Fatih Arıtürk

2025 Yılı, Sancılara Gebe!

Fatih Arıtürk

(Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan bellidir) deyiminde olduğu gibi, 2025’in zor bir yıl olacağı, tarih sayfalarına gömdüğümüz 2024 yılında yaşanan ve devam edecek olan olaylardan bellidir.

Bakın, 2025 yılında Türkiye’yi bekleyen başlıca sorunları özet olarak sunalım:

*HTŞ’nin (Şam Kurtuluş Heyeti) yönetime el koymasına karşılık Suriye’deki iç savaş henüz sona ermiş değildir. Sınır komşumuz bu ülkede istikrar kesin sağlanmadan, Türkiye olarak rahat edemeyiz. Suriye’nin kuzeyinde (Türkiye’nin Güneyi) bir Kürt federe yönetiminin kurulması söz konusu olabilir. ABD’nin ve İsrail’in, böyle bir dayatma içinde olacakları bilinen bir gerçektir.

*İsrail, Suriye’de işgal ettiği topraklardan çekilmeyecektir. Bu da demek oluyor ki, artık İsrail ile sınır komşusuyuz.

*AKP iktidarının, siyasi ömrünü uzatmak için yeniden başlattığı Kürt açılımı politikasının sonucu ne olacak, bu de belli değildir. Abdullah Öcalan ve DEM Partisi ile başlayan müzakerelerin amacı nedir, sonucu ne olacak!

*Cumhur ittifakının hedefi anayasayı değiştirmektir. Bunun için DEM Partisinin oylarına ihtiyacı vardır. 360 Milletvekilinin oylarıyla Anayasa değişikliği mecliste onaylansa bile, referanduma gidilmesi zorunluğu doğar. Anayasanın, referandumsuz meclisten geçmesi için 400 milletvekiline ihtiyaç vardır. Bu da muhalefet parti milletvekillerine çengel atılarak istifa etmelerinin sağlanmasıyla gerçekleşebilir. Bu çalışmalar, zaten başlamıştır.

*Abdullah Öcalan (APO) ve DEM Partisi, Cumhur ittifakına destek olmak için neler talep ediyorlar, neler verilecek belli değildir. Öcalan ve DEM Partisi, bir şeyler almadan, Cumhur ittifakına neden destek versin ki! (Taviz vermek yok) diyenler, külahıma anlatsınlar…

*Öcalan ve DEM’in, hazırlanacak yeni anayasaya bir şekilde (KÜRT) kelimesinin monte edilmesini isteyebilecekleri de uzak bir ihtimal değildir.

*Yapılması hedeflenen Anayasa değişikliğinde, değişmez oldukları vurgulanan ilk dört maddenin de esnetilmeleri söz konusu olabilir.

*Bütün bunların yanında (battı balık yan gider) deyiminde ifade edildiği gibi, ekonominin düze çıkacağına dair bir umut ışığı olmadığına da vurgu yapalım. Enflasyonun düşmesi ve kalkınmanın sağlanması mevcut şartlar içinde çok zor görünüyor.

*Bütün bunların yanında ABD’de Başkanlık seçimini kazanan ve 20 Ocak 2025 günü yemin ederek görevi devralacak olan Donald Trump’un, Türkiye ile ilgili tutumu ne olacak.

*Devam eden Rusya_Ukrayna Savaşı Türkiye’yi nasıl etkileyecek.

Görüldüğü gibi, Türkiye 2025 yılında saydığımız ve sayamadığımız bir çok sorunlara gebe! Biz yine de, 2025 yılının tüm sancılarının sonuçlarının hayırlı doğumlarla neticelenmesini diliyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları