Şehrimiz terk edilmiş ananelerinden olan Siirtçe adıyla
“ŞIHR-IL BAYF”
Türkçe tercümesiyle
“YUMURTA BAYRAMI”
etkinlikleri bu yıl da unutuldu. İstedik ki Şehrimizin artık terk edilen
ŞIHR-IL BAYF
veya Türkçe tercümesiyle
YUMURTA BAYRAMI
etkinliğini anımsatalım ve anlatalım.
ŞIHRILBAYF
veya
YUMURTA BAYRAMI,
Şehrimizde genelde Mayıs ayının üçüncü Pazar günü kutlanırdı. Büyüklerimizin anlattıklarına göre ŞIHRILBAYF GÜNLERİ bir nevi panayırı andırırdı. SİİRT ARAPÇASINDA (ŞIHER) KELİMESİ (TEŞHİR ETMEK) anlamına gelir ki, ŞIHERLER, Siirtli genç kızların ve erkeklerin birbirlerini görmeleri sonucunu da doğururdu. O zamanlar, çoğu gençler, ŞIHER YERLERİNE GİDEREK, UZAKTAN DA OLSA EVLİLİK ÇAĞINDAKİ GENÇ KIZLARI GÖRÜR VE İSTETİRLERDİ.
ŞIHRILBAYF
günlerinde, bütün evlerde yumurtalar kaynatılır, çeşitli renklere boyanır ve tokuşturmak için genelde Şeyh El Türki Türbesine gidilirdi. Nişanlı erkeklerin aileleri tarafından, kız tarafına sepet-sepet haşlanmış ve boyanmış yumurtalar gönderilirdi. Her aile, kendi durumuna göre değişik sayıda yumurta gönderirdi. Gönderilen yumurta sayısı 100’den aşağı ve 500’den yukarı olmazdı. Evlenmiş kızları bulunan aileler de, aynı şekilde damatların evlerine yine haşlanmış ve boyanmış bir sepet yumurta gönderirlerdi.
Nişanlılara veya gelinlere giden sepet-sepet yumurtalar, genelde komşulara, dost ve akrabalara dağıtılırdı. ŞIHR-IL BAYF GÜNLERİNDE, çeşitli eğlenceler, yarışlar düzenlenirdi. ŞIHR-IL BAYF’TA AT YARIŞLARININ BİLE DÜZENLENDİĞİ olurdu.
ANEKDOT
Bir ŞIHR-EL BAYF (ŞEHRİMİZİN ESKİ GELENEKLERİNDEN YUMURTA BAYRAMI) günü, yumurta satılan bir dükkâna 14-15 yaşlarında birkaç çocuk girmişler. Çocukların bazıları dükkânın sahibini konuştururlarken, biri de, aklın sıra dükkân sahibinden habersiz bir şekilde gömleğinin içine gizli-gizli yumurta dolduruyormuş. Dükkân sahibi görmezden geldikçe, beriki, gömleğinin içine yumurtaları doldurmağa devam etmiş.
Duruma dayanamayan dükkân sahibi, bir punduna getirerek, gömleğinin içini yumurta dolduran gence:
-Ne kadar da güzel gömleğin varmış!
diyerek, yumurtaların bulundukları bölgeye birkaç şaplak indirmiş. Çiğ yumurtalar kırılınca, gömlek, yumurta sarısının rengini almış.
Dükkân sahibi, yumurta hırsızına:
-İnsanlar, altlarından amel olurlar ama öyle anlaşılıyor ki, sen göğsünden amel olmuşsun, yeğenim!
demiş.
Yumurta çalmak için geldiklerinin anlaşıldığını anlayan YUMURTA HIRSIZI ÇOCUKLAR, bu durum üzerine selâmeti kaçmakta bulmuşlar.