İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkililerinin dünya kamuoyuna 'Türkiye'ye baskı yapın' çağrısında bulunması gerçekten de utanmazlığın daniskasıdır. Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’de açıkça SOYKIRIM yapan ve yaptığı soykırımlar, Birleşmiş Milletler tarafından da tescillenen İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey yetkililerin, Suriye'nin kuzeyindeki Kürt gruplara yönelik saldırıları durdurması için uluslararası topluma, 'Türkiye'ye baskı' çağrısında bulunması trajikomik bir durumdur.
İsrail Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Eden Bar Tal gazetecilere verdiği demeçte, "Uluslararası toplum, Türkiye'yi bu saldırıları ve cinayetleri durdurmaya çağırmalıdır. Kürtler, uluslararası toplum tarafından korunmalıdır" buyurmuş.
Söz konusu çağrı, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın, sözde Rojava Özerk Yönetimi temsilcilerinden İlham Ahmed ile yaptığı telefon görüşmesinin hemen ardından yapılmış.
Tel Aviv merkezli Israel Hayom'un İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde Dışişleri Bakanı Saar’ın ile Ahmed arasında kapsamlı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği duyurulmuştu.
Bölgedeki gelişmelerin ele alındığı görüşmede Ahmed, Saar'a, Suriye’deki silahlı gruplar tarafından Kürt vatandaşlara yönelik iddia edilen keyfi tutuklamalar ve diğer olaylar hakkında bilgi vererek uluslararası meslektaşlarıyla yaptığı tüm diplomatik görüşmelerde Kürtler hakkındaki endişelerini dile getirmekteymiş. Türkiye’nin, Kürtlere karşı yaptığı veya yapacağı hiçbir eylemi olmamıştır ve olmaz. Türk-Kürt kardeşliği ebedidir, ezelidir.
İsrail’in, Gazze’de açık bir şekilde SOYKIRIM uyguladığı gerçeği Birleşmiş Milletler tarafından da tescillenmişken, İsrail Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin, Türkiye’ye karşı iftira kampanyası açmaları gerçekten de çok TRAJİKOMİKTİR.
Bu arada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti tarafından kurulan ve Emekli Tuğgeneral Jacob Nagel'in başkanlık ettiği Nagel Komisyonunun yayınladığı raporda, "Türkiye'nin Osmanlı dönemi etkisini yeniden canlandırma hedeflerinin İsrail ile gerilimi artırabileceğini" öne sürerek, "Bu durumun bir çatışmaya dönüşebileceğini" söyleyerek
Suriye'deki grupların Türkiye ile iş birliği yapma riski olduğunu ve bu durumun, 'İsrail'in güvenliği için yeni ve güçlü bir tehdit oluşturabileceğini' ifade etmesi de gayet dikkat çekicidir.
“Suriye'den gelen tehdit, İran tehdidinden bile daha tehlikeli bir hale gelebilir,” ifadelerine yer verilen raporda, "Türkiye destekli güçlerin vekil savaşçı olarak hareket edebileceği ve bölgesel istikrarsızlığı körükleyebileceği" öne sürülerek, bir Türkiye-İsrail savaşının yaşanacağının vurgulanması da gayet dikkatleri çekicidir.
İsrail’in, Suriye’deki işgalleri sonucu, maalesef Türkiye-İsrail sınır komşusu durumuna gelmiş bulunmaktadır. İsrail, kendi varlığını güven altına almak için, Suriye’de bulunan terör örgütlerine alan açarak bir özerk Kürt bölgesi kurulması peşindedir. Yoksa, Kürtler umurunda bile olmazdı. İsrail, bugün sözde taraf çıktığı Kürtlere, işlerini rayına koyduktan sonra Gazze’deki gibi SOYKIRIM uygulamaktan bir an için bile tereddüt etmez. Kürt kardeşlerimiz de bunu böyle bilsinler ve sakın ola ki İsrail’in oyunlarına gelmesinler!