Cüneyt Arıtürk

UNESCO'NUN, KURULUŞ SÖZLEŞMESİNİN İMZALANMASI (4 KASIM 1946)

Cüneyt Arıtürk

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimizde "Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu" biçiminde karşılanmıştır.

UNESCO Misyonunu insanlığın zihninde barışı eğitim, doğa bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, kültür ve bilgi ve iletişim aracılığıyla inşa etmek olarak tanımlamaktadır.

Merkezi Paris'te bulunan UNESCO’nun içyapısı bakımından Genel Konferans, Yürütme Kurulu ve Sekreterlik olmak üzere üç organı bulunmaktadır.

UNESCO Sözleşmesini Türkiye 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onanmıştır. Bu onamanın ardından UNESCO Kuruluş Sözleşmesinin 7. maddesi gereğince UNESCO Genel Direktörlüğünün ülkemizdeki tek ve yasal temsilcisi niteliğinde olan UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 25 Ağustos 1949 tarihinde faaliyete geçmiştir.

Henüz 1942 yılında savaş zamanında Nazi Almanya'sı ve müttefiklerine karşı olan Avrupa Ülkeleri Birleşik Krallık’ta gerçekleşen Müttefikler Eğitim Bakanları Konferansında (CAME) bir araya gelmişlerdir. İkinci Dünya Savaşı devam ederken, bu ülkeler barış sağlandıktan sonra eğitim sistemlerini yeniden inşa etmenin yollarını ve araçlarını tartışmışlardır.  Proje çok hızlı bir şekilde ivme kazanmış ve kısa zamanda evrensel bir not çıkarılmıştır. Birleşik Devletler dâhil olmak üzere yeni hükümetler katılmaya karar vermiştir.

CAME'nin önerisi doğrultusunda Londra'da 1-6 Kasım 1945 tarihlerinde bir eğitim ve kültür kurumu kurulması için Birleşmiş Milletler Konferansı (ECO/CONF) düzenlenmiştir. Konferans başlatıldığında savaş neredeyse sona ermişti. Konferans, gerçek barış kültürünü oluşturacak bir kurum kurmaya karar veren kırk dört ülkenin temsilcilerini bir araya getirmiştir. Onların gözünde, yeni kurum “insanlığın entelektüel ve ahlaki dayanışmasını” kurmalı ve bu dayanışmayı kurarken başka bir dünya savaşının başlamasını engellemelidir.

Konferansın sonunda otuz yedi ülke Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’nu kurmuştur. 16 Kasım 1945 tarihinde imzalanan UNESCO Kuruluş Sözleşmesi yirmi ülkenin onamasının ardından 4 Kasım 1946 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yirmi ülke: Avustralya, Birleşik Krallık, Birleşik Devletler, Brezilya, Çekoslovakya, Çin, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, Fransa, Güney Afrika, Hindistan, Kanada, Lübnan, Meksika, Mısır Norveç, Suudi Arabistan, Türkiye, Yeni Zelanda ve Yunanistan. UNESCO Genel Konferansının ilk oturumu, oy hakkına sahip 30 hükümetin temsilcilerinin katılımıyla 19 Kasım - 10 Aralık 1946 tarihleri arasında Paris’te gerçekleştirilmiştir.

İkinci Dünya Savaşının siyasi bölünmeleri, UNESCO'nun kurucu Üye Devletlerini belirlemiştir. Japonya ve Almanya Federal Cumhuriyeti 1951 yılına kadar üye olmamış, İspanya ise 1953 yılında üye olarak kabul edilmiştir. Soğuk Savaş, sömürgecilik ve SSCB'nin dağılması gibi diğer önemli tarihsel faktörler de UNESCO üzerinde iz bırakmıştır. SSCB 1954 yılında UNESCO’ya katılmış ve 1992 yılında yerini 12 eski Sovyet Cumhuriyetinin yanı sıra Rusya Federasyonu almıştır. 19 Afrika Ülkesi 1960’lı yıllarda üye olmuştur. Çin Halk Cumhuriyeti Birleşmiş Milletlere üye olmasının bir sonucu olarak 1971’den beri UNESCO'da Çin’in tek meşru temsilcisi olarak yer almıştır. Alman Demokratik Cumhuriyeti, Almanya Federal Cumhuriyeti’ne katıldığı 1972-1990 yılları arasında yıllarda UNESCO’nun üyesi olmuştur.

Bazı ülkeler siyasi nedenlerle zaman zaman çeşitli şekillerde Kurumdan çekilmiştir, ancak günümüzde hepsi UNESCO’ya tekrar katılmışlardır. Güney Afrika 1957-1994 yılları arasında, Amerika Birleşik Devletleri 1985-1993 yılları arasında, İngiltere ve Kuzey İrlanda Birleşik Devletleri 1986-1997 yılları arasında ve Singapur 1986-2000 yılları arasında Kurumda üye olarak yer almamıştır.

UNESCO VE (ATATÜRK YILI)

Bilindiği gibi 10-16 Kasım arası günler (ATATÜRK’Ü ANMA HAFTASI)'dır. Bu vesileyle şunu anımsatalım ki bizde, bazı densizlerin kıymetini bilmedikleri Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN ebediyete intikalinin yıl dönümü dolayısıyla UNESCO 1981 yılını (ATATÜRK YILI) ilan etmişti.

Nedeni ise UNESCO’nun Atatürk’ü olağanüstü bir reformcu olduğunu göz önünde tutması, özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden kabul etmesidir.

UNESCO 1981 yılını (ATATÜRK YILI) ilan ederken, başlıca şu sebeplere dayandırmıştır:

“Atatürk ; Uluslararası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün bir kişi, olağanüstü reformlar gerçekleştirmiş bir devrimci,

Sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk lider,

İnsan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü,

Bütün hayati boyunca insanlar arasında renk, din ve irk ayrımı gözetmeyen eşsiz bir devlet adamı,

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu.”

Bu hususu da bilmekte yarar var. UNESCO Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün adıdır. Kelimenin açılımı ise (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization) kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Birleşmiş Milletlerin özel bir kurumu olarak 1946 yılında kurulmuştur. Bu kurumun yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir.

Bunu da anti parantez olarak belirtelim. UNESCE, kuruluş tarihi olan 1946 yılından bu yana ilk ve tek olarak ATATÜRK için BİR YIL İLAN ETMİŞTİR. Bu şerefe ulaşmış başka bir lider de yoktur…

Yazarın Diğer Yazıları