Türkiye genelinde koruma altına alınmaları gereken pek çok yöreler vardır ve bu değerlere sahip çıkmak kültür mirası açısından da çok önemlidir. Sit alanları olarak belirlenen bu alanların nasıl korunacağı ve nasıl belirlendiği de hukukta yazılı olarak belirtiliyor.
Bu doğal zenginliklerin bizden sonraki kuşaklara aktarılması için ülkemizdeki tarihi değerlerin korunması gerekir. Bu alanlara kısaca sit alanı denmektedir. Öncelikle bu tanımı tam olarak anlamak için sit alanı türlerini bilmeniz gerekir. Çünkü doğal sit alanları, arkeolojik sit alanları, kentsel sit alanları ve tarihi sit alanları olarak ayrılan bu alanlar kendi içerisinde de farklı sınıflandırmalara sahiptir.
SİT alanları, tarih öncesi ya da tarihi devirlere ait olan, ender bulunan özellikleri nedeniyle korunmaya değer olduğu düşünülen alanlardır. Kendi arasında 3’e ayrılan bu alanlar 1.derece doğal sit alanı, 2.derece doğal sit alanı ve 3.derece doğal sit alanı olarak sınıflandırılır
1.derece
sit alanı ne demek
sorusu için öncelikle bilimsellik açısından bir değeri olan alanların bu kategoriye girdiğini söyleyebiliriz. Evrensel değere sahip olan bu alanlar ender bulunan ilginç güzelliklerdir. 2.derece sit alanına baktığımız zaman yine doğal yapının korunması için gerekli olan alanların karşımıza çıktığını görüyoruz. Bu alanlar aynı zamanda kamu yararı gözetilerek koruma altına alınır. Kullanıma da açık olan alanlardır. Örneğin Kuşadası Milli Park bir sit alanıdır. 3.derece doğal sit alanı da doğal yapının korunması amacı gütse de aynı zamanda bölgenin potansiyeli açısından konut kullanımına açılabilecek alanları temsil eder.
Arkeolojik sit alanları da tıpkı doğal sit alanları gibi kendi içerisinde 3’e ayrılır. Arkeolojik sit alanlarında ilk sınıf korunması bilimsel açıdan önemli olan alanlardır. Çünkü bu alanlar bilimsel çalışmalar için kullanılır. 2.derece arkeolojik sit alanı koruma ve kullanma koşulları, koruma kurulları tarafından belirlenen alanlardır. 3.derece arkeolojik sit alanı da yeni düzenlemeler yapılabilen sit alanlarını ifade eder.
Kentsel sit alanları isminden de kolaylıkla anlayabileceğiniz üzere, tarih öncesinden veya tarih içinden günümüze kadar korunmuş olan ve genelde farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan alanlardır. Bu alanlar yaşadığı çağın sosyal, ekonomik ve mimari özelliklerini yansıtır. Kent ve kent kalıntıları sit alan olarak değerlendirilebilir. Ülkemizde kentsel sit alanı son derece fazladır.
Sit alanı ne demek
sorusuna yanıt vermek için değerlendirebileceğimiz bir diğer sit alanı türü de tarihi sit alanlarıdır. Tarihi sit alanları milli tarih ve askeri değer açısından önemli olan alanlardır. Türkiye sınırları içerisinde kentsel sit alanı 14 adettir. Arkeolojik ve doğal sit alanlarını da kolaylıkla bulabilirsiniz.
SİT alanlarının anlamına vurgu yapan açıklamalardan sonra gelelim asıl konumuza. Biz diyoruz ki, İlimizin tarihi ve Turistik yöreleri arasında önemli yerleri olan Tillo ilçesi ile Baykan’a bağlı VEYSELKARANİ beldesinin SİT alanı olarak koruma altına alınmaları gerekmektedir.
Tillo İlçesi ve Veyselkarani Beldesinin İNANÇ TURİZMİ açısından önemine vurgu yapan hemşerilerimiz, her iki yörenin de büyük bir ihmal içinde olduklarına dikkatleri çekmekte ve yaşanan tahribatların önüne geçilmesini istemektedirler.
Bilindiği gibi eski adı Aydınlar olan Tillo, Şırnak ve Batman’ın il yapılmalarından sonra 18 Mayıs 1990 tarihinde ilçe statüsüne kavuşturulmuştu. İbrahim Hakkı, İsmail Fakirullah ve Sultan Memduh gibi önemli eserler vermiş büyük zatların mekânı olan ilçenin SİT alanı olarak koruma altına alınması gerektiği inancındayız.
Maalesef, ilçe statüsüne kavuşmasına karşılık, Tillo’da beklenen hareketlilik ve canlanma gerçekleşmemiştir. İlçede bulunan bir çok tarihi binalar ise bir-bir yıkılmaktadır. Hiç kimselerin bu durumu umursadıkları da yok.
Baykan’a bağlı VEYSELKARANİ beldemiz ise ismiyle müsemma türbesinin bulunduğu beldedir. Bu belde, İNANÇ TURİZMİ açısından önem arzederken, gelişmesinin çok sağlıksız olduğu ve mutlak surette SİT ALANI ilân edilerek, gelişigüzel yapılaşmalara müsaade edilmemesi gerektiği ifade edilmektedir.
Evet, TİLLO ilçemiz ile Baykan ilçemize bağlı VEYSELKARANİ beldesinin SİT alanı kapsamına alınmaları konusunun ciddi bir şekilde düşünülmesini ve bu konuda “BADEL HARAB-UL BASRA” deyiminde olduğu gibi geç kalınmamasını tavsiye ediyoruz.