Cüneyt Arıtürk

(VEREN EL, ALAN ELDEN ÜSTÜNDÜR)

Cüneyt Arıtürk

Kendilerini allame vehmeden bazı din adamlarının, İslam dininin fakirliği özendirdiği anlayışına yol açacak bir tutum sergiledikleri, fakirler cennete girerlerken, onları gören dünya zenginlerinin “Ah, keşke dünya hayatında fakir olsaydık da, ahirette cennetler girseydik” diyeceklerini iddia ediyorlar. Sadece bununla da yetinmeyerek fakirlere sabır, şükür etmelerini haklarını aramak gibi bir davranış sergilememeleri gerektiğini iddia etmektedirler.

Oysa, İslam dini özünde fakirliği değil, zenginliği önerir. Helal yoldan kazanmağa teşvik eder.

“Veren el, alan elden üstündür”

düsturu ile hareket edilmesini ister.

“ALLAHUMME BARIKLENE Fİ ME ATAYT” der.

Fakirlik, insanların kaderleri değildir. Yaşanılan toplumlardaki adaletsiz taksimatın sonucudur. Bir ülkede gelirin yüzde 90’ını, nüfusun yüzde 10’u götürüyorsa, o ülkede adalet, hak, hukuk yok demektir. Kurt bile, koyunlara bu zulmü yapmaz.

Yoksulluklarla ve yolsuzluklarla yasal sınırlar içinde mücadele edilmeyi tavsiye etmek yerine, insanların fakirliğini kadere bağlamak İslami bir görüş değildir. Kişi zengin olacak ki zekât, sadaka verebilsin, Hacca gitsin, öğrencilere burs versin, aş evleri, hastaneler, imarethaneler kurabilsin. Cenneti, satın alabilsin!

Hem, dikkat edilecek olursa fakirliğe sabrı tavsiye edenler, genelde zenginlerdir. Bırakalım, biraz da onlar cennete gitsinler…

ANEKDOT

Bir zenginin yemek davetine icabet edenler arasında olan Bektaşi meşrep biri, bakmış ki, ev sahibi hoşaf kasesini önüne koymuş, elinde maşrapa içiyor ve içerken de, ne kadar hoşuna gittiğini vurgulamak açısından:

-Oh! Öldüm!

diyormuş.

Bektaşi meşrep davetli dayanamayarak hoşaf kasisini ev sahibinin önünden çekerek, kendi önüne getirmiş ve bütün davetlilerin duyacakları kadar yüksek bir sesle söylenmiş:

-Bırak birader, biraz da biz ölelim…

Yazarın Diğer Yazıları