Fatih Arıtürk

ADALETE TALEP!

Fatih Arıtürk

Adli tatil sona erdi. Tatildeki adalet geri dönüyor! Zannedilir ki

ADALETE TALEP,

DEMOKRASİ

ile başlamıştır.  Demokrasiyle idare edilen ülke insanlarının talepleridir. Oysa

ADALETE TALEP,

insanlık tarihi ile yaşıttır. Adaletsizlik, yeryüzünde

HABİL-KABİL

olayı ile başlamıştır. Habil, masumiyeti; Kabil ise zulmü simgeler!

Firavunların, Nemrutların dönemlerinde bile adalet istemi vardı. Firavunlar da, Nemrutlar da bir konuda hüküm vermek için divanlarındaki adalet temsilcilerinin düşüncelerini alırlardı. Günümüzde Adaletin üç saç ayağından biri olarak tanımlanan

SAVUNMA HAKKINA

en despot yöneticiler bile dikkat ederlerdi.

Rejimlerin adı ister cumhuriyet, ister mutlakıyet, ister diktatörlük olsun yöneticilerin ilk görevleri

(EN ZAYIFIN

HAKKINI, EN KUVVETLİDEN

ALMAK)

halkları arasında adaleti sağlamaktır. “Herhangi birini sevdiğinde insaflı davran ki haksız kimse haklının önünde yer almasın. Eğer birinden nefret edersen, Allah’ı hatırlayarak ona zulüm etmekten kaçın” İslam dininin kurallarıdır.

İslami kurallarla yönetilen ülkelerde adlarına

KADI

denilen, günümüzde

HÂKİM

olarak isimlendirilenler arasında, en zayıf konumdaki tebaanın haklarını teslim etmek konusunda dönemlerindeki halifelerin, padişahların, ümeranın aleyhine karar verenler olmuştur. İşte, tatbikatta en zayıfın hakkını, en kuvvetliden almak budur.

21.yüzyılda sözde demokrasi ile yönetilen ülkelerin durumlarına bir bakınız. Gerçek anlamda Adalet var mı! Kuvvetliler, zayıfları ezerken; zulme (dur) denilebiliyor mu! Demek oluyor ki, adı demokrasi olan rejimlerde bile adaletle yönetilmediğimiz durumlar var.

Mahkeme kararlarını bir yana bırakalım da diğer konulardan örnekler verelim:

*Kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan atamalarda, adaletten söz edilebilir mi!

*Milyonlarca işsizin bulunduğu bir ülkede, birilerine hem de katmerli 3-5 maaş verilmesi adalete uygun mu!

*Fakirlerden ve zenginlerden KDV adı altında eşit oranda vergi alınması adil midir!

*Vatandaşları ırk, din, dil, mezhep gibi saiklerle ayrıştırarak (BİZDEN OLANLAR) ve (BİZDEN OLMAYANLAR) diye ayrıştırmak doğru mudur!

*Birlerini zengin etmek için çeşitli olanaklar sunarken, birilerini cezalandırarak hizaya getirmeye çalışmanın adaletle yorumlanacak bir yanı var mı!

*Devletin imkânları üleştirilirken birilerine kepçe-kepçe, birilerine çay kaşığı ile dağıtmak adil midir!

Soruları çoğaltmak mümkün. Bütün bunlar için rejimlerin adlarının CUMHURİYET veya OTOKRASİ OLMASI fark etmez. Bütün bunlardan önce sorulması gereken tek bir soru var.

YÖNETİM ADİL Mİ, DEĞİL Mİ!!!

Tatilde olan adaletin, gerçekten dönmüş olması dileklerimizle…

Yazarın Diğer Yazıları