Türk basınında gazetecilik görevini yerine getirtiği için saldırıya uğrayıp hayatını kaybeden gazetecileri anmak ve bu konuda toplumsal duyarlılık yaratmak amacıyla
6 Nisan
günü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Öldürülen Gazeteciler Günü olarak ilan edilmiştir.
Medya’nın en önemli kolu şüphesiz yazılı basındır. Namuslu, tarafsız ve gerçekleri yazan gazeteciler yanında, elbette olayları saptıranlar ve kendilerine göre yorumlayarak servis edenler olabilir. Gazeteler ve gazeteciler mümkün mertebe objektif olmak, (ak’a, ak; kara’ya, kara) demekle yükümlüdürler. Gerekirse hükümetin, hükümet adamlarının, siyasi partilerin lehlerine ve aleyhlerine haber, yorum yapar belediyeyi, özel idareyi, hastaneyi, postaneyi, diğer kurum ve kuruluşları sorgular, haksızlıklara hukuksuzluklara karşı, hatta gerektiğinde adliyeyi, emniyeti, maliyeyi sorgularlar! Şimdi, böyle bir durumda, gazeteciyi susturmak için maliye, vergi müfettişi; emniyet, polis; savcı, celp müzekkeresi göndererek gözdağı mı verecek! Ya da, siyasi parti, tehdit ederek susturmak mı isteyecek! Veya kiralık adamları devreye sokarak muhalif sesi susturmak yolunu mu seçecek!
Haberlerde, yorumlarda kasıt olmadığı sürece gazeteler de, gazeteciler de elbette hata yapabilirler. Ancak, bu gibi durumlarda
(TEKZİP)
denilen bir müessese vardır. Hatta tekzip müessesesinin ötesinde maddi ve manevi tazminat davası açmak gibi bir durum da söz konusu olabilir. Kendilerine hakaret edildiğini, olayların yanlış sunulduğunu iddia edenler olursa, demokrasinin kuralları içinde haklarını aramak konusunda mahkemenin kapısını her zaman çalabilirler. Hatta yasaların ön gördüğü koşullar oluşmuşsa, gazeteleri kapattırır, gazetecileri mahkûm ettirebilirler. Demokrasinin kuralları bunu gerektirir. Bu işlerin yolu, yordamı budur. Namuslu gazeteci tehdide, şantaja pabuç bırakmaz!
GÖREVİNİ YA YAPAR, YA YAPAR!!!
Bugün maalesef Türkiye’de gazeteler ve Gazeteciler üzerinde çok yoğun bir baskı vardır. Mesleğinin namusuna sahip çıkan gazetelerin ve gazetecilerin sayıları parmakla gösterilecek kadar azdır. Yandaş medya, havuz medyası, parti medyası, paralel medya gibi kurumlar oluşmuştur.
Ama görevlerini hakkıyla yapanlar elbette vardır. Öyle ki sadece gerçekleri yazdıkları için şehit edilen gazeteciler dahi olmuştur ve olmağa devam edecektir. Şehit Gazetecilerin piri Hasan Tahsin sayılır. Uğur Mumcu’lar, Çetin Emeç’ler, Abdi İpekçiler daha kimler var kimler. Bunun içindir ki, Türkiye’de
(Öldürülen
Gazeteciler Günü)
olarak tespit edilmiş bir gün bile bulunmaktadır ve o gün 6 Nisan’dır.
Evet, gazetecilik gerçekten zor zanaat! Gerçekleri yazmayı ilke edinmiş namuslu gazetecilerin bu ülkeye gerçek demokrasi yerleşene kadar çekecekleri var, demektir!