(Yurtta Sulh, Cihanda Sulh)
vecizesi Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’e aittir. Aslında, bu vecizenin Birleşmiş Milletler Genel Merkezinin girişine altın harflerle yazılması gerekir.
Bugün böyle bir yazı yazmak gereğini neden duyduğuma gelince, onun da açıklamasını yapayım. Bilindiği gibi 6 Ağustos 1945 günü dünya tarihinde ilk atom bombasının kullanıldığı gündür. Hiroşima’ya atılan bu ilk atom bombasının ardından 3 gün sonra da Nagazaki’ye ikinci atom bombası atılmıştır.
Atom bombalarının atılmaları sonucu 90 bin binanın 60 binden fazlası yerle bir olmuş, Bombanın merkezinde 3 bin santigrat derece ısı oluşurken ilk aşamada 80 bin, 1945 yılının sonuna doğru ise 200 bin insan ölmüştür. Çok sayıda kişi de tıbbi destek alamadan hayatını kaybetmiştir.
Düşünün ki, yaşamlarını yitiren bu insanlar, cephede savaşan askerler değildir. Evlerinde, iş yerlerinde, okullarında olan bebekler, çocuklar, öğrenciler, kızlar, kadınlar, gençler ve yaşlılardan oluşan kişilerdir. Cephelerde askerlerin karşılıklı savaşlarında öldürenler ve ölenler için SAVAŞIN NETİCESİ denilebilir. Ancak, evlerinde, iş yerlerinde, okullarda, yollarda, caddelerde yürürken, atılan Atom Bombalarıyla ilgili böyle bir yaklaşım olamaz. Bu bakımdan, sebebi her ne olursa olsun,
ATOM BOMBASI
kullanmak, insanlık suçudur.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) 2023 raporuna göre, dünyada
12 bin 512
nükleer savaş başlığı bulunmaktadır. Rusya, 5 bin 889 nükleer savaş başlığıyla, nükleer güce sahip ülkeler arasında ilk sırada yer almakta. Rusya'yı 5 bin 244 başlıkla ABD ve 410 nükleer başlıkla Çin’i takip etmekte.
Çıkması muhtemel bir 3. Dünya Savaşında bu nükleer silahların kullanılması durumunda Dünyada taş üstüne taş kalmayacak, yeniden taş devrine dönülecek, demektir.
Atatürk, 7 cephede, 7 düvelle savaşan bir komutan olarak (Yurtta Sulh, Cihanda Sulh) vecizesini boşuna söylememiştir. Çünkü, savaşlarda yaşanan büyük dramlara ayniyle şahit olmuştur. Atatürk’ün girdiği savaşlar, işgal edilmekte olan bir ülkenin
KURTULUŞ SAVAŞLARIDIR.
Yani
Mustafa Kemal Paşa’nın (ATATÜRK)
kendisi savaş kararı vermiş değildir, İşgalcilerin mezalimlerine karşı ülkesinin insanlarının kurtuluşu için savaşmıştır.
Günümüzde özellikle 7 Ekim 2023 günü başlayan ve devam eden Hamas-İsrail savaşında yaşanan soykırımı gözlemleyince Büyük Atatürk’ün bu vecizesinin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Maalesef, İsrail de, savaş alanında değil, sivilleri hedef alan bir soykırım peşindedir.
Evet, dünyanın cennet olması için, insanların savaşa değil, barışa teşvik edilmeleri gerekir. (Yurtta Sulh, Cihanda Sulh) vecizesini dillendiren Mustafa Kemal Paşa’nın (ATATÜRK) ruhu şadolsun. Dileriz ki, dünyayı yöneten liderler, O’nun bu vecizesinin ışığında hareket etsinler…