2020 yılında asgari ücret ne kadar olacak, herhalde bugün-yarın açıklanacaktır. 2019 yılında 2020 TL olan asgari ücret ister üç sendikanın isteğiği gibi 2578 TL, ister DİSK’İN talebi olan 3200 TL, ister 5 bin TL olsun, bence değişen bir şey olmayacak! Asıl olan ücretler arası dengesizliği ortadan kaldırmaktır. Asgari ücreti faraza 2500 TL yaptıktan sonra, kimi işçilere, memurlara ve diğer bürokratlara ayda 5000-10000 TL arası ücret verdiğiniz zaman, yeni tespit edilen asgari ücretin satın alma gücü mevcut miktarın altına da düşecektir. Yüksek maaş alanın satın alma gücü karşısında asgari ücret eriyecek ve durum, aleyhine dönecektir.
Bu açıdan, asgari ücretin yükseltilmesinden çok, önemli olan ücret dengesizliğinin giderilmesidir. Bir çalışan, diğer bir çalışanın 3-5 katı maaş aldığı sürece, asgari ücretin arttırılmasının hiç bir önemi olmaz. Önce dengeyi kurmak lazım. Elbette, maaşlar arasında bir fark olacaktır. Fark olması gayet normal ve hatta zaruridir. Ancak bu fark çalışanların tahsil durumlarına, hizmet sürelerine ve yaptıkları işe göre olmalı, bunun dışında eşit işe, eşi ücret verilmelidir.
Ülkemizde en yüksek maaşı alanların, milletvekilleri oldukları gerçeğinden hareket edilirse, diğer kamu görevlilerinin ve emeklilerin maaşlarını da milletvekili maaşlarına göre endekslemek en iyi çaredir.
Bakın, Mustafa Kemal Atatürk 1920 yılında ilk millet meclisini kurduğunda kendisine o zamanın deyimiyle mebuslara ne kadar maaş verilmesini tensip ettiğini sormuşlar. Mustafa Kemal Paşa da cevap vermiş.
-Elbette, mebuslarımızın geçimlerini sağlamakla mükellefiz! Uygun bir maaş tensip edilmesi gerekir. Ancak mebuslara verilecek maaş, öğretmenlere verilen maaştan yüksek olmasın!
Şimdiki duruma bir bakın. Bir milletvekili emeklisinin bile eline geçen maaş, bir öğretmenin aldığı maaşın en az üç katıdır!
Devlet baba (hükümet) ücret dengesizliğini ortadan kaldırsın, eşit işe, eşit ücret ödesin, kendi adıma söylüyorum, maaşımın azlığından yakınırsam namert olayım!