Cüneyt Arıtürk

SİİRT'İN AYDIN YÜZLERİ!

Cüneyt Arıtürk

EN OKUMAZ YAZMAZ İLLER SIRALAMASINDA SİİRT’İN BİRİNCİ

OLDUĞU söyleniyor.

En Okumaz Yazmaz iller sıralamasında birinci olmak, bir Siirtli olarak benim için gerçekten gönül dağlayıcıdır. Oysa geçmiş yıllarda Siirt sözün tam anlamıyla ilim irfan yuvasıydı. Şehrimizde üniversiteler ayarında Medreseler vardı. Bu medreselerden büyük çapta ilim adamları yetişmişti. Bugünkü yazımızda sadece iki bilge kardeşten ve onlara lâyık bir torunlarından bahsedeceğim.

Siirt’in gerçek ilim adamları arasında bir Halil Hulki Efendi (Aydın) vardı ki, nice eserlere imza atmıştı. Halil Hulki Aydın 23 Nisan 1920’den itibaren vefat ettiği 1943 yılına kadar Siirt Mebusu olarak görev yapmıştı. Sayısız şiirleri, eserleri vardı. Mebusluktan önce Müderrislik (Üniversite Rektörlüğü) Müftülük ve Mahkeme Reisliği görevlerinde bulunmuştu. Merhum Halil Hulki Aydın’la ilgili bilgiler ‘Siirt İle İlgili Anekdotlar’ kitabında geniş bir şekilde yer almaktadır.

Bugünkü yazımızda ise Halil Hulki Aydın’ın Erzurum Kongresine Siirt Temsilcisi olarak katılan öz kardeşi, Müderris Hafız Mehmet Cemil Aydın’dan geniş bir şekilde bahsetmek ihtiyacını duyduk. Erzurum Kongresinin yapıldığı bina Müze olarak muhafaza edilmekte ve kongreye katılan üyelerin isimleri, çalışma sırasında oturdukları masaların üzerine bile yazılmış bulunmaktadır.

Bir Erzurum ziyaretinde Hemşerimiz Danıştay eski Genel Sekreteri Taci Bayhan, kongre salonunda Merhum Cemil Efendi’nin adının olmadığını görünce, tarihi zabıtları sunarak Erzurum Valiliğine, Erzurum İli Başsavcılığına ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne iletmiş ve bu önemli eksikliğin giderilmesi talebinde bulunmuş. Erzurum Valiliği de, yaptığı araştırmalar sonucu, Siirt Delegesi Cemil Efendi’nin adının yazılmasının unutulduğunu tespit ederek bu noksanlığı derhal gidermiştir.

Hemşerimiz Taci Bayhan’ın, konuya gösterdiği hassasiyetin bir sebebi, hemşerilik duygusu olmakla birlikte, ikinci ve önemli bir sebep de, Cemil Efendi’nin Ağabeyi Halil Hulki Aydın’ın üçüncü kuşaktan torunu olmasından kaynaklanmaktadır. Bu arada rahmetli Büyükannem Suphiye Kılıççıoğlu’nun da Halil Hulki Aydın’ın öz torunu olduğunu belirtmemde bir sakınca olmazsa gerek!

Evet, geçmiş yıllarda Siirt’in

AYDIN

YÜZLERİ

vardı. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun temel harcında emekleri olan soyadları gibi

(AYDIN)

Halil Hulki Efendi ile Kardeşi Cemil Aydın’ı rahmet ve minnetle anıyor, onlara layık bir torun olduğunu her zaman ispatlamış olan hemşerimiz Taci Bayhan’ı da duyarlılığından dolayı kutlayarak, Yücel Çil tarafından kaleme alınan ve Erzurum Atatürk Üniversitesi yayınları arasında yer alan

(ERZURUM KONGRESİ’NE KATILAN DELEGELER)

kitabından, Siirt delegesi Cemil Aydın’la ilgili bölümü, Siirt tarihi açısından oldukça önemlidir.

Evet, Siirtliler her zaman için kültürün içinde olmuşlardır. Okumaz yazmaz zannedilenlerin çoğu medreselerden icazetli olanlardır.

Yazarın Diğer Yazıları