2018 yılın gerilerde bırakıp, 2019 yılına girerken, adına
YILBAŞI
denilen gecenin Dinimizce
‘kutlu zamanlar’
kapsamında olmadığının özellikle altını çizelim. Değişen sadece takvim yaprağıdır,
(yılın ilk gecesini nasıl geçirirseniz, bütün yılınız
öyle geçer)
sözü tam anlamıyla bir hurafeden ibarettir. Sadece miladi takvime göre değil, hicri takvime göre de yılbaşının manevi açıdan hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur.
Dinimize göre kutlu zamanlar ve mekânlar vardır. Bunların dışında kalan zamanlar ve mekânlar, kuruntudan ibarettir. Kur’an-ı Kerim’de mübarek olarak gösterilen iki gece vardır. Bunlar
KAADİR
ile
BERAAT’TİR
. Kaldı ki, bunların yılın hangi günleri olduklarında ihtilaf bulunmaktadır. Ramazan ve Kurban Bayramı günleri de mübarek günler kapsamındadır. Kandil gecelerinin hiçbiri
Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED (O’na al ve ashabına salat
ve selâm olsun)
zamanında kutlanmadığı gibi ilk dört halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali) döneminde de kandil geceleri diye bir kutlama olmamıştır. Bu gibi kutlamalar bilahare ve haliyle bidat olarak ortaya çıkmışlardır. Günler içinde Cuma, aylar içinde Muharrem, Recep, Şaban ve Ramazan ayları diğer günlere ve aylara göre efdaldır.
Yeryüzünde mübarek kabul edilen üç yer vardır. Bunlar
Mekke, Medine ve
Kudüs’tür.
Bunların dışında mübarek olan hiçbir yer yoktur. Diğer bütün zamanlar ve mekânlar müsavidir.
Özetleyecek olursak, yeni bir yıla girmekle değişen bir durum yok. Değişen sadece takvim yaprağından ibarettir. Biz yine de bidatlere uyarak 2019 yılının dostluğa, barışa ve kardeşliğe vesile olmasını diliyor ve okuyucularımızın yeni yıllarını kutlayarak yazımızı noktalıyoruz.