Zamana ve zemine göre, suç unsurları değişiyor! Bir zamanların övülen işleri, bir bakıyorsunuz, tu kaka olmuş! Geçmiş yıllarda, Devlet Memurlarının terfi yollarını kesmek için uydurulan gerekçelerin başında, laiklik karşıtı oldukları, ATATÜRK ilke ve inkılâplarına ters davranışta bulundukları yolundaki iddialar gelirdi. Laiklik karşıtı olmak veya o şekilde empoze edilmek, devlet memurlarının kıyımı için en geçerli sebeplerin başında gelirdi. Hanımlarının başlarının örtülü olması, devlet memurları için zaman-zaman terfi engeli oluyordu.
AKP iktidarıyla birlikte Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy gibi kumpas olaylarla özellikle askeri kesimlerin tasfiyesine girişildi. Terfileri engellenmek istenen askerler için darbeci, 28 Şubatçı gibi yaftalar uyduruldu.
Şimdi, bunun da modası geçti. Artık terfi etmeyi engellemenin en geçerli yolu,
PARALELCİ
yaftasıyla yaftalamak. Özellikle emniyet teşkilatı başta olmak üzere adliyede, milli eğitimde, içişlerinde büyük bir tasfiye başladı. Paralelci dedikleri, sözde Fethullah Hoca’nın (FETÖ) müritleri ve muhipleri!
(Allah kuru iftiradan saklasın!)
denilir ya! Şimdi bir bürokratın başını yakmak isterseniz, paralelci olduğunu ihbar etmeniz yeterli. İspat etmeğe gerek yok! Hani,
(Çamur at, izi kalır!)
deyiminde olduğu gibi!
KONUYLA İLGİLİ BİR ANEKDOT
Öyle anlatılır ki, resmi kurumlardan birini denetlemeye gelen bir müfettiş, sohbet mahiyetinde kurum amiri hakkında personelden bilgi alıyormuş. Kurum Müdürüne şahsi sebeplerle kinli olan biri, Müfettişe kurum müdürünü şöyle anlatmış:
-Bizim müdür gibisi yok. Namazında, niyazında. Fethullah Hoca’ya samimiyetle ve gönülden bağlı! Çocuğu FEM dershanesinde kurs görüyor. Üniversitede okuyan Kızı, Ankara’da Fethullah Hoca’nın Yurtlarından birinde kalıyor. Aksiyon dergisiyle, ZAMAN ve BUGÜN Gazetelerinin sadık bir abonesi. Yani, Müslümanlık konusunda bizim müdür gibisi yok!
Memur, daha da uzatacakmış amma, müfettiş sözünü keserek söylenmiş:
-Tamam, tamam! Mesaj alındı!