Cüneyt Arıtürk

(YUH-YUH SOYANLARA)

Cüneyt Arıtürk

Hırsız var, hırsızcık var! Hırsızlar, rüşvetçiler güçlerine ve kabiliyetlerine göre hırsızlık yapar, rüşvet alırlar. Taşeronluk yapan müteahhidin yapabileceği hırsızlık ile köprüler, yollar, hava alanları inşa eden müteahhitlerin hırsızlık yapma imkânları elbette kıyaslanamayacak kadar farklıdır. Tutarı milyar dolarlarla ifade edilen bir yatırımın müteahhidi ile küçük bir okulun onarımını yükümlenen taşeronu aynı kefeye koymak mümkün olur mu!

Tabii, müteahhitler ve taşeronlar gibi, bu işleri kontrolle görevli kurumların yetkililerinin alabilecekleri

RÜŞVET

MİKTARI

da çok farklıdır. Milyar dolarlara mal olacak bir hava alanı inşaatının kati kabulüne imza atacak üst düzey bürokrat ile yüzbin liralık bir okul onarımı işinin kati kabulüne imza atacak bürokratın avantası mukayese bile edilmez.

Hem, küçük bir belde belediyesinde yeşil alanı imar sahasına dönüştürmek için verilecek avanta ile mesela İstanbul, Ankara, İzmir gibi Büyük şehirlerde aynı iş için sağlanacak avantayı kıyaslamak abesle iştigaldir!

Benim, kamu kuruluşunda hizmetli olarak görev yapan çok samimi, samimi olduğu kadar da nüktedan bir dostum vardı. Bir gün

HIRSIZLIKLARDAN

ve

RÜŞVETTEN

bahsederken, bana şöyle bir örnek verdi:

-

Bak dostum! Eğer çalmak istersem, benim çalıştığım kurumdan yıl içinde çalabileceğim birkaç süpürge, birkaç kutu deterjan olur. Temizlik malzemesi olarak bana zimmet edilenler bunlardır. Amma, bizim Müdür rüşvet almak veya çalmak isterse ohoooo!!!

Hizmetli dostum gerçekten çok güzel ifade etmişti. Elbette bir kimse rüşvetçi veya hırsız ise aldığı rüşvet de, yaptığı hırsızlık da

MAKAMINA MÜTENASİP OLACAKTIR!!!

Faraza bir ülkenin Başbakanı hırsız veya rüşvetçi ise elbette bakanlarından çok daha fazla rüşvet almak imkânına sahiptir. Hırsız ve rüşvetçi bir bakan da müsteşarlarından, valilerden, genel müdürlerinden kat-kat fazla rüşvet alamıyorsa, yani,

YUH OLSUN ONA!!!

Hırsız ve rüşvetçi bir genel müdür de kurumundaki bölge ve il müdürlerinden kat-kat yüksek rüşvet alamıyorsa

ONA DA YUH OLSUN!!!

Tabii, rüşvet alışverişinin gerçekleşebilmesi için hırsız ve rüşvetçi müteahhitlerin, kurum ve kuruluşların alışveriş yaptıkları hırsız ve rüşvetçi iş yeri sahiplerinin olması gerekir. Çünkü her rüşvette bir alan el varsa, bir de veren el olacaktır.

Hem,

Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun)

bir hadis-i şeriflerinde

“Rüşveti alan da, veren de melundur)

buyruklarını  unutmayalım!

Evet, hırsızlar ve rüşvetçiler kendi güçlerine ve makamlarına mütenasip rüşvet alır, verirler. Rüşvetçilerle ve hırsızlarla ilgili âşık Mahsuni Şerif’in bir şiirini sunarak yazımızı noktalıyoruz:

UZAKTAN YAKINDAN YUH ÇEKME BANA

SANA SENİN GİBİ BAKTIM İSE YUH

EFENDİ GÖRÜNÜP BÜTÜN İNSANA

HAKKIN KULLARINI YIKTIN İSE YUH

BU KADAR MİLLETİN HAKKIN ALANLAR

ONLARI KANDIRIP ZEVKE DALANLAR

DİPLOMAYLA OLMAZ HÂKİM OLANLAR

SUÇSUZUN BAŞINA ÇÖKTÜM İSE YUH

BEN İNSANIM BENDEN BAŞLAR ASALET

ASİLLERE PAYDOS, BEYE NİHAYET

ŞU İNSANLIK DERDE GİRERSE ŞAYET

ONA YAR OLMAKTAN BIKTIM İSE YUH

YUH-YUH SOYANLARA

SOYUP KAÇIP DOYANLARA

İNSANLARA KIYANLARA

YUH NEFSİNE UYANLARA YUUUH!

Yazarın Diğer Yazıları