Cüneyt Arıtürk

YEŞİLAY'IN KURULUŞ GÜNÜ (5 MART 1920)

Cüneyt Arıtürk

Kuruluşunda adı

HİLAL-İ AHDAR

olan, ve artık YEŞİLAY olarak bilinen çok önemli bir  kuruluş vardır. 5 Mart 1920 yılında işgâl altındaki İstanbul’da kurulan cemiyetin amacı gençleri sigara, alkollü içki ve diğer uyuşturucu gibi alışkanlıklardan korumak, kollamaktı. İstanbul’a giren işgalciler, kasıtlı olarak gençlere uyuşturucu maddeleri bedava olarak dağıtmakta ve gençleri bu yolla dejenere etmek istemekteydiler. Bunun farkına varan Pisikiyatri Uzmanı MAZHAR OSMAN (USMAN soyadını sonra almıştır) ve arkadaşları, işgalcilerin oyunlarını bozmak ve gençleri kötü alışkanlıklardan korumak için

(HİLAL-İ AHDAR)

adı altında bir cemiyet kurarak, mücadeleye karar verdiler.

(HİLAL=AY, AHDAR=YEŞİL)

anlamına geldiği için bilahare cemiyetin adı Türkçeleştirilerek

(YEŞİLAY)

olarak değiştirilmiştir.

Bütün işgâlci ülkelerin taktiklerinden biri de, işgal ettikleri ülkelerin gençlerini dejenere ederek, onlardan gelebilecek tehlikeyi önlemektir. Bu durumun farkında olan Psikiyatrist Mazhar Osman ve arkadaşlarının 1920 yılının 5 Mart tarihinde kurarak faaliyete geçirdikleri cemiyet, bu gün de aynı amaçla hizmet vermekte olup, bütün zararlı alışkanlıklardan halkın ve bilhassa gençlerin korunması için çaba sarfetmektedir. Yaptığı çalışmalarla kamuya hizmet veren bu sebeple de

“Kamuya Yararlı Cemiyetler”

arasında yer alan bu kurumun,

“kamu yararına cemiyetler

” arasında değerlendirildiği tarih ise 19 Eylül 1934’tür. O tarihte Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından aynı tarih ve 2-1288 sayılı alınan karar ile kamuya yararlı cemiyetler arasına alınmıştır. Bu hususu özellikle vurguladık ki,

ATATÜRK’E (AYYAŞ)

diyenler, uyuşturucularla ve bağımlılık veren her türden maddelerle nasıl mücadele verdiğini anlasınlar.

Yeşilay'ın sembolü, karşıdan bakıldığında iki ucu sağa bakan yeşil bir hilâldir. Yeşilay sembolündeki hilâl, Türk bayrağından alınmıştır. Hilâldeki yeşil renk, huzur ve mutluluğu temsil etmektedir.

Bugün mevcut durumuyla

YEŞİLAY

aynı zamanda gönüllü (amatör) bir halk kuruluşu ve genel yapısı ile bir dokümantasyon ve arşiv merkezidir. Dokümantasyon; kendi konularında belge, bilgi ve haber toplama ve değerlendirme işlemleridir. Arşiv ise; bu belge ve haberlerin değerlendirilmeleri ile birlikte tasnif edilerek saklandığı yer demektir. İşte bu işlemle elde edilen bilgileri, hazırladığı dokümanlarla (bülten, broşür, kitap, kaset, bildiri, afiş, yazılı başvuru, rapor gibi) kamuya, ilgili makam ve kuruluşlara sunar. Bununla insanlara ve yetkili özel ve resmî kuruluşlara gerekli olan önlemlerin alınması için uyarı ve önerilerde bulunur.

Cemiyetin birinci başkanı Psikiyatri uzmanı Mazhar Osman 1945 tarihinde vefat edince, ikinci başkanlığını üstlenen Fahreddin Kerim Gökay’dır. Fahreddin Kerim Gökay’ın da bir psikiyatri uzmnı olmak yanında İstanbul’da Vali ve Belediye Başkanı olarak görev yaptığını anımsatalım ki, YEŞİLAY’ın  önemi daha iyi anlaşılsın.

ANEKDOT

Siirtli Molla vazederken, içkinin günahlarından bahsediyormuş. İşi biraz da zorlaştırmak için:

-Kıyamet günü, içtikleri şişeler, içenlerin boyunlarına asılacak!

deyince, aslında ayyaş biri olan ve o gün aklına ne esmişse camiye gitmiş dinleyici sormuş:

-Hocam, içenlerin boyunlarına asılacak şişeler dolu mu, boş mu olacak?

Hoca, işi daha da zorlaştırmak için:

-Dolu olacak!

deyince, ayyaş dinleyici sevinçle söylenmiş:

Hocam, orada da desene “gel keyfim, gel!”

Yazarın Diğer Yazıları