SİİRT'TE DOĞUM, SÜNNET, ASKER UĞURLAMA, EVLENME VE ÖLÜMLERLE İLGİLİ ÖRF, ADET VE GELENEKLER DOĞUMLA İLGİLİ GELENEKLER-(2) 'LEYLIT-IL HINNEKINA GECESİ'
Cüneyt Arıtürk
Kına Gecesine, mahalli lisanımızla
“LEYLIT-IL HINNE”
denilir. Kına gecesi, gerdek gecesinin bir gün öncesidir. Siirt’te, kına geceleri genelde Çarşamba günü icra edilir. Çarşamba günü sabahı, erkek tarafı, gelin tarafını hamama götürürler. Hamama gidilirken, mevsimin meyvelerinden götürülür ve ikram edilir. Hamamda, türküler söylenir, oyunlar oynanır. Genelde, gidilecek hamam, komple tutulur. Şehrimize ait, halk edebiyatının bir yansıması olarak kına günüyle ilgili söylenmiş Türküler, şarkılar, tekerlemeler okunur. Aynı gün, damat da, arkadaşları tarafından hamama götürülmüştür. Aynı şekilde eğlenceler düzenlenir. Hamam ücretlerini genelde damadın amcası, dayısı veya samimi bir arkadaşı üstlenir.
Hamam faslından sonra, aynı günün gecesi, gelinin evine gidilir. Damat tarafı, beraberlerinde götürdükleri kınadan, gelinin ve yakınlarının ellerine yakarlar. Bu arada, kâğıda sarılmış kına paketleri de hem gelin, hem damat tarafının misafirlerine dağıtırlar. Gelinin eline kına yakılırken, avucunun içine genelde bir sarı lira (altın) konulur. Kınalı el, damada ait beyaz bir mendille bağlanır. Gelin evinde bir müddet eğlenildikten sonra, asıl şamata, damadın evinde devam eder. Damat tarafı kına gecesi geç saatlere kadar eğlenirler. Davul-zurna eşliğinde damat, sık-sık oyuna kaldırılarak “
ŞEBEŞ
” yapılır. Yakınları, çalgıcılara para gönderirler. Çalgıcılar da, gönderenin adını ve para miktarını yüksek sesle ilân ederler. İşte buna
“ŞEBEŞ”
denilir. Çalgıcıların, şebeş yapanı ve para miktarını yüksek sesle açıklamalarının amacı, ortamı kızıştırmak ve daha fazla Şebeş parası kazanmayı sağlamaktır. Şebeş yapılırken, genelde kullanılan ifâde şeklini misâl olarak ve Türkçe tercümesiyle verirsek şöyle denilir: “Amcası Hasan’dan, damadın başının sadakası olarak 10 lira şebeş var. Darısı oğluna!” Tabii, Parayı gönderen kim ise şebeş onun adına yapılındı. Gönderen bekâr ise “darısı ona!” denilirdi.
Kına gecesinin, Şehrimizde kalıplaşmış bir türküsü vardır. Türkünün ilk dörtlüğü şöyledir:
AY LELE LELE
AY LELE HINNE
TERKETE NADIM
HATTA MIRINE
Bu dörtlüğün Türkçe tercümesini ise şöyle yapabiliriz:
AH BU GECE, BU GECE
KINA GECESİ BU GECE
SENİN TERKİNİ VERMEM
BİLESİN Kİ ÖLSEM DE
LEYLİTİL ĞELVE=HALVET GECESİ;
(GERDEK GECESİ)
Siirt’in örf ve adetlerinde gerdek gecesi, genelde Perşembe (Cuma gecesi) günü icra edilir. Perşembe günü yapılacak önemli işlerin başında gelin ve damadın kendi evlerinde yakınları tarafından geceye hazırlatılmalarıdır. Geline de, damada da gerdek gecesinde nasıl davranması gerekeceği konusunda yakınları tarafından taktik verilir. Damat için saç tıraşı evde icra edilir. Gelinin bakımı ise kendi evinde, evin kadınları ve kızın arkadaşları tarafından gerçekleştirilir. Gelinlik elbisesini giyinen kız, eğlencenin düzenlendiği odada veya salonda bir sandalyenin üzerine oturtulur. Genç kızlar, kadınlar şarkılar, türküler söyleyerek geline karşı son görevlerini ifâ ederler.
Damat tarafında ise,
DAMAT TIRAŞI
şaşaa içinde gerçekleştirilir. Damat tıraşı yapılırken, tıraşı yapan berberin parasını ödemek için bir çok talipler ortaya çıkar. Damadın amcası, dayısı veya arkadaşlarından biri, tıraş ücretini verir. Damatla birlikte, ailenin küçük çocuklarının da tıraş ettirildikleri olur. Tabii, damat tıraşını ifâ eden berber de, bahşiş toplaması için oğlunu veya çırağını yanında getirmiştir.
