Cüneyt Arıtürk

TEFECİLERLE, BANKALAR ARASINDAKİ FARK!

Cüneyt Arıtürk

İlimizde özellikle Şehir Merkezinde şubesi bulanan bankaların sayısı giderek artmaktadır. Şehrimizde 20’nin üzerinde  bankanın şubesi bulunmakta. Bu gidişle, Şehrimizde şubesi bulunan bankaların sayılarının giderek artacağı anlaşılmaktadır.

Kimilerine göre, şube açan bankların sayılarının artması kötü bir gelişme olarak yorumlanıyor. Bana sorarsanız, Şehrimizdeki banka şubesi sayısının artması, çok olumludur. Keşke daha da artsa ve vatandaşlara bol krediler vermek için para musluklarını açsalar!

Şehrimizde bir

TEFECİLİK

gerçeği vardır. Bankalardan kredi alamayan hemşerilerimizin, zaman zaman tefecilerin kucaklarına düştükleri, evlerinin, iş yerlerinin yağma edildiği, tehdit edilerek dövüldükleri, hatta yakın akrabalarının dahi bu durumlara uğratıldıkları yaşanan gerçeklerdendir.

Bankalar da, birer FAİZ müessesesidirler amma, tefecilere rahmet okuturlar. Banka, hiçbir zaman için borcunu ödeyemeyen mudilerini dövdürmez, tehdit etmez. Hele hele akrabalarına hiç mi, hiç bulaşmaz. Varsa, kefillerinden tahsil etmek cihetine gidebilir. Bu da gayet normaldir. Bankanın yaptıkları tek şey, yasal yollardan paraların tahsili cihetine gitmektir. Tabii, tahsil edeceği olanaklar mevcutsa!

Bizim SİİRTÇEDE bir deyim vardır.

(RAHMET SER KEFENDİZ!)

deriz. Çünkü öyle durumlar olur ki

KEFEN HIRSIZINA BİLE RAHMET OKUMAK ZARURETİ ORTAYA ÇIKAR.

Sözün özü, bankalar kefen hırsızı bile olsalar, tefecilik yapanlara karşı rahmet okunacak kurumlar cümlesindendirler. Bankalar, borçlunun kefen parasını alabilirler amma,

TEFECİLER HEM KEFENİNİ ALIRLAR, HEM DE G.TÜNE KAZIK ÇAKARLAR!

Tefecilerin, aldıkları faizi sözde helalleştirmek için uyguladıkları birçok taktikleri de var. Örnek olarak birini sunalım:

Tefeci, arabasını sözde satışa çıkarmıştır. Üzerine

(SATKILIK ARABA)

yaftasını takar. Daha önce aracılar vasıtasıyla anlaştığı paraya ihtiyacı olan kişi gelir sözde pazarlık ederek arabayı 3, 6 ay veya 1 yıl vadeli olarak  satın alır. 20 bin TL değerindeki arabaya 30 bin TL fiyat biçilmiştir. Senet imzalanır, paraya ihtiyacı olan Arabayı kendi işyerinin önüne götürür.  O da

(SATILIK ARABA)

yaftasını koymuştur. Tefeci veya tefecinin adamı gelir, arabayı sözde pazarlık eder. 20 bin liralık arabaya peşin 15 bin TL öder ve 6 ay vadeyle sattığı  kendi arabasını sözde tekrar satın almış olur! 30 bin TL ile 15 bin TL arasındaki fark da, tefecinin kârıdır(!)

İşte, bu sebeplerden dolayıdır ki,

Şehrimizdeki banka şubelerinin

artmasına ben şahsen sevinenlerdenim.

ANEKDOT

Mahalli lisanlarımızdan

KÜRTÇE

ile vurgulanan güzel bir deyim vardır.

“RAHMET SER KEFENDİZ!”

deriz. Bunun anlamı,

“KEFEN HIRSIZINA RAHMET”TİR.

Bu deyime sebep olduğu söylenen olayı anlatalım. Çünkü bütün atasözlerinin, deyimlerin mutlaka bir hikâyeleri vardır. İşte

“RAHMET SER KEFENDİZ!”

deyiminin sebebi olan hikâye:

Öyle anlatılır ki, geçmiş yıllarda, işi

KEFEN HIRSIZLIĞI

olan biri varmış. Adına

NEBBEŞ

de denilen bu

KEFEN HIRSIZI,

yeni ölenlerin mezarlarını açar, kefenlerini çalarmış. İşte, bu kefen hırsızı, ölüm döşeğindeyken, oğlunu çağırmış ve vasiyette bulunmuş. Demiş ki:

-Oğlum, ben çok günah işledim. İş olarak sana KEFEN HIRSIZLIĞINI devrediyorum. Çünkü başka ne bir sermayem var, ne bir hünerim. Ancak, bana rahmet okunması için Baban olarak bir vasiyetim olacak. Kefenlerini çaldığın mevtaların kıçlarına bir de kazık çakacaksın ki, millet bu durumu görüp, bana rahmet okusun!

Adam ölmüş, oğlu da vasiyeti gereği, mezarlarını eştiği ve kefenlerini çaldığı mevtaların kıçlarına birer kazık çakmağa başlamış. Bu durumu gören ve eski

KEFEN SOYUCUNUN

yerini yenisinin aldığını fark eden Şehir halkı da, eski

NEBBAŞA

gerçekten de rahmet okumağa başlamışlar. Ve

“RAHMET SER KEFENDİZ”

demeğe başlamışlar. Çünkü eski

NEBBAŞ

hiç olmazsa, mevtalarının kıçlarına kazık çakmıyormuş. İşte,

“KEFEN

HIRSIZINA RAHMET”

okutulması şeklindeki deyimin vücut bulmasının hikmeti buymuş!

***

Biz de söylüyoruz ki işte TEFECİLERLE, BANKALAR ARASINDAKİ FARK BU!

Yazarın Diğer Yazıları