Cüneyt Arıtürk

ŞUBAT AYI'NIN KISA KALMASININ ÖYKÜSÜ!

Cüneyt Arıtürk

Bilindiği gibi yıl içinde 12 ay vardır. Bunlardan Ocak, Mart, Mayıs, Temmuz, Ağustos, Ekim, Aralık aylarında gün sayısı (31) Nisan, Haziran, Eylül, Kasım ayları ise (30) gün çekerler. Şubat ayı ise 3 yıl üstüste (28) dört yılda bir de (29) gün çeker. Peki,  miladi aylar içinde Şubat ayının neden daha kısa olduğunu hiç düşündünüz mü!

Bilindiği gibi (GÜN) dediğimiz zaman dilimi Dünyanın kendi etrafında dönmesiyle oluşur. Ay’ın Dünya etrafında dönmesiyle de aylar meydana gelir. Dünya’nın yıllık hareketi elips şeklindeki yörüngesinde devam eder. Kuzey Yarım Küre’de kış yaşanırken, Güney Yarım Küre’de yaz yaşanır. Bunlar Dünya’nın günlük ve yıllık hareketleri sonucunda meydana gelir. KYK’daki kış aylarında Dünya’nın eliptik yörüngesi üzerindeki hızı artar. Bu nedenle Şubat ayı 28 gün sürer. Bir yıldaki 6 saatlik zaman farkı da dört yılda bir, bir gün ettiğinden Şubat aynının sonuna eklenir. Şubat ayı dört yılda bir 29 gün olur. Yıl içinde bütün aylar 30-31 günken, Şubat ayı 3 yıl üst-üste (28) ve 4 yılda bir (29) gün olmasının sebebi belirtildiği gibi  kış aylarında Dünya’nın eliptik yörüngesi üzerindeki hızının artmasından kaynaklıdır.

Günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar yaşanan zamanların tanımlanması açısından önemlidir. Bu tanımlar olmazsa

(TARİH)

diye bir şey de olmazdı. İnsanlar tarafından takvimlerin kullanılmağa başlanması antik medeniyetlerden bu yana başlamıştır. Zamanı, insanların ihtiyaçlarına göre bölmek için kullanılır. Takvimler sosyal, ticari, dini ya da idari amaçlara hizmet eder. Özellikle tarımla uğraşan toplumlar için zaman yönetimi ve hasat zamanı gibi şeyleri bilmek önemlidir. Bu ihtiyaçları karşılamak için her toplum kendine en uygun takvimi yapmaya çalışmıştır. En çok bilinen takvim Maya takvimidir. 21 Aralık 2012’de Maya takviminin son bulması nedeniyle dünyanın son günü olacağı düşünülmüş, kıyametin kopacağından endişe edilmişti. Ne var ki korkulan olmadı, Dünya dönmeye devam ediyor.

Roma İmparatoru Julius Caesar’ın kullanıma soktuğu takvim Dünya’nın Güneş’in çevresinde dolanma süresini esas almaktadır. Dünya, Güneş’in etrafındaki dönüşünü 365 gün 6 saatte tamamlamaktadır. Artan saatler 4 yılda bir eklenmekte ve o yıl 366 gün olmaktadır. 365 gün ya da 366 gün 12 aya eşit bölünemeyeceği için bazı aylar 30, bazı aylar ise 31 gün olarak hesaplanmıştır. Peki 365 gün çeken yıllarda aylara göre dağılım nasıl olacaktı? Julyen takviminde yılbaşı, baharın başlangıcı olan Mart ayıydı. Son ay da haliyle takvime en son eklenen şubattı. Aylara sırasıyla 31 ve 30 gün verildi ve Şubat çoğunlukla 29 gün, dört yılda bir ise 30 gün oldu. Ta ki İmparator Augustus işleri karıştırana kadar!

Julyen takvimini yaptıran İmparator Julius Caesar, Temmuz ayına kendi adını verdirdi ve 31 gün süren bu ayın adı ‘July’ olarak tarihe geçti. Julius Caesar’dan sonra Roma İmparatorluğu’nun başına geçen İmparator Augustus da kendi adını bir aya vermek isteyince işler biraz karıştı. Çünkü Ceasar’ın adını taşıyan Temmuz ayının 31 gün sürmesini kıskandı ve kendi ihtişamına uygun bulmadı. Augustus, kendi adıyla anılacak Ağustos ayının da 31 gün sürmesini istedi. Bu yüzden yılın son ayı olan Şubat’tan bir gün daha eksildi. Yani, bu esatire göre Şubat ayının kısa olmasının tek nedeni, İmparator Augustus’un kıskançlığı. Ne olduysa sona kalan Şubat ayına oldu.

İşte, içinde bulunduğumuz Şubat Ay’ının diğer aylardan kısa olmasının öyküsü…

Yazarın Diğer Yazıları