Artık, süre daralmakta gelinin evinden alınmasına sıra gelmiş bulunmaktadır. Genelde, yatsı namazından sonra, damat tarafı davullu zurnalı gelinin evine giderler. Orada, az bir süre çalıp oynadıktan sonra, gelini, atın üzerine bindirerek, erkeğin evine götürürler. Gelin tarafının erkek ve kadınları da, gelinle birlikte damadın evine giderler. Gelinin bindiği ata, 4-5 yaşlarında bir erkek çocuğun bindirilmesi de adetti. Böylece, gelinin ilk çocuğunun erkek olması temenni edilmiş olurdu.
Damadın evi önünde attan indirilen gelin, kapının eşiğine adımını atmadan, daha önce damat ailesi tarafından hazırlanmış olan içinde para, şekerleme ve arpa bulunan testi önünde kırılır. Böylece şerrin kırılmış olacağına inanılır. Sonra, gelinle damat hazırlanmış sandalyelere karşılıklı oturtulurlar. Bu arada, gelin veya damattan biri daha erken davranarak, eşinin ayağına basar. İnanışa göre, erken davranıp eşinin ayağına basan gelin ise gelinin, damat ise damadın sözü ömür boyu geçerli olur.
Damat evinde de bir süre için şenlikler yapılırsa da “artık gelin-damat sabırsızlanıyorlar” denilerek, çift
SALAVATLARLA
gerdek odasına götürülür. Siirt’te gelin ve damat için yapılan en meşhur salavat şekli ise
(SALLU AL RASUL, SALLU ELE MUHAMMED. NURİ, KEMELİ CEMELİ MUHAMMED SALAVAT)
şeklinde olanıdır.
Damat, bu mutlu gününün şükrünü ifâ için önce iki rekat
ŞÜKÜR NAMAZI KILAR.
Gelin, namazın bitmesini bekler. Gerdek odasında bir masa veya sehpa üzerinde
(MENDİL IL ĞETEN)
denilen ve
(DAMAT
MENDİLİ)
olarak tercüme edebileceğimiz, içi kuru yemiş dolu bir mendil vardır. Damat, geline bu kuru yemişlerden kendi eli ile ikram eder. Gelin bu iltifatlar karşısında bir müddet kendisini naza çeker. Ancak sonra kendisi de damada kuru yemiş ikram etmeğe başlar. Damat, gelinin; gelin damadın ağzına badem şekeri ve sair kuru yemişlerden koymağa başlarlar.
Böylece birbirlerine yakınlaşan damat ve gelin,
ĞALVET
olarak muratlarına ererler. Ertesi gün damadın, bir arkadaşı tarafından hamama ve akabinde
CUMA NAMAZINA
götürülmesi de adettendir.
GERDEK GECESİNİN
ertesinde gelin tarafı durumlarına göre birkaç tepsi baklava ve meyveler götürerek kızlarını ziyarete giderler. Tabii, geline de bir bilezik, para veya benzeri hediyeler götürülmesi adettendir.
Gerdek gecesinden sonra gelen üçüncü geceye mahalli lisanla
(LEYLIT IL RADDE)
denilir.
(GERİ
DÖNÜŞ)
anlamına gelen bu tabir, gelinin, babasının evine evliliğinden sonra ilk ziyaretini yapacak olmasından dolayı söylenmiştir. Damat ve yakınları, gelini de beraberlerinde alarak Babasının evine götürürler. Damat kaynanasının, kayınpederinin ve gelin tarafının diğer aile büyüklerinin ellerini öper. Böylece damat ve gelin tarafı kaynaşmış olurlar. Bu arada, damada ve geline hediyeler verilir.
Gerdek gecesinden sonraki yedinci gece ise, gelinin ailesi, damatlarının evlerine giderler. Bu ziyaretlerinde de kızlarına ve damada hediyeler götürürler.
Tabii, bu anlattıklarımızın hemen hepsi 40-50 yıl ve öncesinin Siirt’in de yaşanan örf, adet ve geleneklerdi. Şimdi, bu adetlerin büyük bir kısmı terkedilmiştir. Nişan törenleri, kına geceleri, düğünler salonlarda yapılmakta, gelinler at sırtında değil, konvoy teşkil ettirilerek taksilerde götürülmektedirler.
Yüce Allah herkesi muradına erdirsin. Sevenleri, sevdiklerine kavuştursun.