Cüneyt Arıtürk

SULTAN MUHAMMED HAN'IN BEDDUASI: 'İSTANBUL'DA, FETHETTİĞİM YERLERİ YABANCILARA SATANLAR, ALLAH'IN GAZASINA UĞRASINLAR.'

Cüneyt Arıtürk

Fatih Sultan Muhammed Han, İstanbul’un fethinden sonra kenti gezerken, kapılı bir mekândan inilti duyar. Fatih, sesin sahibini oradan çıkartıp, yanına getirtir ve neden hapsedildiğini sorar. Adam, gelecekten haber veren bir keşiş olduğunu, kuşatma sırasında İstanbul’un Türklerin eline geçeceğini söyleyince, Bizans İmparatorunun gazabına uğradığını ve bu nedenle hapse atıldığını söyler.

Fatih keşişe,

“İstanbul’un Türklerin elinden çıkıp çıkmayacağını”

sorar. Aldığı cevap şöyledir:

“İstanbul Türklerin elinden harp ve darp ile çakmayacak. Lâkin öyle bir zaman gelecek mülk ve arazileriniz ki, satılacak, bu suretle İstanbul Türk malı olmaktan çıkacak.”

Fatih bu sözler üzerine ellerini havaya kaldırarak bilinen şu bedduada bulunur:

“İstanbul’da fethettiğim yerleri yabancılara satanlar, Allah’ın gazasına uğrasınlar.”

***

Prof. Süheyl Ünver, İstanbul Risaleleri. İBŞB (İstanbul Büyük Şehir Belediyesi) yayınları 2 cilt) Bu risale bugün Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde İstanbul Belediyesi tarafından yayımlanmıştır.

ANEKDOT

Öyle anlatılır ki,

Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) Mekke-i Mükerreme’den, Medine-i Münevvereye

hicret ettikleri vakit, bütün Medine halkı yollara dökülmüş, kendi evlerinde misafir etmek için büyük çaba göstermişlerdir. Ancak, hiç kimsenin kalbini incitmek istemeyen

Peygamber Efendimiz:

-Deve görevlidir. O nerede durursa, o evin misafiri olacağız

buyurarak, şanına yakışır bir karar vermiştir. Sonuç itibarıyla

Peygamber Efendimizin devesi, Ebu Eyyüp El Ensari

Hazretlerinin

evinin önünde çökünce de, Mescid-i Nebevi inşa edilinceye kadar o evde ikamet etmiştir.

Ebu Eyyüp el Ensari Hazretlerinin evi iki katlıydı. Kendisi, üst katı Peygamber Efendimizin ikametlerine tahsis etmek istemişse de, Peygamber Efendimiz çok sayıda misafir ağırlayacak olması açısından alt katta ikamet etmeyi uygun görmüşlerdir. Peygamber Efendimizin evinin alt katında ikamet etmesi, Ebu Eyyüp Hazretleri ve ailesinin evde yürürlerken dahi Peygamber Efendimize ve ailesine rahatsızlık veririz tedirginliğiyle ev içinde çok sessiz bir şekilde hareket ettikleri, kırılması gereken bir şey varsa, dışarıda kırarak getirdikleri anlatılır.

Yine öyle anlatılır ki, bir gün içi su dolu bir kap yanlışlıkla yere dökülünce, Ebu Eyyüp Hazretleri, dökülen su, aşağıya sızar endişesiyle, o an yanında bulunan çok kıymetli bir kumaş parçasını suyun üzerine atmış ve suyu o nadide kumaşla kurutmuştur. İşte, ashabı kiramın Peygamber Efendimize sevgisi bu derece yüksekti…

Yazarın Diğer Yazıları