK” BUYURMUYOR MU!
Ahsen-i takvimde yaratılan insan vücudu, mucizelerle doludur. Bypass ameliyatı geçirenler bilirler. Vücudun içinde ve kalçalarımızda daha önce ne oldukları, ne için yaratıldıkları bilinmeyen ve lüzumsuz gibi zannedilen damarlar vardır. Artık, bir zamanlar lüzumsuz ve abes zannedilen o damarların,
STEPNE
görevi gördükleri ortaya çıkmış bulunuyor. Bypass ameliyatı yapılırken, hastanın boşta olan bu damarları, tıkalı damarlarla değiştirilirler. Hani, bir arabada, lastiklerin tıkanmasına, patlamasına karşı yedek lastik bulundurulur ve bunların adlarına da
STEPNE
denilir ya. İnsanların vücutlarında da
stepneler
vardır. Allah’ın azameti nasıl da belli oluyor.
İnsan, gerçekte HAZRET-İ ALLAH’I KENDİ İÇİNDE ARAYIP, BULMALIDIR. Hem, “KENDİNİ BİLEN, RABBİNİ BİLİR!” EMRİNİ UNUTMAMAK LÂZIM.
Bu stepne muhabbeti nereden çıktı derseniz, açıklık getireyim. Bir akrabam geçenlerde BYPASS AMELİYATI OLDU VE DÖRT DAMARI DEĞİŞTİRİLDİ. Yani, Vücudunun bir bölümünden alınan damarlar, kalbe monte edildi.
Hele insan beyni, en gelişmiş bilgisayarlardan kat-kat üstün bir yapıdadır. Renkleri, şekilleri, konuşmaları, tatları, geçmişe ait anıları ve daha neler neleri beynimizin üstün yapısı sayesinde algılarız. İnsan beyni, bir bakıma en gelişmiş benzerinin yapılması asla mümkün olmayan bir bilgisayardır.
Kim bilir insan vücudunda bilmediğimiz daha neler vardır.
İnsan vücudunu, AHSEN-İ TAKVİMDE YARATAN YÜCE RABBİMİZE ŞÜKÜRLER OLSUN.